Ekrem Buğra Ekinci, 1987’de Ankara Hukuk Fakültesi’ni bitirdi. Avukatlık stajı yaptı.

Ankara’da başladığı kariyerini İstanbul’da sürdürdü.
Doktorasını 1996’da İstanbul Hukuk Fakültesi’nde tamamladı.

Türkiye ve Daily Sabah gazetelerinde yazmaktadır.
Devam
 
Yazışmalar


Siz de Sual Gönderebilirsiniz...
Sual:
Takiyye nedir, müdârâ ve müdâhene ile münasebeti var mıdır? Bu çerçevede Hazret-i Peygamber aleyhisselâmın, Ammar bin Yasîr’e müşriklerin işkencelerinden kurtulmak için istediklerini söylemesine izin vermesini nasıl anlamalıyız?

Cevap;
Takıyye, icab ettiği zaman, hakiki fikrini, inancını saklamak demektir. Caferiyye Şiasında bir inanç esasıdır. “Nasıl Hazret-i Ali, güyâ, kabul etmediği halde Hazret-i Ebubekr, Ömer ve Osman'a takıyye yapmışsa, Şiîlerin de Sünnilerin güçlü olduğu yerlerde böyle yapması gerekir” şeklinde bir kaidedir. Ehli sünnete göre, dinini ve canını korumak için, müdârâ yapmak câiz ve lâzımdır. Bir müslümanın, dini sebebiyle eziyet görecekse, canı, malı, ırzına zarar gelecekse, yalan söylemesi, inancını saklaması, küçük veya büyük günah işlemesi câiz olmaktadır. Müdâhane ise dünyalık elde etmek için dinden taviz vermek demektir. Câiz değildir. (Berika)

    Geri Dön