Küfr alâmetlerinden kaçınmak ve gayrı müslimleri tahkir emek gerektiğini kitaplardan okuyoruz. Ancak mukaddes kitaplara iman etmek imanın şartıdır. Diğer kitaplar nesh edilmiş, yürürlükten kaldırılmıştır. Bunların tahrif edilmemiş, bozulmamış şekillerine inanıp hürmet etmek gerekmez mi? O halde, şimdi tahkir edilmesi emrolunan küfr alâmetleri, ya bozulmamış kitaplarda var ise, o zaman bunları tahkir, eski dinleri beğenmemek olup insanı küfre düşürmez mi?
Tevrat ve İncil’e inanmak, bunları mukaddes bilmek İslâmiyette imanın şartıdır. Kur’an-ı kerim, bugün elde bulunan kitapların tahrif edilmiş olduğunu söylemekle beraber, neresinin tahrif edildiği açıkça bilinmediği için bunlara yine de hürmet edilmesi emrolunmuştur. Öyle ki mesela abdestsiz tutulmaz. Üzerine basılmaz. Hazret-i Peygamber, Yahudiler bir dini bayramlarında Tevrat taşırken ayağa kalkmıştır. Hadis-i şerifte, “İsrailoğulları size bir şey naklederse, hemen kabul etmeyin; nesholunmuş olabilir; hemen red de etmeyin; hakikatin kendisi olabilir” buyurulmuştur. Küfr alâmeti, haç, zünnar, papaz külâhı gibi, gayrı müslimlerin sonradan dinlerine mâl ettikleri şeylerdir. Bunların tazimi, yasaklanmıştır. Bu alâmetleri de İslâmiyet bildirmiştir. Sıradan insanlar bunları tesbit edemez.
14 Nisan 2012 Cumartesi
Alakalı Başlıklar