Gelişmiş Arama İçin Tıklayınız!

Cevap: 

Tevriye ve ta’riz, yani iki mânâya ihtimali olan bir sözü yakın mânâsında söyleyip, uzak mânâsını kasdetmek, ancak ihtiyaç olduğu zaman müracaat edilebilecek bir çıkış noktasıdır. Birinin hakkını yemek, başkasına zarar vermek, günah işlemek gibi neticelere varıyorsa câiz değildir. Yalanın câiz olduğu yerlerde, önce ta’rize gidilir. Ta’riz yetmiyorsa, yalan söylenebilir. Ama başkasının hakkını yemek için yalan ve ta’riz (tevriye) câiz değildir. Malı haram olan birinin ikramını fitne çıkarmadan reddebilmek için “Ben yemek yedim” demek gibidir. Burada dün yediğini kasdetmekte; karşı taraf ise şimdiki öğünü yediğini anlamaktadır. Böyle ta’riz câizdir. Amerikan filmlerinde görülüyor, şâhide yemin verdirirken gerçeği, yalnızca gerçeği söyleyeceğine yemin ettiriliyor. Bazen söylenen doğrudur, ama eksiktir, gerçeği tam manasıyla aksettirmez. Onun için yalnızca gerçeği dedirtiyorlar.



30 Mart 2012 Cuma
Alakalı Başlıklar