Gelişmiş Arama İçin Tıklayınız!

Cevap: 

Burada iki meseleyi ayırmak icap eder: Biri Mescid-i Haram'ın üst katında/çatısında tavaf, ikincisi tavaf eden kişinin yüksekliğinin Kâbe’nin dam seviyesini aşması. Klasik fıkıh kitaplarında mesele daha çok ikinci şekliyle, yani et-tavâfu ala sathi’l-mescid şeklinde alınmıştır. Bugünki üst katlar bu hükmün şümulüne alınmaktadır.

Hanefîlere göre Mescid-i Harâm'ın çatısında tavaf sahihtir; tavaf eden Kâbe'nin damından daha yüksek seviyede bulunsa dahi tavaf sahihtir. Ama mekruhtur. İmam Ebu Yusuf der ki: “Kâbe’nin üzerinde namaz kılmak mekruhtur.” Haskefî ed-Dürrü'l-Muhtar'da tavafın mekânını şöyle tayin ediyor: “Tavafın yeri mescidin içidir. Zemzemin arkasından olsa bile. Mescidin dışından tavaf edilmez; çünkü o takdirde Beyt’i değil, mescidi tavaf etmiş olur.” İbn Âbidîn bunu şerhederken Lübab’dan alarak doğrudan çatıyı zikreder: “Zemzemin, Makam-ı İbrâhim'in veya sütunların arkasından yahut mescidin çatısında tavaf etse, hatta bulunduğu yer Beyt’ten daha yüksek olsa bile [tavaf sahihtir].” Ali el-Kârî, el-Meslekü’l-Mütekassıt fi’l-Menseki’l-Mütevassıt’ta meseleyi deliliyle şöyle ifade eder: “Mescidin çatısında tavaf etse, hatta [çatı] Beyt’in duvarlarından daha yüksek olsa bile câizdir. Çünkü Beyt’in hakikati, binasının üzerindeki hava boşluğunu da içine alır.” Ardından Kâbe’den yüksek olan Ebû Kubeys dağında Kabe’ye yönelerek namaz kılmanın sahih oluşunu kıyas olarak zikreder.

Şafiîlerde mütekaddimîn (evvelki ulema), mescidin çatısı Kâbe’nin damından yüksekse orada tavafın sahih olmayacağını söylemiştir. Fakat mezhebin mutemed kavli aksidir. Nevevî el-Mecmû’da meseleyi şöyle nakleder: “Eğer mescidin çatısı Kâbe’nin sathından daha yüksek yapılırsa, el-Udde müellifi mescidin sathında tavafın caiz olmadığını söylemiştir. Râfiî bunu reddetmiştir ve haklıdır. Nitekim Kadı Hüseyn et-Ta’lîk’de der ki: Kâbe’nin hizasından yukarıda olsa bile mescidin sathında tavaf etmek sahihtir. Nitekim Ebû Kubeys üzerinde, Kâbe’den yüksek olduğu hâlde Kâbe’ye doğru namaz kılmak caizdir.” İbn Hacer, Mescidin içinde, hatta çatısında; çatı Kabe’den daha yüksek olsa dahi mutemed kavle göre [tavaf sahihtir]. Çünki onun Kâbe’yi tavaf ettiği söylenebilir; zira Kâbe’nin hava boşluğu da Kâbe hükmündedir.” (Tuhfetü’l-Muhtac). Hatîb eş-Şirbînî de Muğni’l-Muhtac kitabında aynı hükmü verir:

Hanbelî mezhebinde de vaziyet böyledir. Merdâvî el-İnsâf’ta şöyle nakleder: “Mescidin çatısında tavaf için, el-Fürû’da, Kâbe’ye doğru kılınan namaz gibi kâfi ve sahihtir. Tavaf edenle Kâbe arasında kubbe, sütun gibi bir engel bulunması da mezhepteki sahih kavle göre zarar vermez; çünki kişi hâlâ mescidin içerisindedir. Buna mukabil mescidin dışından, mescidin etrafında dolaşırsa sahih olmaz.”

Mâlikî mezhebi diğer üç mezhep kadar açık değildir. Hattâb’ın Mevâhibü’l-Celîl’de, buna dair mezhepte bir hüküm bulunmadığını söyler, ama kendi fikrinin mescidin çatısının da mescid hükmünde olduğu istikametindedir.

Dolayısıyla bugün Mescid-i Haram'ın birinci, ikinci ve daha üst katlarında yapılan tavaf, tavaf güzergâhı mescid sınırları içinde kalıyor ve Kâbe’nin dışından dolaşma şartları yerine geliyorsa, dört mezhepte de sahihtir. Ancak edebe mugayir olup zaruretsiz yapılırsa mekruhtur.


24 Eylül 2026 Perşembe
Alakalı Başlıklar