Kitaplarda iman-ı istidlali için peygamberlerin bildirdiği her şeyin doğru olduğunu, delilleri görerek aklı ve düşüncesi ile anlamak olarak bildiriliyor. Halbuki başka yerde iman anlatılırken, akla uygun olduğu için tasdik ederse, aklı tasdik etmiş olur; Resûlü tasdîk etmiş olmaz veyahut, Resûlü ve aklı birlikte tasdik etmiş olur ki, o zaman Peygambere itimat tam olmaz; itimat tam olmayınca, iman olmaz diye yazıyor. Buradaki incelik nedir?
Sadece aklın icabı diye inanırsa veya müsavi olarak hem dinin hem aklın icabı diye makbul değildir. Kalb ile iman ettikten sonra, bunu aklî delillerle takviye etmek caizdir.
10 Kasım 2020 Salı
Alakalı Başlıklar