Şehzadeler içerisinde tahtı istemeyen olmuş mudur?
Hükümdarlık dışarıdan bakılınca çok parlak dursa da ve iktidar arzusu hemen herkeste mevcut olsa da, maddi ve manevi çok büyük mesuliyetleri olduğu için hükümdarların çoğu bu makama isteyerek veya hevesle geçmiş değildir. Hanedan mensupları bunu bir vazife olarak görür. Mesuliyet hissi bunu icap ettirir. Aksi takdirde tarihin ve dinin kendisine yüklediği vazifeden kaçınmış gözükür ki, bunu kendisine yakıştıramaz. Taht mücadelesinde bile, her ne kadar kendisini buna iten bir klik olsa da, öleceğini bilerek bu işe girişmek, aslında vazife hissinin tecellisinden ibarettir. Hükümdarların hayatı dışardan bakınca çok parlak görünse de, hemen hepsininki sıkıntı ve üzüntü ile geçer. Hiçbir istediğini istediği zamanda yapamamak, gece gündüz yüksek mesuliyetli işlerle uğraşmak, devamlı karar vermek mecburiyetinde bulunmak, sıradan bir hayat yaşayamamak çok yıpratıcıdır. Sultan II. Murad gibi muvaffak bir hükümdarın tahttan iki defa feragati, Sultan IV. Mehmed’in, hiç kabahati olmadığı halde Viyana Bozgunu bahanesiyle tahttan indirildiğinde hiç bir teessür eseri göstermemesi, Sultan Vahideddin'in ağabeyi ölüp de tahta çıkma hakkına sahip olduğu halde, düşünmek için zaman istemesi hep bunun delilidir.
13 Temmuz 2022 Çarşamba
Alakalı Başlıklar