Sabiha Sultan, Suat Hayri Ürgüplü’ye hatıralarını anlatırken, “Biz o zaman sarayda kaçgöç nedir bilmezdik, başımız açık gezerdik; dışarı çıkarken kapanırdık” diyor. Sarayda kaçgöçün bitmesi ne zaman başlamıştır?
Sürgüne kadar hanedan eski ananeler çerçevesinde yaşamıştır. Dışarıya her zaman örtülü çıkmışlardır; erkeklere karışmamışlardır. İslâmiyete göre bir kadının yanına çıkabileceği erkekler bellidir. Bunların yanına çıkarken örtünmesi gerekmez. Yabancı bir erkeğin zaten yanına çıkmaz. Çıkması icap ederse, örtünür. Meşrutiyet devrinde yaşanan dejenerasyona paralel olarak hususi hayatlarında bazıları bu kaidelere riayet etmemiş olabilir. İstisnalar, kaideyi bozmaz. Hanedanın ve saraylıların, bu kaidelere riayet ettiğine dair misal pek çoktur. Bir tanesini söyleyelim: Sabiha Sultan’ın kızkardeşi Ulviye Sultan evlendikten sonra, Damat İsmail Hakkı Bey, kayınvalidesi Nazikeda Kadınefendi’nin yanına giriyor. O esnada saraylı kalfalardan birisi Kadınefendi’nin yanındadır. Damat içeri girince, kadıncağız başı açık oluğu için, masanın altına giriyor. Kadınefendi, “Bizim damat ecnebi memleketlerde okumuş; buranın adetlerine vakıf değildir” diyerek kalfadan özür diliyor. Sultan Hamid'in kızlarının yabancı erkeklerin yanına çıkmadığını Halid Ziya, Saray ve Ötesi isimli hatıratında yazıyor. Neslişah Sultan, kocası ile Beyrut’ta Sultan Aziz’in kızı Nazıme Sultan’ı ziyarete gittiğini, Sultan Efendi’nin kocasını görmek istediğini, ama yabancı erkeklerin yanına çıkmadığı için bahçede gezerken görmekle iktifa ettiğini anlatılıyor. Said Nursi, Ankara’da Prof. Osman Turan’ı ziyarete gittiğinde, kaimvalidesi olan Nemika Sultan ile görüşüp özür dilemek istiyor. Osman Turan kaimvalidem yabancı erkeklere çıkmaz diyor. Kapı arkasından konuşuyorlar. Bunun misalleri uzar gider.
30 Mayıs 2020 Cumartesi
Alakalı Başlıklar