Ekrem Buğra Ekinci, 1987’de Ankara Hukuk Fakültesi’ni bitirdi. Avukatlık stajı yaptı.

Ankara’da başladığı kariyerini İstanbul’da sürdürdü.
Doktorasını 1996’da İstanbul Hukuk Fakültesi’nde tamamladı.

Türkiye ve Daily Sabah gazetelerinde yazmaktadır.
Devam
 
BİR TAHT SESSİZ SEDASIZ EL DEĞİŞTİRDİ

24 Temmuz 2013 Çarşamba

Bu yıl tahttan feragat modaydı. Papa, Holanda Kraliçesi ve Katar Emiri’nden sonra 79 yaşındaki Belçika Kralı II. Albert, 53 yaşındaki oğlu Philip lehine tahttan feragat etti. Karar âcilen alındığı için, son derece sade bir merasim yapıldı.

Belçika, Avrupa’nın nisbeten yeni devletlerindendir. Holanda ve Fransa arasında el değiştirdikten sonra, 1830 yılındaki halk hareketleri neticesinde kuruldu. Belçika Milli Komitesi (aslında süper güçler), bu tarafsız, ama Fransız görüntüsü veren Katolik devletin başına bir Alman soylusunu, Saksonya Prensi Leopold’ü geçirdi. “Belçikalılar Kralı” I.Leopold (1790-1861), daha evvel kendisine sunulan Yunan tacını reddetmişti. O yıllarda Osmanlılardan istiklâlini elde etmiş Yunanistan, Bulgaristan ve Romanya’da da birer Alman prensi kral yapılmıştır. Leopold, İngiltere Kralı IV.George’un yegâne çocuğu ve vârisi Charlotte ile evliydi. Ancak kız, babasından evvel vefat etti. İngiltere Kraliçesi Victoria’nın kocası Albert de, Leopold’ün yeğenidir. Amcasının nâil olamadığı “İngiltere kraliçesinin kocası” rolü, bunun oldu. İngiliz ve Belçika kraliyet ailesi yakın akrabadır. Fransız prensesi olan ikinci eşi Louise’i de veremden kaybeden Leopold’ün, sevgilisinden de çocukları vardır. Leopold’ün kızı Charlotte, bir ara Meksika İmparatoriçesi olmuş; talihsiz bir ömür sürmüştü.

 

                                      İlk Kral I.Leopold (solda), Kral II. Leopold ve Kraliyet Sarayı

Hemen bir sömürge!

II.Leopold (1835-1909), uzun sakalıyla enteresan bir hükümdardı. Kadınlar tarafından çok beğenildiği için “Belçika Boğası” diye tanınırdı. 1860’da İstanbul’u ziyaret etti. Sultan Aziz de kendisine Brüksel’de iadede bulundu. Kongo ve ardından Ruanda gibi sömürgeler kazandırarak Genç Belçika’yı zenginleştirdi; ancak buralardaki zulümler, kralın adını lekeledi. 1908’de Belçika Parlamentosu, Kongo’nun idaresini kralın elinden aldı. Cenazesinde halk tarafından yuhalandı. Avusturya Arşidüşesi Henriette ile evliydi. Çocuğu yaşamadığı için, yeğeni tahta geçti.

 

                        Dağcı kral I. Albert Alplerde (solda). Kral, I. Cihan Harbi'nde cepheyi ziyaret ediyor.

I.Albert (1875-1934) ve eşi Bavyera Prensesi Elisabeth, halk tarafından çok sevilirdi. Hem Fransızca, hem Felemenkçe yemin eden ilk kraldır. I.Cihan harbinde hükümet Le Havre’a kaçtığı halde, Albert ordusunun başında Almanlara karşı savaştı. Cesareti sebebiyle  “Asker Kral” diye anıldı. İşçi sınıfının vaziyetini düzeltmeye çalıştı. Böylece sosyalizmin de önünü kesmiş oldu. Dindar ve sade yaşadı. Aynı zamanda fen ilimlerine meraklıydı. Zamanında Leaken Sarayı bir ilim ve sanat meclisiydi. Felemenkçe tedrisat yapan bir üniversite kurdu. Hobisi dağcılıktı. Ölümü de bu yolda oldu. Kayalıklardan düşerek parçalandı. Usta bir dağcı olduğu için, suikastten şüphelenildi. Bir kızı İtalya Kraliçesi oldu.

 

                                 Kraliçe Elisabeth harb sırasında hemşirelik yapmıştı (solda). Kraliyet ailesi (sağda)

Talihsiz kraliçe

Eton Koleji’nde okuyan yakışıklı III. Leopold (1901-1983) ve güzelliği ve sevimliliği ile meşhur hanımı İsveç Prensesi Astrid birbirine çok yakışırdı. Ancak Astrid, genç yaşta, 1935’te İsviçre’de geçirdiği otomobil kazasında öldü. Geride bıraktığı iki oğlu Baudouin ve Albert, kral; kızı Charlotte da Lüksemburg Grandüşesi oldu. II. Cihan Harbi’nde halkın iyiliğini düşünerek Almanlara teslim olması, kralın itibarını zedeledi. Almanlar kendisine esir muamelesi yaptı. Sonra Cenevre’de sürgün hayatı yaşadı. Ancak 1950’de yapılan referandumla ülkesine dönebildi. Ülke, taraftar ve aleyhtarları arasında bölünüp, iç savaşın eşiğine gelince, oğlu Baudouin (1930-1993) lehine tahttan feragat etti. Kendisini ilmî çalışmalara verdi. Antropolog ve böcekbilimci idi. Afrika ve Amerika’da keşif seyahatleri yaptı. Bu esnada oğluna siyasî tesirde bulunmakla itham edildi. Belçikalı bir politikacının kızı Lilian ile yaptığı ikinci evliliği pek hoş karşılanmadı. Bu evliliğinden doğan çocuklarına, asalet unvanı verilmedi.

 

               Kral III. Leopold ve Kraliçe Astrid (düğünde). Kral III. Leopold, mecliste yemin ederken.

Baudouin, salahiyetleri budanmış olmasına rağmen, kriz devirlerinde çok mühim rol oynadı. Ancak 1990’da kürtaj kanununu dinî inanç ve vicdanına aykırı olduğu için tasdik etmeyince, şaşılacak bir şekilde hükümet kralın salahiyetlerini üç günlüğüne askıya aldı. Bu arada kanun çıkarıldı. Kongo’ya istiklâl verildi. Bu devirde Belçika, korporatif federasyon oldu. Küçük, ama zengin Belçika’da, nüfusu birbirine yakın Protestan Flamanlar ile Fransızca konuşan Katolik Valonlar, ayrıca Almanlar yaşar. XX. asır başlarında Flamanlar ayrılıkçı bir yola girdiler. Ülke sık sık krizin, hatta bölünmenin eşiğine geldi. Her seferinde de kralın birleştirici gücü sayesinde kurtuldu. Flamanlara politik ve kültürel otonomi tanındı. Bu sistem, Kıbrıs ve Lübnan’a da model oldu; ama orada Belçika kadar iyi tatbik edilemedi. Türkiye için de model olarak teklif edilmektedir. Kral olmasa, Belçika çoktan bölünürdü. Bu bakımdan şimdi iki dilli Belçika, monarşiye en çok ihtiyaç duyan devletlerdendir.

                    Kral III. Leopold, tahttan feragat beyannamesini imzalarken. Sağda Kral Baudouin.

42 sene tahtta kalan Baudouin’in cenazesine dünya hükümdarlarından başka, 500 bin kişi katıldı. Halk, 14 saat sıcağın altında bekledi.  İspanyol soylusu Fabiola Mora y Aragon ile evlenen kralın çocuğu olmadı. Yerine şimdi tahta geçen Philippe’i düşünüyordu. Ama ölümü üzerine yerine kardeşi Liege Prensi Albert geçti. 1958’de papanın taç giyme merasimine katılmak üzere gittiği Roma’da İtalyan Prenses Paola Ruffo di Calabria ile evlendi. II.Albert iyi bir kral oldu. 20 sene hüküm sürdükten sonra, ülkenin millî günü 20 Temmuz’da tahtı oğluna devretti. Yeni kral, Belçika Kraliyet Askerî Akademi’si mezunu ve pilottur. Ayrıca Oxford ve Stanford Üniversitesi’nde siyaset tahsili görmüştür. Güzelliğiyle göz dolduran Belçikalı Kontes Mathilde d’Udekem d’Acoz ile evlidir. Belçika doğumlu ilk kraliçedir. İki erkek, iki kız doğurdu. Büyük çocuğu 12 yaşındaki Prenses Elisabeth, ileride ilk kadın Belçika hükümdarı olacaktır.

 

                             Önceki ve şimdiki kral ve kraliçe. İstiklâlin 75. senesi hatırasına çıkarılmış bir kartpostal (1906)


 Önceki Yazılar
18.09.2017 - OSMANLI PADİŞAHINDAN, KITLIK ÇEKEN İRLANDA HALKINA…

11.09.2017 - MEKTEB-İ TIBBİYE’NİN HİKÂYESİ

04.09.2017 - TÜRKLERDE KURBAN GELENEĞİ…

28.08.2017 - AVRUPA’YI DOLAŞAN TÜRK MODASI

21.08.2017 - OSMANLI SARAYI’NDA ENGELLİLER VE DİLSİZ DİLİ

14.08.2017 - NEREDE O ESKİ YAZLAR… O ESKİ SICAKLAR…

07.08.2017 - NİKÂHTA KERÂMET VARDIR!

31.07.2017 - BİR TAS ÇORBA UĞRUNA: FEHİME SULTAN’IN ACIKLI SONU

24.07.2017 - BEYAZ RUSLAR İSTANBUL’DA…

17.07.2017 - YANGINA NE DAYANIR…

Diğer makaleler için tıklayınız...