Gelişmiş Arama İçin Tıklayınız!

Cevap: 

Hadis-i şerifte “Kur'ân-ı kerimin her bir âyetinin bir zâhiri bir de bâtını vardır” buyurulmaktadır. İbni Abbâs'dan yapılan rivayete benzer bir rivayette, Ebû Hüreyre, "Resûlullah’dan iki kap dolusu ilim aldım. Birisini sizlere bildirdim. Diğerine gelince onu meydana çıkaracak olsam şu boğazım kesilir" dedi. Bu hadisi şerh edenlerin bir kısmına göre, birincisi , ilm-i zâhir; ikincisi ilm-i bâtındır. İbn Abbas ve Ebu Hureyre'nin ifadeleri "İnsanlara akılları nisbetinde konuşun" hadis-i şerifine de muvafıktır. Ancak Kur’ân-ı kerimin, Bâtınîlerin verdiği gibi zâhiri manaları iptal eden bâtınî manaları yoktur. Bâtınîler, zâhirî manâyı neredeyse iptâl edecek derecede tevîller yaptıklarından, haramları mubah mesabesine indirmişlerdir. Ehl-i sünnet âlimlerine göre zâhir ile bâtın birbirinden ayrılmaz. Kur'ân-ı kerimin bâtınî tefsirine işarî tefsir denir. Tasavvufî tefsirler, ezcümle Ruhu’l-beyan böyledir.



6 Ocak 2013 Pazar
Alakalı Başlıklar