Ekrem Buğra Ekinci, 1987’de Ankara Hukuk Fakültesi’ni bitirdi. Avukatlık stajı yaptı.

Ankara’da başladığı kariyerini İstanbul’da sürdürdü.
Doktorasını 1996’da İstanbul Hukuk Fakültesi’nde tamamladı.

Türkiye ve Daily Sabah gazetelerinde yazmaktadır.
Devam
 
Yazışmalar


Siz de Sual Gönderebilirsiniz...
Sual:
Ekmek ve meyvelerdeki alkol ile şarap ve sair müskirattaki alkol arasında ne fark vardır?

Cevap;
Alkol organik kimyada bir fonksiyonel grubun genel adıdır. Bu sebeple yüzlerce belki binlerce organik molekül alkol olarak adlandırılabilir. Necis ve içilmesi haram olan, şaraplarda bulunan ise sadece 2-karbon atomu taşıyan, formulü (C2H5OH) olan, ismi etil alkol veya etanol olan alkol molekülüdür. Buna da kısaca alkol deniyor.
Meyvelerde bulunduğu söylenen alkolün, şaraptaki alkolle kimyevî bakımdan hiçbir farkı yoktur. İkisinin de formülü aynıdır. Fakat meydana geliş şekilleri farklı oluyor. Şaraplardaki alkol, bakterilerin fermantasyonu ile sonradan hâsıl olurken, meyvelerin içlerindeki, yaradılışta kendiliğinden mevcut bulunuyor. Fermantasyon (tahammür) sebebiyle şaraba Arabca’da hamr adı veriliyor. Fermantasyona uğramış alkollü içki demek oluyor.
Meyvedeki alkol fıtrîdir. Ama ya ekmeğin mayalanması, ya sirkedeki alkol? Aslında alkol metabolik bir artıktır (ürün de diyebiliriz). Birçok bakteri türü vardır. Bunlardan bir kısmı alkolü ana ürün olarak veriyor, şarapların üretiminde kullanılan bakteriler gibi. Bunun haricinde diğer bakteriler ise alkolü yan ürün olarak üretiyorlar. Bakteriler oksijenin varlığında ve oksijenin yokluğunda (veya ortamda az bulunduğunda) farklı metabolik artıklar/ürünler veriyorlar (buna biyolojide solunum, teneffüs deniyor, oksijenli ve oksijensiz solunum). Alkol umumiyetle oksijenin az olduğu ortamlarda bakteriler tarafından üretilen bir metabolik artıktır. Fakat her bakteri veya hücre oksijen az olunca alkol üretmiyor. Meselâ insanın kas hücreleri oksijen yetersiz olduğunda insana yorgunluk hissi veren laktik asit üretiyor. Kaslar oksijen yokluğunda laktik asit değil de alkol üretseydi, insan koştuğunda veya çok hareket ettiğinde sarhoş olabilirdi. Oksijenin az olması, o an için enerji ihtiyacını karşılayacak reaksiyonlarda kullanılacak miktarda olmaması demektir. Hücreler de bu eksikliği oksijensiz solunum yaparak gideriyorlar. Kendi enerji ihtiyaçlarını karşılıyorlar ve ortama oksijensiz solunum ürünlerini de vermiş oluyorlar. Ayrıca ortamda oksijen ne kadar çok bulunsa bile, oksijensiz solunum az bir miktar da olsa devam edebiliyor. Dolayısıyla ekmeklerde ve sirke yapımında kullanılan bakteriler her ne kadar ana ürün olarak alkol üretmeseler de, yukarıda izaha çalıştığımız oksijensiz solunumdan dolayı az da olsa alkol üretebiliyorlar.
Netice itibariyle meyvelerde ve ekmek ile taze sirkede bulunan alkol dinen haram edilmemiş; tahammür (fermantasyon) neticesi ortaya çıkan veya suni olarak elde edilen etil alkol haram kılınmıştır. Birbirine benzeyen iki şeyin illeti farklı ise, hükmü de farklı olur. Bu meseleye doğrudan benzetilemez ama, adam öldürmek büyük günah iken, cihadda vâcib olmaktadır. Yabancı kadın ile vika haram iken, nikâh akdi olunca mübah, hatta sevab sayılmaktadır.

13 Temmuz 2012 Cuma

    Geri Dön