DENİZ HAMAMINDAN, KADINLAR PLAJINA

Eskiden sahillerde erkeklerle kadınların ayrı ayrı denize girdiği deniz hamamları vardı. Bugünki havuzlara benzeyen deniz hamamları, halkın sadece serinleyip yüzdüğü değil, sosyalleşme imkânı da bulduğu mekânlardı.
27 Ağustos 2014 Çarşamba

ATEŞ HATTINDA EKZANTRİK BİR TOPLULUK: YEZİDÎLER

Yezidîler veya daha doğrusu Ezdîler, IŞİD katliâmları ile gündeme geldiler. İçine kapanık ve farklı yaşantıları, dışarıda hem alâka uyandırmış, hem de aşağılanmalarına yol açmıştır.
20 Ağustos 2014 Çarşamba

“CUMHURBAŞKANI NECİDİR? BAŞBAKAN NE İŞ YAPAR?”

Parlamenter sistemde, cumhurbaşkanı ile başbakanın pozisyonu her zaman münakaşa mevzuudur. Yürütmenin başı olan bu iki makamdan biri varken diğerine ne gerek olduğu suali sorulur.
13 Ağustos 2014 Çarşamba

DOSTLARIMIZ YENİLDİĞİ İÇİN BİZ DE YENİLMİŞ SAYILDIK!

İlânı üzerinden 100 sene geçen Birinci Cihan Harbi, insanlık tarihindeki dönüm noktalarındandır. Dünyada çok şeyi değiştirmiş; ondan sonra hiçbir şey eskisi gibi olmamıştır.
6 Ağustos 2014 Çarşamba

BİRİNCİ DÜNYA SAVAŞI’NIN 100. YILI

1914’te savaşı, ihtilâller için bir paratoner olarak görenler vardı. Herkes birkaç ay içinde evine dönmeyi umuyordu. Ne yazık ki harb, 4 uzun sene sürdü.
30 Temmuz 2014 Çarşamba

TEK KİŞİLİK OSMANLI TİYATROSU: MEDDAH

Eskiden Ramazan ayının en tutulan eğlencesi meddah idi. Meddahlar, sadece halkı eğlendirmekle kalmaz; politik ve sosyal mevzulardaki ince alaylı tenkitleriyle günümüz politika yazarlarının yerini tutarlardı.
23 Temmuz 2014 Çarşamba

TARİHTE SÜNNÎ KİME, EHL-İ SÜNNET NEYE DENİR?

Zamanımızda Sünnî kelimesi etrafında bir kafa karışıklığı var. El-Kâide, Tâlibân derken, şimdi de IŞİD sebebiyle dünya bu hususta yine bir yanılgı içindedir.
16 Temmuz 2014 Çarşamba

ESKİ EVLERİMİZİN MANEVÎ SİGORTALARI

Osmanlı evinin duvarlarında, hem evi belâlardan korumak; hem de içindekilere nasihat teşkil etmek üzere hat levhaları asılırdı. Resim ve heykel İslâm cemiyetinde yasak olduğu için, bunun yerini hat levhaları doldurmuştur. Bunlar zarafetiyle aynı zamanda eve estetik bir hava katardı. Baktıkça levhadaki yazının mânâsını düşünür; ibret ve nasihat alırdı.
9 Temmuz 2014 Çarşamba

BİR BAŞKA İDİ RAMAZAN AYININ HAVASI

Ramazan’ın diğer aylara benzemeyen bir havası vardı. Bu havayı veren, tantanalı iftar sofraları, coşkulu terâvih namazları ve câmileri hınca hınç dolduran halk idi.
2 Temmuz 2014 Çarşamba

BİR ACÂİB ŞEHİR: NİCE

Cote d’Azur de denilen Fransız Rivyerası’nın en güzel şehirlerinden Nice, Cem Sultan’a, asırlar sonra da Abdülmecid Efendi ve Osmanlı hanedanı sürgünlerine ev sahipliği yapmıştı. Şehirde Barbaros’tan da hatıra var.
25 Haziran 2014 Çarşamba

SON İMPARATORUN ACIKLI SAN REMO GÜNLERİ

Geçenlerde yolumu San Remo’ya düşürdüm. Çokları İtalyan Rivyerası’nda küçük şirin bir Akdeniz şehri olan San Remo’yu burada tertiplenen bir müzik festivali ile tanır. Halbuki burası yakın tarihimizin en acı sayfalarının cereyan ettiği bir şehirdir. Sultan Vahîdeddin, ömrünün son günlerini burada geçirmiş; burada vefat etmiştir.
18 Haziran 2014 Çarşamba

İSPANYA TAHTI SALLANTIDA MI?

İspanya kralı, oğlu lehine tahttan feragat etti. Bazı cumhuriyetçi İspanyollar, monarşinin kaldırılması için sokağa döküldü. Zavallılar, İspanya’da cumhuriyetin iç savaşa; monarşinin ise refah ve demokrasiye sebep olduğunu unutmuşa benziyor.
11 Haziran 2014 Çarşamba

KUDÜS'TEN GELİYORUM

3000 sene evvel Hazret-i Davud'un kurduğu ve üç semavî dinin mukaddes tuttuğu Kudüs'ün her köşesinde bir hatıra var.
28 Mayıs 2014 Çarşamba

ESKİDEN MADENCİLİK BABADAN OĞULA GEÇEN BİR MESLEKTİ

Osmanlılarda devlet, madenleri şahıslara ihale ederek işletirdi. Maden havzasındaki köyler, vergi muafiyeti karşılığında ücretle bu madenlerde çalıştırılır; hatta maden işçiliği babadan oğula geçerdi.
21 Mayıs 2014 Çarşamba

OSMANLI HÂKİMİ KİMDİR?

Kadıları tayin etmeye hakkı padişahtadır. Ancak o bile kadıların işine müdahale edemez; emir veremez.
14 Mayıs 2014 Çarşamba

ŞARK SOFRASINDA PİRİNCİN SALTANATI

Her ne kadar pirinç deyince ekseri Uzak Doğulular, Çinli ve Japonlar akla geliyorsa da, pilav, İslâm-Türk kültüründe, sofranın esas gıdalarından birisidir.
16 Nisan 2014 Çarşamba

Osmanlı ülkesinde bir garip topluluk: LEVANTENLER

Ticaret gibi maksatlarla Doğu Akdeniz şehirlerine gelip yerleşen, burada nesiller boyu yaşayan Avrupalılar vardı. Doğu Akdenizli manasına Levanten denen bu topluluk, Yakın Doğu’nun ekonomik ve sosyal hayatına mühim izler bırakmışlardır.
9 Nisan 2014 Çarşamba

PADİŞAHLAR, NAKİBÜLEŞRAF İÇİN AYAĞA KALKARDI

Osmanlılar, Peygamber soyundan gelenlere, başka yerde misâli görülmeyen bir hürmet ve muhabbet göstermiş; rahat ve huzur içinde yaşamaları için lâzım gelen her hizmeti yapmışlardır.
2 Nisan 2014 Çarşamba

TÜRK MEZARININ BAŞINA GELENLER…

Suriye sınırına 30 km mesafede 10 dönümlük bir Türk toprağı vardır. Türk bayrağı çekili, Türk askerinin nöbet beklediği bu mıntıka, Osmanlı Hanedanı’nın büyük atası Süleyman Şah’ın mezarıdır.
26 Mart 2014 Çarşamba

Bir “âb-ı lezîz” hikâyesi - SUYA VERİLEN PARAYA ACINMAZ!

Su, tarih boyu, insanlığın en mühim meselesidir. Meraklısı alıştığı iyi suyu uzaklardan getirtmiş; bey, kızını Ferhad’a vermek için dağı delip su getirmesini şart koşmuştur.
19 Mart 2014 Çarşamba

Manastır Vâlisi, 1908’de Sultan Hamid’e şu mesajı göndermişti: - “BURADA BENDEN BAŞKA HERKES İTTİHATÇIDIR”

Osmanlı Devleti'nde, askerî, ilmî ve sivil bürokrasi her zaman saraya karşı birer güç merkezi pozisyonundadır. Menfaatlerinin zarar gördüğünü düşündükleri zaman, bazen biri, bazen ikisi, bazen hepsi birleşip, saray darbelerine kalkışmıştır. XVI. asırdan bu yana siyasî hayatımıza hâkim olan manzara budur.
12 Mart 2014 Çarşamba

İKİ ATEŞ ARASINDA ESKİ BİR TÜRK YURDU: KIRIM

Siyasî hâdiseler sebebiyle Ukrayna bölünmenin eşiğinde. Bundan da en çok halkının ekserisi Rus olan Kırım’ın tesir göreceği açıktır. Kırım’ın istiklâli ve sonra da Rusya’ya bağlanması; hatta tekrar Türkiye’ye iadesi konuşulmaktadır.
3 Mart 2014 Pazartesi

SULTAN HAMİD’İN MEMLEKETİ SARAN İSTİHBARAT AĞI

“Evvelâ tedbir, sonra emniyet” diyen Sultan Hamid, Yıldız’da modern bir istihbarat teşkilatı kurmuştur. Bugünki MİT’in atası sayılır.
26 Şubat 2014 Çarşamba

“PADİŞAH OLANA HAZİNE GEREKTİR!”

Osmanlılarda biri devlete, diğeri padişaha ait olmak üzere iki çeşit hazine vardı. Padişahlar, muazzam hayır eserlerini kendi servetleriyle yaptırmışlardır.
19 Şubat 2014 Çarşamba

MUSTAFA N’OLDU, HANİ NEYLEDİN A PADİŞAHIM?

Tarihin en talihsiz şahsiyetlerinden Şehzâde Mustafa yüzü ve tavırlarıyla dedesi Yavuz Sultan Selim’e benzetilirdi. Babasının yerine onun geçmesi bekleniyordu. Ama hâdiseler böyle cereyan etmedi.
12 Şubat 2014 Çarşamba

YARGI BAĞIMSIZLIĞI MI, HÂKİM SERBESTİSİ Mİ?

Demokrasiler için kuvvetler ayrılığı mutlak bir kaide değildir. Nitekim monarşi rejimlerinde, yasama, yürütme ve yargı tek kişide toplanmıştır. Ama bu, adliyenin müstakil olmadığı manasına gelmez.
5 Şubat 2014 Çarşamba

HAŞHAŞÎLERİN DÜNÜ ve BUGÜNÜ

Şia’nın aşırı kollarından Bâtıniye’ye mensup Hasan Sabbâh, haşhaşa alıştırdığı, böylece kendisini cennette hayal eden fedâîleri vasıtasıyla nice suikastler gerçekleştirmiştir. Hazar Denizi’nin güneyinde Alamut Kalesi, Hasan Sabbâh’ın şahin yuvasıydı. Dünyayı dehşete salan planlarını burada yapardı.
29 Ocak 2014 Çarşamba

OSMANLI DEMOKRASİSİ

“İslâm ve Demokrasi”, “Osmanlı ve Demokrasi”… Bu tabirlerin bir arada kullanılması çoklarını şaşırtmaktadır. Gerçekten, bunların bir araya gelmesi mümkün müdür? Osmanlı Devleti, Avrupa’daki emsallerinden çok önce demokrasiyle tanışmıştır. Hele modern demokrasinin bizdeki tarihi 1840’lara kadar gider.
15 Ocak 2014 Çarşamba

OSMANLI DEVLETİ’NİN RESMÎ DİLİ VAR MIYDI?

Osmanlılar, resmî yazışmalarda mahallî dilleri de kullanır; kanunlar, devlet yıllıkları, resmî gazeteler birkaç dilde basılırdı.
8 Ocak 2014 Çarşamba

SARIKLI İHTİLÂLCİ

Etrafına topladığı birkaç yüz kişi ile saray basıp, Sultan Hamid’i tahttan indirmeye çalışan Ali Süâvi, hem ekzantrik fikirleriyle, hem politikayı yönlendirmeye çalışan din adamı kisvesiyle geçen asrın enteresan şahsiyetlerinden biri sayılır.
1 Ocak 2014 Çarşamba