Ekrem Buğra Ekinci, 1987’de Ankara Hukuk Fakültesi’ni bitirdi. Avukatlık stajı yaptı.

Ankara’da başladığı kariyerini İstanbul’da sürdürdü.
Doktorasını 1996’da İstanbul Hukuk Fakültesi’nde tamamladı.

Türkiye ve Daily Sabah gazetelerinde yazmaktadır.
Devam
 
Aktüel Makaleler


1/20/2010 - BOĞAZ'I DONDURAN KIŞLAR GERİDE KALDI
1954 Şubatında Tuna Nehri’nden Boğaz’a akan büyük buz blokları Büyükdere, Çengelköy, Kanlıca ve Ortaköy kıyılarını âdeta buz denizi haline çevirmişti. Buzlar eriyene kadar İstanbullu Boğaz’ı yürüyerek geçti...

1/13/2010 - KÜRTLER NASIL OSMANLI VATANDAŞI OLDU?
Kürtler, Yavuz Sultan Selim zamanında Safevî baskısına girmemek için gönüllü olarak Osmanlı vatandaşlığını seçti. Bundan sonra, mıntıkada asırlarca sürecek sulh ve sükûn devresi başladı...

1/6/2010 - HÂNEDAN VE KUREYŞ
Son asırda İngilizler, Osmanlıların Kureyş’ten olmadığı, dolayısıyla meşru halife sayılmadığı propagandasına girişti. Arap ulemâsı buna direndi. Hatta Osmanlıların Kureyş’ten geldiğini ispatlamaya çalıştı. Haksız da değillerdi...

12/30/2009 - YILBAŞI ve NOEL’DEKİ PUTPEREST GELENEKLERİ
Noel ve Yılbaşı kutlamalarında birçok pagan (putperest) âdetinin tesirini görmek mümkündür. 25 Aralık bir pagan bayramı olduğu gibi, çam ağacı da bir pagan âdetidir...

12/23/2009 - HER ŞEY HİLÂLE BAĞLI
İslâm dünyasında öteden beri kullanılan Hicrî takvim, Ay’ın hareketlerine göre tanzim olunmuştur. Güneş takviminden daha doğru ve hassastır. Artık gün ve yıl gibi bir mesele doğurmaz. Güneş ve ay tutulması günleri ile mehtaplı geceler kolayca tesbit olunduğu için, tarihî hâdiselerin tayini kolaylaşır. Bu sebeple seyyah ve denizciler için çok elverişlidir...

12/16/2009 - KREMLİN SARAYI'NDA BİR ÇAR GÖRÜRSENİZ ŞAŞIRMAYIN
Rus Romanov hanedanının son temsilcilerinden Grandüşes Mariya Vladimirovna, ailesine iade-i itibar aldı. 27 yaşındaki oğlunu tahta hazırlıyor. Ancak tahtın yolu hâlâ biraz uzun ve zahmetli görünüyor. Bir gün Kremlin Sarayı’nda yeni bir çar görürsek şaşırmayalım.

12/9/2009 - HERKESİN MİNÂRESİ KENDİNE
Ekonomik krizler, Avrupa’da ulus devletleri tehdit ettiğinde, sağ partiler demokrasinin darbe alması pahasına milliyetçi propagandalarla oy kazanmaya bakarlar. İsviçre’deki durum da bundan farklı bir şey değil. Minârelerin asırlarca Müslüman hâkimiyetinin göklere yükselen sembolü olduğu düşünülürse, Avrupalılar minâreden ürkmekte haksız sayılmaz. Bu gibi meselelerin ileride yaşanmaması için Müslümanların da kendilerine verilen saldırgan imajı silmeye çalışmaları uygun olacaktır.

12/2/2009 - VÂLİNİ SEÇ, VERGİNİ ÖDE, GEREKTİĞİNDE ASKER VER!
Osmanlı döneminde; Kırım, Eflak-Boğdan ve Erdel gibi imtiyazlı eyâletler neredeyse federe devlet gibiydi. Bu yapı, farklı ırk ve dinlere mensup halkları barındıran imparatorluğun uzun müddet yaşamasına imkân verdi

11/25/2009 - DERSİM BİR DAĞ İÇİNDE...
Günlerdir konuşula konuşula Tunceli’nin eski ismi Dersim de herkesin malumu oldu. Kim derdi ki bu küllenmiş hâdise yeniden dillere düşecek...

11/18/2009 - AH ŞU DİYÂNET BÜTÇESİ!
Osmanlılarda devlet, dini korumakla mükellefti. Halkın dinî ihtiyaçları ise yine kendileri tarafından karşılanır; devlet kimseye bu hususta müdahale etmezdi...

<<  1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 >>