Yazışmalar
-
Kadınların aralarında yaptıkları altın günü veya para günlerini, nihayetinde borç vermek olarak görüp cevâz verenler vardır. Ne dersiniz?
-
Kur’an-ı kerim okunurken farkında olmadan sallanmak mahzurlu mudur?
-
Arazimizin üzerinden imar geçti ve belediye düzenlemesi dolayısıyla, tanımadığımız kimselerle, bu yerin bir parçası üzerinde paylı mülkiyetli olacak şekilde mülkiyet tesis edildi. Şu anda da izâle-i şüyu davası devam ediyor. Bu arazinin bir parçası ü
-
Ahilik bir tarikat mıdır? Öyle ise hangi silsileye bağlıdır?
-
Bir evde kesilen kurbana, evin hanımı ve yetişkin çocukları da ortak mıdır?
-
Müşterek bir elma ağacının meyvası toplanmadan ortaklardan birisi kendi payından bir başkasına hediye verebilir mi?
-
Bir kimsenin küçük bir bahçesi olsa, o bahçede de zekât nisabına ulaşacak kadar meyve yetiştirilse, bunun bir kısmı evde yense ve eşe-dosta hediye edilse, kalanı da satılsa, zekât vermesi gerekir mi?
-
Bir kadın evlenirken Müslüman olduğu halde, sonra dinden çıkan bir adamla evli kalabilir mi?
-
Nehcü’l-Belâga kitabı muteber midir?
-
Bir kimse, “Şu kadar para verirsen, sana bir haber vereceğim” demek câiz midir?
-
Bir fıkıh kitabında "Günah işlerken şehidliğe sebep olan bir şeyle ölürse şehid olur ama günahını da yüklenir." diyor. Zaten şehidlerin bütün günahları affolmuyor mu?
-
Mekruh da günahlara dâhil midir?
-
Bir kırtasiyeye borçluyum. Hemen istemesinler diye arkadaşlarıma kitap götürerek kırtasiyeye müşteri kazandırmış oluyorum. Alacaklıdan istifadenin fâiz olması sebebiyle, bu câiz olur mu?
-
Ahmed 10 lira Ali'den, 10 lira a Veli'den borç alıp Veli'ye tüm 20 lira olarak ödese; Veli de kendisindeki herhangi bir 10 lirayı Ali'ye verebilir mi? Yoksa 20 lirayı bozdurup mu vermesi lâzımdır? Vekil, bu paranın Ahmed’in borcu olduğunu söylemesi l
-
Ahmet, Veli'den ve Veli'nin oğlu Ali'den borç aldı. Daha sonra Veli, o miktardaki kendi parasından oğlu Ali'ye, Ahmed’den habersiz olarak, Ahmed'in borcu olarak ödedi. Daha sonra da Ahmed, Veli'ye oğlu Ali'ye vermesi için borcunu verdi. Ama Veli daha
-
100 lira borç verip, 110 lira isterim dese ve borcun ödeneceği gün o 100 liranın değeri altın üzerinden 110 veya daha az olsa, başta şart koşulduğu için yine de fâiz olur mu? Ayrıca sadece altın üzerinden mi, yoksa beyaz eşya vs üzerinden de kıymeti
-
Zarar vermek de, zarar etmek de câiz olmadığına göre, bazen satıcının bozukluğu çıkmayınca rızamızla kabul ediyoruz. Bu da câiz olmuyor mu? "3 kuruşun derdine düşmüş" dedirtmemek için veya sadaka niyetiyle râzı olabilir miyiz?
-
Ahmed'in Mehmed'e borcu var. Ahmed mal satıyor ve Mehmed'e olan borcundan düşülmesi için, müşteriden parayı doğrudan Mehmed'in hesabına göndermesini istiyor. Câiz olur mu?
-
Kola alana, bardak yanında hediye diye yapılan satış câiz midir?
-
Bir kişinin almış olduğu sınırsız internete daha sonra başkalarının da ortak olması caiz mi?
-
Kullanmadan önce parasını ödeyip sınırsız internet almak, ne kadar kullanacağı belli olmadan parayı verdiği için câiz midir?
-
Sultan IV. Murad’ın şair Nef’î’yi idam ettirmesi, şer’en câiz midir?
-
Tevrat’ta Fırat ile Nil arasındaki mıntıkanın Arz-ı Mev’ud olarak Yahudilere ait bulunduğu; ayrıca burada yaşayan 7 kavmin yok edilmesinin emredildiği; dolayısıyla Anadolu’nun bir kısmını içine alan bu sahada Yahudilerin gözü olduğu; bu emellerini ge
-
Bir fıkıh kitabında: “Namazda ve namaz dışında avret yerini başkalarının yan taraflardan görmemeleri için, örtmek farz olup, kendinden örtmesi farz değildir” diyor. Rükü’da iken, kendi avret yerini kendi görürse, namazı bozulmaz. Başka bir yerde ise
-
Hak teâlâ'ya ÂKIL (aynın fethıyle) demenin hükmü nedir?
-
Bir kimse, zevcesine bir tek kelime söylemeden el hareketiyle veya mimikle boşayabilir mi?
-
Bir kimse câmide cemaatle namazını kıldıktan sonra, yeni bir cemaat teşekkül etse, bu cemaatle nâfile kılması yahud câmiden çıkması mı lâzımdır?
-
İlmihal kitabında Ehî Çelebi’nin Hediyye kitabından naklen; “Ebû Hanîfe'nin kıyası doğru değildir diyen kâfir olur” buyuruluyor. Bu sözün mânâsı nedir?
-
Şeyhülislâm Ebussuud Efendi, Yunus Emre'yi tekfir etmiş midir?
-
Halid bin Velid’in Müslüman olduklarını söyledikleri halde Mâlik isminde bir kabile reisini öldürttüğü, hatta aynı gece zevcesini câriye olarak aldığı; Hazret-i Ömer’in de buna öfkelendiği iddia ediliyor. İşin aslı nedir?