Gelişmiş Arama İçin Tıklayınız!

Geçenlerde hakkında yazı yazdığınız patrikin mektubu, pek çok İslami çevre ve neşriyatta yer alırken, böyle bir makaleyi yazmaya neden ihtiyaç duydunuz?
İlim adamları, hakikatleri araştırır. Bulduklarını da amme efkârına ilan eder. Popüler yazılarını da ekseriya aktüel meselelerle irtibatlı olarak seçer. İlmi meselelerde de ancak ilmi seviyedeki itirazlar muteberdir. Bu mektubun aslının bulunmadığını, İslami camianın bundan habersiz olduğu için, üzerine hükümler bina ettiğini söyleyenler vardır. Bundan dolayı müslümanlarla istihza edenler vardır. Bu da muteber ilim adamlarını ve eserlerini töhmet altında bırakmaktadır. Bu kişilere ilmi seviyede cevap vermek lazımdır. Böyle suallere muhatap olmayanların, mevzuyu anlamaması ve “bu da nereden çıktı” diye hayret etmesi tabiidir. Etraflıca tahkik edilince, mektubun orijinalinin ortada olmadığı tespit edilmiştir. Böylece resmi tarihçiliğin mimarlarından Cemal Kutay’ın ilmi haysiyetine de ciddi bir misal verilmiştir. Akademik bir tarzda yazılan makaleyi bazıları anlamadı. Bazıları yanlış anladı. Bazı kötü niyetliler ise, “Al işte, sen bulamamışsın, ben buldum!” diyecek yerde, mevzuyu olmayacak taraflara çektiler. Bu demek değildir ki, bu mektupta yazılanlar tarihte olmamıştır. Olmuştur ki böyle bir mektup tertip edilmiştir. Bu husus, makalede de beyan edilmiştir. Mezkûr mektubun muhtevasının aynen vaki olduğunu, Müslüman cemiyetin ne hale geldiğini son hadiseler de göstermiştir. Makalede mektubun tamamı verilmiş; nakledilmesinin de asıl sebebi ortaya koyulmuştur. Aksi takdirde tamamının verilmemesi beklenirdi. Dini çevrelerin, din gayretleri sebebiyle bu mektubu dile getirmeleri, vesikanın orijinalliğini sorgulamamaları çok tabiidir. Çünki onların gayeleri, mektupta yazılanları şahit göstererek insanları ve cemiyeti irşattır. Mektubun din büyüklerinin kitaplarında yer alması, muhtevasının ibret verici olması ve tarihi hadiselere vurgu yapması sebebiyledir. Makalenin siyak ve sibakına, yani başına ve sonuna bakıldığı zaman rahatça anlaşılabilecek bu mevzunun başka mecralara çekilmesi ibret vericidir ve mektubun muhtevasını bir defa daha doğrulamıştır. Sizin ima ettiğiniz gibi yazı dini çevreleri ve neşriyatı itibarsızlaştıracak olsa, burada değil, başka bir yerde ve açıkça bu iddia ile neşredilmesi lazım gelirdi. Beri taraftan bu hususta iddialı olanların, suizan, gıybet, bühtan ve kibir hususunda da hassas olmaları beklenir. Ayrıca din büyükleri, yazdıkları eserlerde hasbelbeşer bir hata olduğu zaman, ilmine ve takvasına itimat ettiği kişilerin tekliflerine itibar buyurup, hüsnü kabul göstermiştir. Çünki onlar kitaplarında yanlışlık bulunmasına razı değildir. Nitekim hayatta iken de kendilerine arz edilen buna benzer tashihlere hüsnü kabul gösterdiklerini, onları yakından tanıyan herkes bilir.


21 Ağustos 2022 Pazar
Alakalı Başlıklar