Hazret-i Ömer'in Ebu Hüreyre'yi yanlış rivayetlerde bulunuyor diye dövdüğü; hatta Hazret-i Ömer vefat ettikten sonra Ebu Hüreyre''nin "Ömer yaşarken böyle rivayette bulunamazdım" dediği ve ayrıca Hazret-i Âişe'nin Ebu Hüreyre'ye kezzab (çok yalancı) dediği doğru mudur?

Hazreti Peygamberden en fazla hadîs rivayet etmekle şöhret kazanan Ebu Hüreyre, hadis öğrenmeğe karşı, hırs derecesinde arzu sahi¬bi idi. Bu arzu, tabiî olarak onu Hazreti Peygamberin her sözünü dikkatle dinlemeğe, sonra da bu dinleyip öğrendiklerini başkalarına nakletmeğe sevkediyordu. Hadîs rivayetinden dolayıbazan ashabın itirazına maruz kaldığı da oluyordu; fakat bu itirazlar, onu tekzîb etmekten ziyade, onun fazla hadîs rivayetinden ileri geliyor, hataya düştüğünü ileri sürenlere karşı da, rivayetini teyid edecek şâhidler bulmaktan geri kalmıyordu. Bir defasında Hazret-i Peygamber’den “Cenaze namazını kılanlar için büyük bir ecir, kılan ve cenazeyi takip edenler için de iki büyük ecir vardır” hadîsini rivayet etmişti. Abdullah ibni Ömer ona itirazda bulundu ve "Yâ Ebâ Hüreyre, sen çok hadîs rivayet ediyorsun" diyerek onu Hazret-i Âişe'ye götürdü. Hazret-i Âişe, Abdullah ibni Ömer'in itirazına rağmen Ebû Hüreyre’yi tasdik etti. Bunun üzerine Ebû Hüreyre, bazen bir hadîs rivayet ettikten sonra Hazret-i Âişe'ye döner ve kendisini dinlemesini isterdi. Hazret-i Âişe ise onun bu hareketine sükûtla mukabelede bulunur, sözlerini inkâr etmezdi. Ancak unutkanlık sebebiyle hadîsin yanlış öğrenilmesinden korkarak, bir toplulukta fazla hadîs rivayet etmesini iste¬mezdi. Hazret-i Ömer çok celalli idi. Haksızlığa tahammülü yoktu. Ehl-i kitabın dinlerinin tahrifine iyice vâkıf olduğu için, Hazret-i Peygamber’den yapılan rivayetlerde çok hassastı. Bir başka şahit getirmeyenlerin rivayetin kabul etmezdi.

24 Kasım 2012 Cumartesi
Alakalı Başlıklar