Sual:
İtikadname kitabında diyor ki: Evliyânın Allahü teâlâyı görmesi, dünya ve âhiret görmeleri gibi değildir. Yani rü’yet değildir. Onlara şühûd hâsıl olmaktadır. Yani kalb gözü ile, misâlini görürler. Burada "misalini görürler" ne demektir?Cevap:
Misalini görmek, görüntüsünü görmek, sıfatların tecellilerini, yani meydana gelişini görmek demektir. İmam Rabbanî hazretleri, 3. Cild 90. mektubunda der ki: “Süâl: Kalbde kendisine yakîn hâsıl olan şeyin âlem-i misâlde sûreti bulununca, Allahü teâlânın sûreti, görünüşü olmak lâzım gelmez mi? Cevâb: Allahü teâlânın misli yoktur. Fakat, misâli vardır dediler. Âlem-i misâlde sûret görünür dediler. Nitekim Muhyiddîn-i Arabî, Cennette görmeği de, âlem-i misâldeki sûret olacak demiştir. Âlem-i misâldeki sûret, Allahü teâlânın âlem-i misâldeki sûreti değildir. Kalbde yakîn hâsıl olan şeyin sûretidir. Kalbde yakîn hâsıl olan, keşf olan ise, Zât-ı ilâhî değildir. Zât-ı ilâhînin, nisbetleri, itibârlarıdır. Ârifin işi, Zât ile olunca, böyle hayâller meydâna çıkar. Hiç rü’yet ve mer’î [görme ve görülen şey] yoktur.Âlem-i misâlde maddelerin, zâtların sûreti olmaz. Mânâların sûreti olur. Âlemler [mahlûklar], Allahü teâlânın isimlerinin ve sıfatlarının görünüşleridir. Zâtlıkları, kendi varlıkları yoktur. Bunun için, âlemin hepsi, mânâ demektir. [Âlemde madde yoktur.] Onun için, âlemin, âlem-i misâlde sûreti vardır. Allahü teâlânın isimleri ve sıfatları da, Zât-ı ilâhî ile durabildiği için, mânâ gibidirler. Bunların âlem-i misâlde sûretleri olabilir. Fakat Zât-i ilâhînin hiç sûreti olamaz. Sûret, hudûdlü olur ve kaydlı olur. Âlemler, Onun mahlûkudur. Hiçbir mahlûk, Onu hudûdlayamaz. Bir kayd ile bağlayamaz. Allahü teâlânın misâli var demek, yalnız zât-ı ilâhînin değil bazı bakımlardan, bazı cihetlerden misâli olur demektir. Fakat Zât-ı ilâhînin değil, bazı itibârlarla, bazı bakımlardan misâli olur demek, bu fakire ağır geliyor. Belki zıllerinden uzak bir zıllin misâli olabilir. Tekrar edelim ki, âlem-i misâlde, sıfatların ve mânâların sureti vardır. Zâtın sureti yoktur. O hâlde, Füsûs sahibinin (Allahü teâlâ, Cennetde, âlem-i misâldeki sûreti olarak görünecektir) demesi, O’nu rü’yet değildir. Hattâ, sûretini bile rü’yet değildir.” Görülüyor ki, İmam-ı Rabbanî hazretlerine göre misal lafzı bile ağır bir sözdür. Anlaşılan, bu meseleler, ehlinden başkasına gizlidir.
Alakalı Başlıklar