Gelişmiş Arama İçin Tıklayınız!

Cevap: 

Halife İslam devletinde yegâne nihai salahiyet sahibidir. Kararlarını şeriatin sınırları içinde meşveret ederek alır, kimsenin fikrine uymaya mecbur değildir. Şeriat ve maslahat haricinde hiçbir müessese, ezcümle parlamento onun salahiyetlerini tahdit edemez. Siyasetini beğenemediği yahut farklı bir siyaset takip edilmesini uygun gördüğü için kimse onu tahttan indiremez. Halife delirmedikçe ve mürted olmadıkça tahttan indirilemez. Şeriata aykırı ve maslahata uymayan (keyfi) kararlar alırsa tahttan indirilmesini teorik olarak meşru görenler vardır, ama pratikte daha büyük zararlar doğuracağı için fetva verilmemiştir. Halife hayat boyu hüküm sürer muayyen bir zamanla kayıtlanamaz. Bu hususta halifelerin sünneti ve buna müstenit icma vardır. Halifenin tahtan indirilmesi hukukun üstünlüğü sebebiyledir ve makbul görülmüştür. Bunu otokratlaşma sebebiyle tenkit edenler olsa da din zaten otokrattır. Amerikan başkanları 4 yıl için seçilir. İki yıl kendini seçenlere teşekkürle ve iki yıl da tekrar seçilmek için mücadeleyle geçer. Osmanlı parlamentonun çıkarttığı kanunlar padişahın tasdiki olmadıkça meriyete girmez. Yani padişahın istemediği bir kanun Osmanlı devletinde kanunlaşamaz. Ancak padişahın her istediği kanunu yapamaması şeri prensiplere aykırı görünse de, aslında teşrinin tek kaynağı kanunlar olmayıp padişahlar parlamento dışında ve parlamento olmadığı zaman da kanunlar koyabilmiştir. XIX. asır konseptinde Osmanlı Devleti’nin anayasasız ve parlamentosuz hayatına devam etmesi kolay değildi. O da şeri prensiplerin sınırları içinde kalarak bunu yapmaya çalışmıştır.



30 Haziran 2026 Salı
Alakalı Başlıklar