Ekrem Buğra Ekinci, 1987’de Ankara Hukuk Fakültesi’ni bitirdi. Avukatlık stajı yaptı.

Ankara’da başladığı kariyerini İstanbul’da sürdürdü.
Doktorasını 1996’da İstanbul Hukuk Fakültesi’nde tamamladı.

Türkiye ve Daily Sabah gazetelerinde yazmaktadır.
Devam
 
İRAN'DA HOLDİNG KADAR GÜÇLÜ VE ZENGİN BİR TÜRBE VAR
İran Seyahat Notları


01 Aralık 2014 Pazartesi

İran’da gezecek şehir çok. Aralardaki mesafeler de uzun. Kimine tayyare, kimine otobüs, kimine otomobil ile gitmek lâzım.

 

Nakş-i Cihân meydanı ve nefis gece manzarası ile Siesopol (Otuz Gözlü Köprü)

Isfahan, bence İran’ın en güzel şehri. Nısf-ı Cihân (Cihanın Yarısı) diye meşhur. Bir ara Selçukluların merkezi idi. Sultan Melikşah’ın veziri Nizâmülmülk’ün kabri burada. Tabii bakımsız bir halde. İran’ın hâlâ kullandığı günü güneşe, yılı hicrete göre sayılan Takvim-i Celâlî, Melikşah’ın yâdigârı. Dünyanın en büyük meydanlarından biri Nakş-ı Cihân burada. Şehrin içinden geçen nehir üzerindeki Siesopol (Otuz Gözlü Köprü) ile Floransa’yı andırıyor.

  

Isfahan'da Cuma Mescidi ve Isfahan büryânîsi. Kuzu eti, akciğer ve tahinden yapılıyor.

Şiraz, üzümü, eriği ve şairleri ile meşhur. İrem bağları, şimdi botanik bahçesi. Bir ara pâyitaht olmuş. Kerim Han Sarayı’nın eğri burcu dikkat çekiyor. Darius’un şehri Persepolis harabeleri, buraya yakın.

 

Sadi Şirazî Türbesi ve Şiraz'ın eski köşklerinden Narencistan

 

Eski Şiraz sokakları ve Kerim Han Sarayı'nın eğri burcu

Yezd, Zerdüşt dininin merkezlerinden. Asırlardır yanan mukaddes ateşleri burada. Ölülerini akbabalara tevdi ettikleri Dahme şimdi bomboş. İnkılâptan beri gömüyorlar. Çölün ortasında sıcak bir şehir olduğu için, her evde, rüzgârı alıp eve ve evin mahzenine ileten klima teşkilatı var. Bâdgir deniyor. Böylece dışarıda hararet 35° derecenin üzerinde iken, evin içini 21° dereceye sabitlemişler. Halıları ve ipekli dokumaları enfes. Tarihî şehir, tamamen toprak rengi tuğladan inşa edilmiş. Kervansarayları da otel yapmışlar. Uzaktan getirtilen su, yeraltındaki şebekeyle şehre dağıtılmış. Yezd, dünyanın sayılı su medeniyeti merkezlerinden. Memleketin 4 bir tarafına su ustaları buradan gidermiş. Bir de Müze-i Âb (su müzesi) var.

 

Ateşgede ve Zerdüştîlerin asırlardır yanan mukaddes ateşi ve ölülerini akbabalara bıraktıkları Sessizlik Kuleleri

 
Yezd'de Devletâbâd Köşkü ve üzerinde bâdgir.


Bayezid Bistamî Kabri

Meşhed, dinî merkez. Burada 8. imam Ali Rıza’nın türbesi var. Bizim Eyüp Sultan gibi. Ama Mescid-i Nebevî’den bile daha büyük. Ha bire de büyüyor. Şiîlerin hac yerlerinden biri. Hacca giden hacı olduğu gibi; Kerbelâ’ya giden, Kerbelâî; buraya gelen de Meşhedî oluyor. Şehrin dışında muayyen yerlerde ziyaretçilerin adeta ihrama gireceği Mîkat-ı Rıza var. Türbenin vakfı çok zengin. Onlarca şirketi, yüzlerce hademesi, sayısız gayrımenkulü var. Halife Harun Reşid’i kabri de burada, ama yeri belirsiz edilmiş. İmam, buraya onunla gelmişti. Abbasîlerin veliahdı idi; erken vefat etti. İran’ın hemen her şehrinde, halkın rağbet ettiği bir “imamzâde” türbesi vardır.

 

İmam Ali Rıza'nın altın kapısı ve iç kapıyı öperek sandukanın huzuruna çıkanlar

Meşhed’e yakın Tus, tarihî bir merkez. İmam Gazalî, Ebu Ali Farmedî, Firdevsî türbeleri burada. İlki harabe hâlinde. Sonuncusunun ihtişamına ise diyecek yok. Bistam’da Bayezid Bistamî’nin kabri, İmam Cafer’in oğlunun türbesinde. İlhanlı yapısı. Yakınında Ebu’l-Hasen Harkanî türbesi Selçuklulardan kalma.

 

İmam Gazalî kabri

İran’da Koka Kola var; ama McDonalds yok. Yemekleri Türklere uygun. Bizim Adana kebaba benzer çello veya cûce dedikleri tavuk, üzeri tepeleme yağsız pirinç. Isfahan’ın büryanîsi meşhur. Yağırt dedikleri ayran, naneli.

Yüksek binaya rastlanmıyor. Binalar betonarme yerine, çelik konstrüksiyon ile iskelesi çatılıp, sarı tuğla ile duvarları örülüyor. Hemen her şehirde hoş parklar nefes aldırıyor. Yollarda sadaka kutuları var. İstasyon gibi umumi yerlerde telefon şarjı için bedava prizler. Helâlar alaturka. Taharet musluğundan sıcak su akıyor. Evlerde, merkezî sıcak su var. Sabun, umumi bir hazneden bütün sabunluklara geliyor.

Nizamülmülk kabri

İranlılar cana yakın, yardımsever. Yol sorsanız, dil bilmiyor, ama uzun uzun şiir gibi bir Farsça ile cevap veriyor. Mamafih Tahran ve Meşhed’de Türkçe bilen çok. Halkın yarısı zaten Azerî. Aşağılara indikçe, Şiraz, Isfahan’da ne Türkçe var, ne İngilizce. Ne de olsa dilimizde Farsça kelime çok, güzelce anlaşıyoruz. Kavga eden kimseye rastlanmıyor. Emniyet problemi yok. Neredeyse hiç polis görmüyorsunuz. AVM yok, ama küçük esnaf bol. Kredi kartı geçmiyor. Taksiden otele, pazarlık payı yüksek. İran bizim 80’leri yaşıyormuş gibi geliyor, ama yine de muayyen bir refah seviyesine sahip.

Şiraz Vekil Câmii

Câmilerin hemen hepsi Selçuklu tarzında. Avlulu, dört eyvanlı. Mavi çiniler. Yekpare mermer mihrab. İmamın yeri, cemaatten yarım metre aşağıda. İran’da din ulularının yanına gömülmek maddî güç isteyen bir imtiyaz. Kabirler, yer seviyesinde, üzerine basılıp geçiliyor.


 Önceki Yazılar
18.09.2017 - OSMANLI PADİŞAHINDAN, KITLIK ÇEKEN İRLANDA HALKINA…

11.09.2017 - MEKTEB-İ TIBBİYE’NİN HİKÂYESİ

04.09.2017 - TÜRKLERDE KURBAN GELENEĞİ…

28.08.2017 - AVRUPA’YI DOLAŞAN TÜRK MODASI

21.08.2017 - OSMANLI SARAYI’NDA ENGELLİLER VE DİLSİZ DİLİ

14.08.2017 - NEREDE O ESKİ YAZLAR… O ESKİ SICAKLAR…

07.08.2017 - NİKÂHTA KERÂMET VARDIR!

31.07.2017 - BİR TAS ÇORBA UĞRUNA: FEHİME SULTAN’IN ACIKLI SONU

24.07.2017 - BEYAZ RUSLAR İSTANBUL’DA…

17.07.2017 - YANGINA NE DAYANIR…

Diğer makaleler için tıklayınız...