Ekrem Buğra Ekinci, 1987’de Ankara Hukuk Fakültesi’ni bitirdi. Avukatlık stajı yaptı.

Ankara’da başladığı kariyerini İstanbul’da sürdürdü.
Doktorasını 1996’da İstanbul Hukuk Fakültesi’nde tamamladı.

Türkiye ve Daily Sabah gazetelerinde yazmaktadır.
Devam
 
Yazışmalar


Siz de Sual Gönderebilirsiniz...
Sual:
Üç mekruh vakitte, secde-i tilâvet ve secde-i sehv câiz olmadığına göre, bir kişi ikindiyi kerahat vaktinde kılıyor olsa, secde-i sehv gerektiren bir iş yapsa, namazı secde-i sehv yapmadan mı bitirir? Bu kişi vâcibi terkettiği için o namazı iâde etmesi ona vâcib olmaz mı?

Cevap;
Kerahat vaktinde o vaktin ikindisinden başka bir namazı kılmak mekruh olduğu gibi, bu namazdaki bir vâcibin terkinden dolayı secde-i sehv yapmak da mekruhtur. Kerahat vaktinde secde-i sehv yapmak, namaz içindeki bir vâcibin terkinden doğan mekruhtan daha kerih görülmüştür. Vâcibi kasden terk eden vakti içinde iade eder; vakit çıktıktan sonra iadesi vâcib veya müstehabdır. Sehven terk eden ise iâde etmez. Sehv secdesi yapar. Bunu da unutursa bir şey gerekmez.  Nitekim namazın (abdest almak, necasetten taharet, kıbleye dönmek gibi) şartlarından birini de unutarak veya bunlarda yanılarak namaz kılan kimse için vakti içinde iade farz; vakit çıktıktan sonra müstehabdır.

21 Haziran 2010 Pazartesi

    Geri Dön