Ekrem Buğra Ekinci, 1987’de Ankara Hukuk Fakültesi’ni bitirdi. Avukatlık stajı yaptı.

Ankara’da başladığı kariyerini İstanbul’da sürdürdü.
Doktorasını 1996’da İstanbul Hukuk Fakültesi’nde tamamladı.

Türkiye ve Daily Sabah gazetelerinde yazmaktadır.
Devam
 
Yazışmalar


Siz de Sual Gönderebilirsiniz...
Sual:
Bazı dini cemaat liderlerinin "Siz Kur’anı anlayamazsınız, aklınız ermez, sizin neyinize anlamaya çalışmak, küfre sürüklenirsiniz, hocanız ne derse kabul et otur!" gibisinden sözleriyle medyada karşılaştım. Fakat Allah Bakara suresi 118. âyet-i kerimesinde "Elbet biz gönülden inanacak herkes için Âyetlerimizi açık ve anlaşılır kılmışızdır" buyuruyor. Bu hususta bu şahısları mı, yoksa Kuran-ı kerimi mi esas almak gerekir?

Cevap;
İlim sahibi olanla olmayan elbette aynı değildir. Kur’an-ı kerim böyle buyuruyor. Kur’an-ı kerimin muhatabı Hazret-i Peygamberdir. O, kitabı beyan eder, yani sünneti ile açıklar. Bu da bir âyet-i kerime ile sâbittir. Âlimler, O’nun bildirdiklerine; avam da âlimlerin bildirdiklerine uyar. Piyasadaki cemaatlerin ve medyadakilerin çoğunun böyle olduğu şüphelidir. Bahsettiğiniz âyet-i kerimenin meâli “İnanmak isteyeni, bu kitab iknâ eder” demektir. Yoksa Kur’an-ı kerimi herkes anlayabilir demek, dine müdâhene olur.

30 Ağustos 2015 Pazar

    Geri Dön