Gelişmiş Arama İçin Tıklayınız!

Cevap: 

Eğer “masonların resmi manifestoları” derken özellikle Anderson Anayasası (1723) ve modern masonik büyük locaların yayımladığı temel ilkeleri kastediyorsanız, şunu bilmek icap eder ki, Masonluk tek bir merkezi dünya teşkilatı değildir; dolayısıyla bütün masonların bağlayıcı olduğu tek bir manifesto yoktur. Komplo teorileri, eski polemik metinleri ve masonluk hakkında dışarıdan yapılan tefsirler tamamen dışarıda bırakılıp, yalnızca masonik müesseselerin kendi resmî olarak neşrettiği aslî metinlerde açıkça kabul ettikleri prensiplere bakmak icap eder.

United Grand Lodge of England (UGLE), ABD büyük locaları ve Grand Orient de France gibi obediyansların ilkeleri birbirinden farklılaşabiliyor. Bu yüzden “Masonlar şöyle inanır” demek yerine, hangi masonik otoritenin hangi prensibi resmen benimsediğini ayırmak gerekir. 1723 Anderson's Constitutions tarihî esas temel metindir. UGLE’s Basic Principles / Information for the Guidance of Members günümüzdeki İngiliz masonluğunun resmî prensipleridir. ABD'deki Grand Lodge prensipleri, bilhassa Tanrı, mukaddes kitap, yemin ve saire dairdir. Grand Orient de France, Tanrı inancı hususunda daha seküler bir telakkisi vardır. Bunları İslam’ın Kur’an ve klasik akaid kaideleri, Hristiyanlığın konsilleri/mezheplerin müşterek kabulleri ve Yahudiliğin aslî akideleri ile mukayese edince ortaya enteresan bir manzara çıkar. Böyle yapınca, masonluk dine karşıdır gibi umumi bir iddia yerine, mesela “şu resmî masonik prensip, şu dinî kaideye aykırıdır” denebilir.

1. Din, mezhepler üstü bir çerçeveye alınır. Masonluk umumiyetle farklı dinlerden insanların aynı locada bulunabilmesini hedefler. Bunun neticesinde Hristiyanlık, Yahudilik veya İslam'ın hak din / nihai hakikat iddiası, masonik çevrede müşterek bir ön şart olarak kabul edilmez. Bu, bilhassa İslam’ın tevhid ve son vahiy telakkisiyle; Hristiyanlığın Mesih ve kurtuluş doktrinleriyle; Yahudiliğin ahit ve Tevrat merkezli dini hüviyetiyle uyuşmaz.

2. Yüce Varlık telakkisi geniş tutulur. Masonik metinlerde Tanrı’ya inanç ehemmiyetli bir unsur olabilmekle birlikte, bilhassa Anglo-Amerikan ananesinde “Supreme Being / Great Architect of the Universe” gibi daha umumi ifadeler kullanılır. Halbuki üç semavi din Tanrı hakkında çok daha muayyen teolojik hükümler ihtiva eder. Dolayısıyla “her dinin Tanrı telakkisini aynı derecede masonik cihetten muteber sayma temayülü dine aykırıdır.

3. Dini dogmadan ziyade vicdan ve akla vurgu vardır. Masonlukta ahlaki tekamül, akıl, vicdan, kardeşlik ve kişinin kendisini geliştirmesi öne çıkar. Semavi dinlerde ise ahlak yalnızca insan aklının mahsulü değildir; vahiy ve ilahi emir de ahlaki normların temelidir. Bu sebeple ahlaki hakikate insan aklıyla ulaşma noktayı nazarı, vahyin tayin edici otoritesini müdafaa eden dinî telakkilerle kısmen çatışabilir.

4. Dinler arasında kardeşlik fikri vardır. Masonluk farklı inançlardan kişileri ortak bir kardeşlik çatısı altında birleştirmeye çalışır. Bu, sosyal manada dinlerle mutlaka tenakuz taşımaz; ancak teolojik seviyede bütün dinlerin aynı hakikate farklı yollar olduğu şeklinde tefsir edilirse üç dinin ananevi kaideleriyle uyuşmaz. Bilhassa İslam cihetinden, diğer dinlerin mevcut şekillerinin tamamını eşit derecede hakikat kabul etmek ananevi akaide aykırıdır.

5. Masonluk kendisini bir din olarak takdim etmez. Masonluk umumiyetle din değildir derken, azalarının dini inançlarını şahsi alan olarak bırakır. Buna rağmen ritüeller, yeminler, semboller, mukaddes kitap kullanılması ve ahlaki empoze gibi unsurlar dışarıdan bakıldığında dini vasıflar taşıyor gibi görülebilir. Masonluğun başka bir din olarak görülmesinden ziyade, dinin otoritesinin dışında paralel bir ahlaki/ritüel sistem teşkiline dinî otoriteler itiraz eder.

Semavi din, hakikatin ve ahlakın nihai kaynağı Allah’ın vahyidir, derken, Masonik telakki, farklı inançlardan insanlar, muayyen bir mezhep veya vahiy doktrininde birleşmeden, Tanrı inancı ve üniversel ahlak temelinde kardeş olabilir, diye iddia eder. Dolayısıyla masonluk ile semavi dinler arasındaki meselenin özünü Tanrı'ya inanmak/inanmamak şeklinde ortaya koymaktan ziyade, temel meselenin, vahyin otoritesi, dinlerin hakikat iddiaları ve dinler arası eşitlik/üniversellik telakkisindedir.

Masonik metinlerde açıkça Hristiyanlık, Yahudilik ve İslam'a karşı oldukları şeklinde müşterek bir prensip bulunmaz. Hatta tarihî olarak birçok Hristiyan, Yahudi veya Müslüman, mason cemiyetine girmiştir. Bu cemiyete girdikten sonra, hâlâ kendi dininde kalıp kalmaması şahsî bir meseleye dönüşür. Eğer bir menfaat yahut benzeri bir sebeple mason olan bir kimsenin kendi dinini muhafaza etmesi zor olsa da mümkündür. Ama masonluk prensiplerini bilerek kabul eden bir kimse, artık Yahudi, Hristiyan yahut Müslüman sayılamaz.


31 Ağustos 2026 Pazartesi
Alakalı Başlıklar