Gelişmiş Arama İçin Tıklayınız!

Cevap: 

Nutuk için Mustafa Kemal’in hatıraları denebilir. 1919-1925 arasını anlatır. 15-20 Ekim 1927 tarihlerinde, 6 gün boyunca, 36.5 saat zarfında Cumhuriyet Halk Fırkası’nın 2. Büyük Kurultay’ında bizzat okumuştur. Daha ziyade kendi politik faaliyetlerinin bir müdafaanamesidir ve muhaliflere amansız tenkitler ihtiva eder. Bu cihetle hemen bütün hatıratlar gibi hayli subjektif bir karakter taşır. Okunmasından bir sene evvel, Anadolu hareketini beraber başlattığı en yakın arkadaşlarının, kendisinin giderek otoriterleşmekte olduğunu düşünüp muhalefet safına geçmesinin hasıl ettiği psikolojisi kitaba hakimdir. Bu sebeple bir kurtuluş mücadelesinden ziyade, okuyanda pragmatik bir şahsî iktidar mücadelesi intibaını uyandırır. Tarih öğrenmekten ziyade, kurucu lideri tanımak, onun karakterini, psikolojisini, reflekslerini anlamak cihetinden Nutuk okumak çok faydalıdır.

Biz lisede talebe iken, 12 Eylül darbesi oldu. Darbeciler güya Kemalist renklerini tebarüz ettirmek için, mekteplere inkılap tarihi dersi koydurdular. Devrim kelimesi sosyalistleri hatırlattığı için bu devirde kullanılmazdı. Bu dersi aynı zamanda tarih dersimize giren Gülten hanım verecekti. Mükrimin Halil’in talebesi, tarihi seven, kültürlü bir hanımdı. İlk derste geldiğinde Nutuk’u göstererek, “Arkadaşlar dersimizin yegane, biricik kaynağı Nutuk olacaktır” dedi. Gençlik işte, “İyi ama hocam siz bize tarih derslerinde hatıratlar subjektif karakter taşır, tarih bilgisi münhasıran bunun üzerine bina edilemez, çapraz okuma elzemdir demiştiniz. Nutuk ise Atatürk’ün hatıratı değil midir?” dedim. Zavallı kadın, kıpkırmızı oldu, bir şey demedi. Belki de talimat böyle idi.

İki ciltten başka bir cilt de vesikalara tahsis edilmiştir. Kitap olarak basılmıştır. Latin harfleriyle basılmış halinde hayli tahrifler ve sayfalarca çıkarmalar vardır. Pek çok kelime yanlış okunmuştur. Sadeleştirilmiş ve kısaltılmış versiyonları ise çok daha kötüdür. Hemen her kitapta olduğu gibi, Nutuk’un da Latince baskılarının mutemet olmadığı buradan da hayretle anlaşılmaktadır.

Kemalizm’in mukaddes kitabı olarak görülmesine rağmen, pek çok Kemalist’in, hatta Atatürk hakkında söz ve kalem oynatan çoklarının hakkıyla haberdar olmadığı bir eserdir. Mustafa Kemal hakkında derinlemesine malumat sahibi olmak isteyenlerin okuması icap eden bir kitaptır. Bunun yanında Taha Parla’nın Türkiye'de Siyasal Kültürün Resmi Kaynakları serisinin Atatürk’ün Nutuk’u isimli birinci cildini de okumak icap eder.

Taha Parla diyor ki: “Nutuk, reisicumhurun muhaliflerini tasfiye ettikten ve tek parti rejimini konsolide ettikten sonrasına aittir. Artık galiplerin resmi tarihi istedikleri gibi rahatça yazabilecekleri pozisyon elde edilmiştir. Nutuk son sayfalarında 1925’e kadar gelir; 1926-27 yıllarından bahis yoktur. 861. sayfada hala II. Meclis'in 2. yılında bulunulduğundan söz edilmektedir. Atatürk, Nutuk’ta bu kitabın mahiyet ve maksadını, “inkılabın tetkikinde tarihe kolaylık temin etmek” (yani resmi tarih yazımını yönlendirmek) olarak beyan eder. Kitabın büyük bir kısmı, dahili ve harici siyaset, askeri tarih, İstanbul-Ankara münasebetleri, ayaklanmalar, düşman işgali, lojistik meseleler, görüşme ve yazışmalar, mitingler ve kongreler, harbin safhaları, askeri ve siyasi teşkilatlanma safhaları, Atatürk’ün ehemmiyet verdiği çeşitli kısım ve detaylardır. Nutuk, çok şeyi ihtiva eden, ustaca ve ekonomik şekilde gerçekleştirilmiş bir hikayedir. Yine, hacim olarak çok yer tutan bir başka kısım ise, Atatürk'ün çok sayıda kişinin fiilleri ve şahsiyetleri üzerine müşahadeleri ve hükümlerini ihtiva eder. Bu bakımdan Nutuk, bir devrin siyasi elitler galerisi, bir kolektif biyografi, bir portreler albümüdür. Ustaca ve hararetli bir üslupla yazılmış bir tarihi iddianame ve hükümdür. Bu kişiler bilhassa, Yunan harbindeki basiretleri ve inkılaplar hususundaki tavırları cihetinden muhakeme olunurlar. Çok büyük kısmı da iyi çıkmaz bu muhakemeden."

Rıza Nur hatıralarında Nutuk’u acımasızca kritik eder: 1 - Nutuk güya tarihî vesika diye yazılmış. Asla değildir. Çünkü, evvelâ birtakım mühim vukuatı hiç bahsetmeyip geçmiştir. Bir kısmını tahvil veya te'vil ile yazmıştır. Vesikalar, tağyir, te’vil gibi şeylere tâbi tutulmuş ve rotüş edilmiştir. 2 - Nutuk, mevzuu cihetiyle hemen umumen şahsî kavgadır. Hatalarının müdafaanâmesi, muarızlarının terzilnâmesidir. 3 - Kendisine muarız on-on beş şahsı kötülemek, lekelemek, nazardan düşürmek gayesi takip edilmiştir. 4 – Mücadele esnasında yapılan haksızlıkları haklı göstermek gayreti vardır. 5 - Hemen her satır bütün millî hareketi ve mühim işleri sırf kendi yapmış olduğunu göstermeye matuftur. İsmet ve Fevzi’ye bile bu şereften hiçbir pay vermemiştir. 6 – İnsanüstü vasıflandırmalarla doludur. Bu nokta-i nazardan bir şahsın destanıdır.

Nutuk'taki bazı ithamlara muhataplarınca cevap verilmiştir. O sırada yurt içinde olup da cevap verebilen tek kişi Çürüksulu Mahmud Paşa olmuştur. Kazım Karabekir’in cevabının neşrine müsaade edilmemiştir. Hüseyin Kazım Kadri’nin cevap mahiyetinde Tercüme-i Hayat isimli hatıratı da neşredilmemiştir. Ali Fuat Cebesoy Ali İhsan Sabis, Rauf Orbay, ancak sonradan cevaplarını neşredebilmiştir.


18 Ocak 2026 Pazar
Alakalı Başlıklar