Ekrem Buğra Ekinci, 1987’de Ankara Hukuk Fakültesi’ni bitirdi. Avukatlık stajı yaptı.

Ankara’da başladığı kariyerini İstanbul’da sürdürdü.
Doktorasını 1996’da İstanbul Hukuk Fakültesi’nde tamamladı.

Türkiye ve Daily Sabah gazetelerinde yazmaktadır.
Devam
 
MALTA'DA HÂLÂ OSMANLI İZLERİ YAŞIYOR

07 Mart 2016 Pazartesi

Malta, insanda bir Avrupa, hatta Akdeniz’den çok, Ortadoğu beldesi hissi uyandırıyor. Toprak ve bitki yapısı Filistin’e benziyor. 7 adadan müteşekkil bir yeni bir devlet. 1964’e kadar İngiliz müstemlekesi idi. 3 adada hayat var. Birinde sadece 3 kişi yaşıyor: Rahip, bekçi ve polis.
Maltız denilen ada halkı, Arapça’nın bir lehçesini konuşuyor. Daha hava meydanında rast gelinen “stenna wara linea safra” (sarı çizginin ardında bekleyiniz) sözünde üç Arapça kelime var.
Nüfus, 400 bin. Katolikler. Avrupa’nın dinine en bağlı halkı olduğu söyleniyor. Küçücük adada 365 kilise var. Yani her gün bir kilise.
Adada nehir ve göl yok. Sahilleri de denize girmeye pek elverişli değil. Ama tabiat çok ekzantrik.
Malta’yı 870’den itibaren 2,5 asır elinde tutan Müslüman Arapların mimarîden dile kadar izleri hâlâ adada yaşıyor. Uzun zaman Napoli Krallığı hâkimiyetinde yaşayan Malta’ya, Osmanlıların fethettiği Rodos’tan kaçan St. Jean şövalyeleri yerleşti. Filistin’de kurulan tarikat, Memlûkler burayı alınca, Rodos’a geçmiş; İzmir ve Bodrum’u da almıştı. Avrupa asillerinin çocuklarından müteşekkil şövalyeler, ölmedikçe silah bırakmazdı. Gozo adasını elinde tutan Osmanlılar, 1565’de Malta’yı da kuşattılar. Sen Elmo kalesi düştü, ama Malta’yı alamadılar. Hatta Turgut Reis şehid düştü. Buraya şimdi Dragut Burnu deniyor. Turgut Reis’in şehadetini temsil eden tabloda genç biri olarak tasvir edilmiş (1). Halbuki 80 yaşındaydı. Maltalılar “işte böyle yaşlı birini yendik” demek istememiş olsalar gerek. Şövalyelerin bu muvaffakiyeti, Papa ve Avrupa kralları tarafından yazılan mektuplarla tebrik edildi (2). Malta Şövalyeleri bugün topraksız bir devlet olarak tanınmaktadır.
 
1 ve 2
Şövalye başüstadının sarayında (3), kuşatmayı anlatan müzeyi gezerken, önümüzdeki rehber Japon turistlere kuşatmayı objektif bir şekilde anlatıyordu. Osmanlı askerlerinin mankenleri önüne gelince bunları hayran hayran seyreden turistlere, yeniçerilerin, orjinlerinin gayrı müslim olduğunu anlatarak Osmanlı kahramanlığını küçümsemeye kalkıştı. Japon turist, “Olsun, düşmanından böyle kahraman bir savaşçı yapmak Osmanlıların başka bir muvaffakiyeti” demesin mi? Rehber lafı değiştirmek zorunda kaldı. (4)
 
3 ve 4
Malta’nın başşehri La Valetta, Osmanlılara zafer kazanan şövalye üstadının adını taşıyor. Müdafaa için kurulan bir garnizon, şimdi adanın merkezi. Asırlar sonra Nazi bombardımanına bile bana mısın demedi. Bir haliçin bir yanında La Valetta, öte yanında denize uzanan üç burun üzerinde, birbirini seyreden üç semt var. Her yere yürüyerek gitmek mümkün. Zaten ufacık bir ada. Boyu 28, eni 14 km. Şehrin iki tarafından da güzel manzara var. Hele Üst Kışla Bahçeleri’nden limanın manzarası enfes. (5, 6, 7)
   
5 ve 6
7
Şimdi başbakanlık ofislerinin bulunduğu Pinto Kışlası, Sultan Vahideddin’in sürgün edildikten sonra bir müddet kaldığı yer. (8)
8
Malta’nın her köşesi, her binası buram buram tarih kokuyor. (9, 10) Eski sokaklardan birinde Türk bayrakları görünce şaşırdık. Film çekiliyormuş. Sokağı, eski kahvehaneler, dükkânlar ve tabelalarla film platosu haline getirmişler. (11)
  
9, 10 ve 11
Game of Thrones filminin bazı sahneleri burada çekilmiş. Biri, tarihî bir sessizlik içindeki eski başşehir Araplardan kalma Medina’da (12). Diğeri, Azura Penceresi adlı ürpertici kayalıklar ise Malta’nın güney doğusundaki Gozo adasında. (13)
 
12 ve 13
Rabat’ta Romalılardan kalma yer altı mezarları çok enteresan. (14) Rabat’ın tavşan kebabı meşhur. Önceden rezerve ediyorsunuz, pişiriyorlar. Kini adlı içecekleri, meyankökü şerbetine benziyor.
14
Mersa’da Osmanlı şehidliği ve câmii var. İngiliz devrinde Sultan Aziz Turgut Reis ve şehid Osmanlı askerleri için Malta’nın en meşhur mimarına yaptırmış. Kapısında tuğrası arz-ı endam ediyor. Burası kuşatma sırasında Osmanlı karargâhı idi. Adresi de ‘Osmanlı durağı’. Türk olmayan Müslümanlardan da gömülenler var. Şu anda restore ediliyor. (15, 16, 17, 18)
 
 
15, 16, 17 ve 18
Kalkala’da câmi, mektep ve kültür merkezi var. 10-15 bin müslüman yaşıyor. Çoğu Mağripli. Ama aralarında Maltız da var. Triq Mesquita (Mescid Yolu) tabelası maziye şahitlik ediyor. ( 19)
19
St.Jean Katedrali, dünyanın en zengin süslemelerine sahip. Şövalyeler, zenginlikleri dışarıdan anlaşılmasın diye bütün şatafatı buraya yatırmış. ( 20)
İttihatçılar düştükten sonra elebaşlarını İngilizler Malta’ya sürmüş; bir müddet sonra serbest bırakmıştı. Malta Yârânı, aralarında Rauf Orbay, Fethi Okyar, Ziya Gökalp, Fahreddin Paşa, Said ve Abbas Halim Paşalar, Hüseyin Cahid’in de bulunduğu 115 kişiydi.

 Önceki Yazılar
11.12.2017 - GÖNÜLLERDEKİ KUDÜS

04.12.2017 - ACILARLA ÖDENEN KEFÂRET: HADİCE SULTAN’ın HİKÂYESİ

27.11.2017 - KOMŞU KOMŞUNUN KÜLÜNE MUHTAÇ

20.11.2017 - BİR MUHALİFİN PORTRESİ: MUSTAFA SABRİ EFENDİ

13.11.2017 - ADRİYATİK'TE OSMANLILAR - KARADAĞ SEYAHAT NOTLARI

06.11.2017 - KATALONYA’NIN BİTMEYEN MÜCADELESİ

30.10.2017 - OSMANLI HANEDANI HAYATINI BİR KADINA BORÇLUDUR

23.10.2017 - HAREMEYN’DE OSMANLI MÜHRÜ

16.10.2017 - OSMANLILARIN HAREMEYN’E HİZMETLERİ

09.10.2017 - SUYA AKSEDEN OSMANLI MEDENİYETİ

Diğer makaleler için tıklayınız...