Gelişmiş Arama İçin Tıklayınız!

Cevap: 

Satılan Kur’an-ı kerim değil, kâğıt ve mürekkep ile emek ve nafaka karşılığıdır. Piyasada hediyesi kelimesi kullanmak edebdendir. Osmanlılarda da mushaf yazan hattatlar yazdıkları kimseden para alırdı. Hattat, sadece Kur’an-ı kerim yazarak geçimini sağlamaz, başka şeyler de yazar. Ahmed bin Hanbel gibi bazı âlimler mushaf yazarak elde ettiği parayı helâl görerek, bununla hayır hasenat yapmayı tercih etmiştir. Muteber dinî kitap ticareti yaparak geçinmek câizdir. Ancak kâr haddini yüksek koymamak, nafaka kadar almak müstahsen görülmüştür.



24 Kasım 2012 Cumartesi