Sual:
Zeyd vefat ediyor. Varisleri, veraset ilamı almıyorlar. Senelerce ekip dikiyor hatta köy senedi ile satıyorlar. Daha sonra Zeyd'in varislerinden oğlu Amr, mirastan kendine düşen tarlaları hayatta iken evlatlarına hibe ediyor. Zeyd'in torunu yani Amr'ın oğlu Hasan, uğraşıp Zeyd'in varislerinden imza toplayarak herkesin kendi adına tapusunu çıkartıyor. Lakin Amr, zamanında bir tarlasının üçte birini komşu Hüseyin'e satmış. Köy senedi ile sattığı için kadastroda işlenmemiş ve tapuda görünmüyor. Tapu da tarla tamamen oğlu Hasan'ın adına çıkmıştır. Hasan, senelerce tarlayı ekip biçiyor. Hasan, tarlanın üçte birinin kıymetini Hüseyin’e razı olmasa da evine gidip ödemesi caiz midir?Cevap:
Eğer Zeyd’in varisleri mirası burası senin şurası benim diye taksim etmemişlerse, her zerrede ortaktırlar. Amr’ın sattığı ve hibe ettiği ancak kendi hissesidir. Değil, taksim etmişlerse, o zaman mirastan kendine düşen tarlanın hissesini satmış ve hibe etmiştir. Bu takdirde Hasan, Hüseyin’den bu hisseyi pazarlık ederek rızasıyla satın alabilir. Üçte bir bedeli vermekle satın almış olmaz. Tapuda görünmemesi dinen mülkiyet hakkını ortadan kaldırmaz. Normalde Hasan bu parayı vermese, tapu benim üzerime diyebilir ve Hüseyin bu dünyada hiç bir hak iddia edemez. Lakin kul hakkıdır. Eğer Hüseyin ile Hasan anlaşamazsa, bir hakeme müracaat ederler. Hakem bilirkişi ile meşveret edip tarlaya bir fiyat biçer. Hasan, bunun üçte birini Hüseyin’e öder. Zira tapuda ismi olsaydı izale-i şuyu ile satılır ve Hasan, Hüseyin’in hissesini muhtemelen çok ucuza satın alabilirdi. Hasan’ın ekip biçtiği mahsul kendisine aittir, ancak Hüseyin’e üçte bir üzerinden ecr-i misl, yani emsal kira öder.Alakalı Başlıklar