Ekrem Buğra Ekinci, 1987’de Ankara Hukuk Fakültesi’ni bitirdi. Avukatlık stajı yaptı.

Ankara’da başladığı kariyerini İstanbul’da sürdürdü.
Doktorasını 1996’da İstanbul Hukuk Fakültesi’nde tamamladı.

Türkiye ve Daily Sabah gazetelerinde yazmaktadır.
Devam
 
SARAY’A DAMAT OLMAK…

01 Temmuz 2019 Pazartesi

Herkesin gözü saraylıların ihtişamlı hayatındadır; ama pek de gıpta edilecek bir halleri olduğu söylenemez.

İşin aslına bakılırsa, Şark’ta damatları pek ciddiye almazlar. “Nasılsın?” sualine verilen “İçgüveyinden hallice” cevabından da bellidir. Ama mühim bir aileye damat olmak, itibar ve menfaat hâsıl etmez de değildir. Emir Timur, sıradan bir bey iken, han ailesinden kız alıp damat oldu. Sonra da koca Çağatay Hanlığı’nın başına geçti. Bu sebeple Timur Gürgân diye anıldı. Gürgân (küregen), Moğolca “damat” demektir. Farsça “damat” kelimesinin Türkçesi “güvenilen” manasına “güvey”dir.


Sultan Hamid'in en büyük torunu Nemika Sultan ile Ali Kenan Bey'in düğünü

Liyakat ve Sadakat

Hükümdar çocukları, memleket menfaati için evlenir. İlk padişah kızları, Anadolu beylerinin oğullarına verilirdi. Karaman, İsfendiyar, Akkoyunlu, Timurlu, hatta Memlüklü bey ve şehzâdelerinden damatlar vardır.

Anadolu birliği temin edilip de beylikler kalmayınca, devşirme asıllı devlet adamları ile siyasî evlilikler yapmışlardır. Böylece hem muvaffak devlet ricâli taltif edilmiş; hem de bunlar saraya bağlanarak, kendi aralarında evlilik yoluyla yakınlıklar kurmasının önüne geçilmiştir.

Bu, Osmanlılarda soya değil, liyâkate itibarın da işaretidir. Bir Balkan köylüsünün oğlu, kabiliyeti sayesinde yükselip sadrazam ve padişah damadı olabilmektedir.

Emir Sultan, Karaca Paşa, Zağanos Paşa, Malkoçoğlu Ali Bey, Hersekzade Ahmed Paşa, Ferhad Paşa, Makbul İbrahim Paşa, Rüstem Paşa, Sokullu Mehmed Paşa, Piyale Paşa, Cerrah Mehmed Paşa, Melek Ahmed Paşa, Hezarpare Ahmed Paşa, Merzifonlu Kara Mustafa Paşa, Nevşehirli İbrahim Paşa, Koca Ragıb Paşa, Fethi Paşa, Ferid Paşa meşhur damatlardandır.

Damatların -birkaç istisna dışında- hepsi saraya sadakatle hizmet etmiş; din, vatan, millet uğruna fedakârâne çalışmıştır. Harb meydanlarında şehid düşerek bu yolda canını veren damatlar az değildir. Yaptırdıkları hayır eserleri günümüze kadar gelmiş; isimlerini ölümsüzleştirmiştir.


Damat Rüstem Paşa

Haremağasına Razıyım

Son asırda, devlet ricâlinden veya bunların oğullarından namzetler seçilir; resmi sultana gösterilip muvafakati alınırdı. Nâdiren sultanın veya daha da nâdiren damadın görüp beğenmesi mevzubahistir. Sultan Abdülmecid’in kızı Mediha Sultan’ın Necib Paşa’yı görüp beğenerek evlendiği rivayet edilir.

Sultanın namzedi beğenmediği halde evlendiği az da olsa vâkidir. Sultan Mecid’in kızı Refia Sultan, Reşid Paşa’nın oğlu Ali Gâlib Paşa’yı beğenmediği halde vazife şuuru icabı evlenmişti.

Sultan Hamid’in torunu Nemika Sultan, resmini gördüğü namzede gizlice haber gönderdi. Kalfası yanında olduğu halde çarşaf giyip yüzünü peçeyle örttü. Gülhane Parkı’nda arabasının perdesini indirip kendisiyle ayaküstü görüştükten sonra kabul etti.

Ender de olsa, namzedin sultan ile evlenmeyi kabul etmediği haller vardır. Sultan V. Murad’ın kızlarını amcaları Sultan Hamid saraya aldırdı.  Ancak babaları tahttan indirilmiş bir padişah olduğu için fazla talip yanaşmadı. Hatta Hadice Sultan’a düşünülen Tunuslu Hayreddin Paşa’nın oğlu Tahir Bey, kurtulmak için genç yaşında sakal koyuverdi. O zaman damatların sakal bırakmaması âdettendi.

Bunun üzerine Sultan Hamid yeğenlerini kendi bendegânından kimselerle evlendirdi. Daha evvel, “Amcam bizi evlendirsin de, isterse harem ağası olsun” diyen Sultanlar, “Kendi kızlarını Gazi Osman Paşa’nın oğullarına verdi; bize kimleri münasip gördü” diyerek kocalarını beğenmediler; Meşrutiyet ilan edilince boşanıp padişahın iznini almaksızın kendi seçtikleri kocalarla evlendiler ama, hiç mutlu olamadılar.

Herkesin gözü saraylıların ihtişamlı hayatındadır; ama pek de gıpta edilecek hayatları olduğu söylenemez. Şehzâde ve sultanlar içinde mesud bir ömür süren çok azdır.

Behiye Sultan'ın düğün davetiyesi- Babaannesi imzasıyla

1001 Kese Mehir

Evlenme çağına giren padişah kızı için namzet araştırılır. Münasip biri bulunursa, namzetlenir, yani nişan yapılır.

Nikâhı Saray’da şeyhülislâm kıyar. Sultanın vekili kızlarağası (yani haremağalarının reisi); sonraları başmâbeynci; damadın vekili ise sadrazam, nâzırlardan biri veya mâbeyn müşiri olur.

Suistimalin önüne geçmek adına, padişah kızları, talâk hakkı elinde olmak üzere evlenir. Osmanlı tarihinde 8 sultan, zevcinden boşanmıştır.

Sultan nikâhlarında mehr miktarı yüksek tutulur. Mesela Sultan Hamid devrinde (1889) evlenen sultanların mehri 1001 kese, yani 500 bin kuruştur. Nikâh akdinden sonra, vaziyet gazetelerde ilan edilir.

Düğüne kadar sultan ile damat birbirini görmez. Düğün masrafları, padişah tarafından karşılanır. Umumiyetle birkaç düğün bir arada yapılarak, tasarrufa gidildiği vâkidir. Nikâh ile düğün arasında bazen uzun zaman geçmesinin sebebi de ekseriya budur.


Son devrin makbul damatlarından Sultan Aziz'in damadı Hâlid Paşa

Damad-ı Hazret-i Şehriyarî

Şehzâdeler gibi sultanlar da padişahın izniyle evlenebilir. Aksi takdirde, kendileri, eşleri ve çocukları hânedandan sayılmaz; her türlü haklarını kaybeder.

Damat, kimin kızıyla evli olursa olsun, damad-ı hazret-i şehriyârî’dir, yani padişahın damadıdır. Boşanma ile protokoldeki yerini ve evlilik sayesinde kazandığı bütün unvanlarını kaybeder. 

Sultan ile evlenen damat, edeben başka bir kadınla evlenmez; ancak odalık hakkı bâkidir. Mamafih Sultan Abdülmecid’in damadı Mehmed Ali Paşa, başka evlilik yapmış; zevcesi Âdile Sultan bunu tesadüfen öğrendiği halde, zevcine olan hürmetinden bilmez gözükmüştür.

Evli olduğu halde, bir sultan ile evlenmesi kararlaştırılan damadların işi zordur. Sokullu Mehmed Paşa, Kalaylıkoz Ali Paşa, Hezarpâre Ahmed Paşa, Nevşehirli İbrahim Paşa, Mahmud Celâleddin Paşa saraya damad olurken, önceki zevcelerinden ayrılmışlar, ancak bu hanımlarının maişetini karşılamaya da devam etmişlerdir.


Âdile Sultan'ın zevci Damat Mehmed Ali Paşa

Rekorlar

En kısa müddet damatlık, Sultan Mecid’in kızı Behice Sultan’ın zevci Hamid Bey’e aittir. Evlilik, Sultan’ın veremden vefatıyla 38 gün sonra sona ermiştir.

Sultan V. Murad’ın torunu Atiye Sultan’ın zevci Hâmi Bey’in damatlığı, 64 sene ile hânedanda rekordur. Çeyrek asır sürgünde yaşadıktan sonra memlekete dönebilenin Sultan ve Damat İstanbul’da vefat etmiş; çocukları olmadığı için mallarını Dârülaceze’ye bırakmıştır.

Birkaç defa hanedana damat olanlar vardır. Çerkez Mehmed Paşa, Sultan Mecid’in kızı Nâile Sultan ile evliydi. Zevcesi veremden öldükten sonra Sultan Aziz’in kızı Esma Sultan ile evlendi. Damat paşa ileri yaşında sürgüne çıktı. Torunları Beyrut’ta yaşamaktadır.


Sağda Çerkez Mehmed Paşa, solda Hâmi Bey

Şehir Efsaneleri

Koca evin reisi de olsa, damatlar eski terbiye icabı, karşısındakinin padişah kızı olduğunu unutmaz; hürmette kusur etmez. Kendisinden “Sultan Efendi” diye bahseder. Halk arasında damatların yatağın ayakucundan girmeye mecbur olduğu; sultan otur demeden oturmadığı gibi şehir efsaneleri türetilmiştir.

Rivayet odur ki, Yavuz Sultan Selim’in damadı Sadrazam Lütfi Paşa, bir icraatından dolayı kendisiyle atışan ve ağır konuşan zevcesi Şah Sultan’ı tokatlamış; babasının kızı olan sultan talâk hakkını kullanarak zevcini boşamıştır. Ama bundan dolayı Damat Paşa’ya bir ceza verilmemiştir.

Sultanlar evlendikten sonra kocaları ve maiyetleriyle kendilerine ait veya hazine-i hâssadan tahsis edilen bir sarayda otururlar. Damadın memuriyet maaşı, evlendikten sonra masrafların da çoğalması sebebiyle ciddi nisbette artar. Sultan vefat etse bile, damad sıhriyet maaşı alır. Meşrutiyet’ten sonra bu kesilmiştir. Meşrutiyetten sonra damatlığın itibarı arzın çokluğuna mebni azalmıştır.

Son devir damadlarından bazısı mülkiyede, bazısı askeriyede vazifelidir. Pek azı ticaret ve sair işlerle meşguldür. Nemika Sultan’ın zevci Ali Kenan Bey memleketin yurtdışında tahsil görmüş ilk maden mühendislerindendir. Emine Sultan’ın zevci Şerif Paşa, Şark tarih ve edebiyatına vâkıf, telif ve tercümeleriyle tanınan bir âlimdi.

1924’te hânedan sürgün edildiğinde, damatlara zevcelerinden ayrılıp sürgünden kurtulmak teklif edildiği halde hiç biri bu şerefsizliği irtikab etmemiş; zevcesi ölmüş damatlar bile sürgüne gönderilmiştir.


Damat Ferid Paşa

Bamya ile Su

Damat olmak, zannedilenin aksine, o kişiye emsali arasında fazla avantaj sağlamadığı gibi; Saray da damada imtiyazlı muamele yapmaz. Padişah icabında kızının gözyaşına bakmadan damadını cezalandırmaktan çekinmemiştir. Sultan I. Ahmed’in kızı Ayşe Sultan 6 defa evlenmiş; damadlardan 2’si idam edilmiş; 3’ü şehid düşmüştür.

Sultan İbrahim, Girit’i fetheden, ama bazı ihmalleri sebebiyle kuşatmanın uzamasına ve fethin gecikmesine sebep olan çok sevdiği damadı Yusuf Paşa’yı gözünü kırpmadan cezalandırmıştır.

Sultan Mecid’in kızlarını ve damatlarını önüne dizerek hepsini azarladığı meşhurdur.

Sultan Aziz’e darbeden suçlu iki damad, Nuri ve Celâleddin Paşalar idama mahkûm olmuş; padişah Sultan Hamid cezayı sürgüne çevirmiştir.

Kızlarını çok seven Sultan Hamid, damatlarına mesafeli dururdu. Hatta zevcesine hıyanet eden Kemaleddin Paşa’yı, Gazi Osman Paşa’nın oğlu olduğu halde boşatıp sürgün etmişti. Hısımlarına belli bir seviyeye kadar vazife verir; suiistimallerini görürse, hiç acımazdı. Bir yerde “Ben padişahın kayınpederiyim” diyerek nüfuz elde etmeye çalışan kayınpederini Arabistan’a sürmüştü.

İttihatçılar, Münire Sultan’ın zevci ve sadrazam Tunuslu Hayreddin Paşa’nın oğlu olup, kendilerine amansız muhalefet eden Salih Paşa’yı, Mahmud şevket Paşa suikastinden mesul tutup astırmıştır.

Meşrutiyet devri damatları saray görgüsünden uzak olmaları sebebiyle de yadırganmışlardır. Sultan Reşad, 1015’teki bir ziyafette “Bu adam yemek yemeyi bile bilmiyor. Bamya ile su içiyor” diyerek Enver Paşa’yı görgüsüz bulmuştu. Âdet hilafına Taksim Bahçesi’nde askerlere konuşma yapması için Padişah’a mektup gönderen Damat Hafız Hakkı Paşa, padişahı da saray erkânını da şaşırtmıştı. Bir merasimde şaşırıp protokolde ön sırada oturmaya kalkan bir damat beyi, Şehzade Necmeddin Efendi paylamıştır.


Naciye Sultan ile Enver Bey'in düğünü

Ne damat!

Manastırlı basit bir ustabaşının oğlu olan Enver Bey, genç şehzâdeleri Harbiye’de İttihatçı hocalar elinde yetiştirerek; genç İttihatçıları da, saraya damat yaparak, hânedanı avcunun içine almaya çalıştı.

Askerî ve siyasî kariyerinde yükselebilmek için, saraydan kız almanın faydasına inandığı için Padişah’ın yeğeni Naciye Sultan ile evlendi. Her şeyi batırıp kaçtığı Türkistan’da bile halife damadı unvanını titizlikle kullanarak saf Müslümanları inandırmaya ve peşinden sürüklemeye muvaffak olmuştur.

Mustafa Kemal Paşa, hemşerisi, arkadaşı ve rakibinden de ileri geçerek bizzat padişahın kızına talip oldu. Ancak Sultan Vahideddin’in kızı Sabiha Sultan kendisini reddetti. Padişahın damatlarda aradığı ilk kriter, “bulaşık”, yani İttihatçı olmamasıydı. Kemalist tarih teorisine göre, Padişah kızını vermek istemiş; ama Paşa düşünüp taşınıp reddetmiştir.


Damat Şerif Paşa'nın telif ettiği bir kitap


 Önceki Yazılar
16.07.2019 - OSMANLILAR GEOMETRİ BİLMEZ MİYDİ?

14.07.2019 - MEHMED ŞEVKET EYGİ’NİN ARDINDAN

08.07.2019 - AT BİNENİN KILIÇ KUŞANANIN

24.06.2019 - İSTANBUL BELEDİYESİ KİME EMANET?

17.06.2019 - PİRİ REİS’İN İDAMININ PERDE ARKASI

10.06.2019 - SULTAN HAMİD’İN AÇLIKTAN ÖLEN ŞEHZÂDESİ: AHMED NURİ EFENDİ

03.06.2019 - ASIRLAR EVVELİNDEN RESULULLAH’A MEKTUP YAZAN HÜKÜMDAR

27.05.2019 - HAZRET-İ PEYGAMBER’İN MÜTEVAZI MUHTEŞEM SOFRASI

20.05.2019 - “HALANIZ OLAN HURMAYA HÜRMET EDİNİZ!”

13.05.2019 - BERLİN’DE HÂKİMLER VAR

Diğer makaleler için tıklayınız...