Bu zamanda bir tarikata mensub olmak lâzım mıdır?
Tasavvuf, iman, fıkıh ve ahlâk bilgilerini öğrenip hakkıyla tatbik ettikten sonra, imanı vicdanîleştirmek, nefsi mağlup etmek için sülûk edilecek bir yoldur. İmam-ı Rabbani hazretleri gibi tasavvuf büyükleri, önce ilim ve amelden sonra tasavvufu tavsiye etmiştir. Tasavvuf terbiyesi, müslüman için faydalı ve lâzımdır. Merecülbahreyn’de, Ahmed Zerrûk’dan alarak diyor ki, İmâm-ı Mâlik, “Fıkıh öğrenmeyip, tasavvuf ile uğraşan, dinden çıkar, zındık olur. Fıkıh öğrenip tasavvuftan haberi olmayan sapıtır, bid’at sâhibi olur. Her ikisini edinen hakîkate varır” buyurdu. Fıkhı doğru öğrenen ve tasavvufun zevkıni alan, kâmil insan olur. Bu zamanda tasavvuf ehli çok az, ama sahtesi bol olduğu için, hakikî mürşid bulamayanların, önceki evliyadan, İmam-ı Rabbani gibi zâtları sevip, onların kitaplarını okuyarak, kabirlerini ziyaret ederek, hayat ve menkıbelerini dinleyerek muhabbet yoluyla tasavvufî neşve hâsıl etmek daha münasiptir.
23 Kasım 2014 Pazar
Alakalı Başlıklar