KÂGIT ÜZERİNDE BİR MÂCERÂ: KANUN-U ESASÎ

1876 yılı Türk tarihinin en hareketli yıllarından biridir. Osmanlı Devleti'nin başını hayli ağrıtan savaşlar ve isyanlar, Avrupa devletlerinin bitmez tükenmez müdahaleleri, Avrupa umumî efkârında Türkiye aleyhtarı hava, peşpeşe taht değişiklikleri ve en önemli olay olarak da Meşrutiyet'in ilanı bu yılda olmuştur. Bu yıl, Osmanlı Devleti'nin asırlardır dine dayalı mutlak monarşi manzarası arzeden rejiminde görünüşte köklü bir değişiklik meydana gelmiştir. Bundan itibaren tarih artık çok daha hareketli seyredecektir. Burada Kanun-u Esasî'nin hangi şartlar altında ilan edildiği, genel bir tarihî seyir içinde anlatılacaktır.

BİR HÜKÜMDARIN ARDINDAN

O’nu ilk gördüğümde Amman’ın en işlek caddelerinden birinde motosiklet sürüyordu. Daha sonra yine şehrin çarşısında gezerken gördüm, esnafla ve halkla sohbet ediyordu. O dediğim Ürdün hükümdarı Hüseyin...

Hukuk Tarihimizin Abide Eseri: MECELLE

Mecelle, veya tam ismiyle Mecelle-i Ahkâm-ı Adliyye, Osmanlı Devleti'nin son zamanlarında tatbik edilmiş bulunan medenî kanundur. Mecelle mecmu'a, dergi demekdir. O halde Mecelle-i Ahkâm-ı Adliyye ta'biri ise adlî hükümler topluluğu gibi bir ma'nâya gelmekdedir.

KANUN-U ESASî'NİN İLÂNINI HAZIRLAYAN ŞARTLAR

1876 yılı Türk tarihinin şüphesiz en hareketli yıllarından biridir. Bu yıla gelindiğinde, Osmanlı Devleti'nin başını hayli ağrıtan iç isyanlar ve savaşlar yanında, Avrupa kamuoyundaki Türkiye aleyhtarı hava ve bu devletlerin müdahaleleri had safhaya varmış, peşpeşe iki taht değişikliği ve en önemli hadise olarak da Meşrutiyet'in ilânı ile ilk Kanun-u Esasî'nin yayınlanması bu yıldadır. Bir tarihçinin ifadesiyle ondokuzuncu yüzyıl nasıl "İmparatorluğun en uzun yüzyılı" ise, bu yüzyılın en uzun ve hareketli yılı da şüphesiz tarihe üç padişahlı yegane yıl olarak geçen 1876 yılıdır.