Osmanlıların Türkleri aşağıladığı, Celalî isyanlarının bu aşağılamaya reaksiyon olarak çıktığı, Şiîlik ve Safevîliğin Türk kimliği ile daha yakın olduğu, Mısır’ın fethinden sonra Anadolu Türklerinin Arap asıllı ilim adamlarının hâkimiyetine girdiği söyleniyor. Doğru mudur?

Hâdiseler çarpıtılmaktadır. Celâlî isyanları tamamen ekonomik gayelerle çıkmıştır. Tımarları elinden alınan Türkmen asıllı sipahiler, yanlarına memnuniyetsiz bir kitleyi de alıp ayaklanmıştır. Bunları Şiî Safevîler de desteklemiştir. Türk kimliği ile bir alâkası yoktur. Çünki Anadolu Türkmenlerinin azı Şiî'dir, hepsi değildir. Safevîler bunlara menfaatler va'dederek İran'a çağırmıştır. Göçebe kimliklerini muhafaza etmeleri sebebiyle İslâmiyet kalblerinde tam yerleşmediği için bu çağrıya uymuşlardır. Safevîlerin de bir Türk kimliği yoktur. Osmanlılar kadar bile yoktur. Safevî ailesi Kürt asıllıdır. Azerbaycan'da yaşadıkları için elbettte Türkçe bilirlerdi. Üstelik Şah İsmail seyyidlik (yani Araplık) iddiasındadır. Görülüyor ki Safevîler Türk kimliğini savunmuş değiller ki Türkmenler bunları kendilerine ırk ve kültür olarak yakın görsünler. Yakın görmeleri tamamen menfaat içindir.

Mısır'ın fethinden sonra Anadolu Türkmenleri yabancı ilim adamlarının hâkimiyetine girmemiştir. Osmanlı Devleti yıkılana kadar ulemâ, birkaç istisna hariç, hep Türk asıllıdır. Osmanlılar Türk asıllı olduğu gibi, Türk kültürünü, dilini, medeniyetini ve şuurunu da hep canlı tutmuştur. Türkçe bu sayede günümüze kadar temiz ve düzgün bir şekilde intikal etmiştir.

21 Haziran 2010 Pazartesi
Alakalı Başlıklar