Ekrem Buğra Ekinci, 1987’de Ankara Hukuk Fakültesi’ni bitirdi. Avukatlık stajı yaptı.

Ankara’da başladığı kariyerini İstanbul’da sürdürdü.
Doktorasını 1996’da İstanbul Hukuk Fakültesi’nde tamamladı.

Türkiye ve Daily Sabah gazetelerinde yazmaktadır.
Devam
 
MATBAAYI BULAN JOHANN GUTENBERG DEĞİLDİR!

15 Mayıs 2013 Çarşamba

Çokları, matbaayı ilk bulan kişi olarak Alman Johann Gutenberg’i bilir. Halbuki Gutenberg’den asırlarca evvelinden beri matbaa bilinir ve kullanılırdı.

Francis Bacon, 1620 yılında, dünyadaki en mühim üç buluşun matbaa, barut ve pusula olduğunu söyler. Şöyle ki, kâğıt gibi, bu üçünün de vatanı Asya’dır. Müslüman Araplar ve Türkler vasıtasıyla Avrupa’ya gelmiştir. Matbaa olmasaydı, Rönesans’ın tesiri çok daha zayıf olurdu. Buluşların ve fikirlerin yayılmasını kolaylaştırarak ilmin inkişafına hizmet etti.  Öte yandan milliyetçiliğin artmasına ve Avrupa ekonomisinin ilerlemesine de yardımcı oldu. Kısacası matbaa, Batı medeniyetinin karakterini değiştirdi. Ama matbaayı Johann Gutenberg’in bulduğunu söylemek haksızlık olur. Gutenberg, matbaayı Avrupa’da bulan kişidir. Asyalılar, asırlardır bunu bilir ve kullanırdı.

        

                      Girit'te bulunan baskı diski (solda). Bilinen en eski matbu eser: Elmas Sutra (sağda)

Türk buluşu mu?

Bir yazıyı veya şekli, bir tahta, metal veya taş bloğa ters olarak kazıyıp, sonra bunu düz olarak bir başka yere basma sanatı çok eskidir. Hakiki manada matbaa, bir yazıyı hareketli harflerle çoğaltarak basmaktır. Basma sanatına dair elde mevcut en eski eser ME 2000 yıllarına ait Girit’te bulunmuş bir toprak disktir. Bunu Hititlerden öğrenmişlerdi. Sonra sahneye Çinliler çıkmıştır. Ağaç matbaa Çin ve Kore’de ME VI. asırda kullanılıyordu. Yazıların tek parça blok üzerine kazınıp basılması esasına dayanan blok matbaa IX. asrın başında keşfedildi. Eldeki en eski matbu kitap 868 tarihlidir ve Sutra Elması adında bir Budist dua kitabıdır. O devirde matbaacılık umumiyetle Budist rahiplerin elindeydi ve bu dinin yayılması için bir vasıta olarak görülürdü.

    

                                Metal matbaayı yapan Çinli Bi-Sheng ve metal harfleri.

Harfleri hareketli ilk matbaa Uygurlar tarafından geliştirilmiştir. Nitekim yüz yıl kadar evvel keşfedilen Tun-Huang mağarasında hareketli tahta Uygur harfleri ve V-XI. asır arasına ait vesikalar bulundu. 1041’de Bi-Şeng adında Çinli bir demirci bu harfleri metalden yaptı. Hareketli metal matbaanın Gutenberg’den yıllar evvel 1403’de Kore’de de kullanıldığı biliniyor. Mamafih hareketli matbaada basılan Çince kitaplar bile, Çin’de değil, Türkistan’da bulunmuştur. Arkeolog Helmuth Bossert, hareketli matbaanın bir Türk buluşu olduğunu ortaya koymuştur. Uygurlar deri, Çin kâğıdı ve ipek üzerine, iki renkli (siyah ve kırmızı) basardı.

 

                     Blok baskı kalıpları (solda). Gutenberg'in matbaasnın modeli Polonya Grebocin müuzesi (sağda)

XIV. asırda Mısır’da Memlûkler, harfleri hareketli matbaa ile kitap basardı. Hem blok, hem hareketli matbaa, güneyden Müslüman istilâsı, kuzeyden Türk akınları vesilesiyle Avrupa’da tanındı. Avrupa’da ilk matbu kitaplar 1423’te basıldı. Bunlar Latince gramer ve halk için yazılmış dinî metinlerdir. Hepsi blok matbaada, tahta kabartma kalıp usulüyle basılmıştır. Harfleri hareketli metal matbaa ilk defa Alman Johann Gutenberg tarafından kullanılmış; yanlış olarak herkes kendisini “matbaayı bulan kahraman” olarak tanımıştır. Gutenberg’in usulü ile baskı, yavaş ve pahalı olduğu için, 1796’da Çek asıllı Alois Senefelder, levhalar biçiminde kesilmiş taş kalıplar üzerine elle yazılmış yazıların presler altında kâğıda basılması usulünü buldu: Taşbaskı (litografya). 1831’de Osmanlı ülkesine de geldi ve çok tutuldu.

 

                             Gutenberg ve Fust (solda). Gutenberg'in bastığı ilk kitap: İncil (sağda)

Matbaayı bulan kahraman!

Gutenberg, Mainzlidir. Asil bir aileden olan annesinin soyadıyla anılır. 1434’te Strasbourg’a göçerek burada görünüşte ayna ve cam imalatı yapan; aslında matbaacılıkla uğraşan bir şirket kurdu. Şirket batınca, 1444’te Mainz’e döndü. 1448’de kurşun-kalay karışımı metal harf döküp, şaraphanelerde üzüm ezmek veya mandıralarda peynir sıkıştırmak için kullanılan mengene yardımıyla yazıları kâğıda basmaya muvaffak oldu. 1450’de Johann Fust adlı bir bankerle ortaklık kurdu. Hilekâr Fust, 1455’te şirketi feshedip, Gutenberg’in elinden makineleri aldı. Gutenberg’in ilk bastığı kitap “42 Satırlık İncil” idi. 1873’te 3400 sterline satılmıştır. Gutenberg, sonra Pfister adlı bir ortak buldu. Günde 300 sayfa basacak kapasitede bir matbaa kurdu. Burada da ilk basılan “30 satırlık İncil” adlı eserdir. Baskı pahalıya mal olduğu için, Gutenberg iflas edip sefalete düşünce, Nassau Dükü kendisine asalet unvanı ve maaş tahsis etti. Gutenberg, 1468’de ümitsizlik içinde öldü. Matbaayı geliştirip tanıtan ise Fust oldu. Kitapları ucuza mal etti. Mainz ve Strasbourg’dan sonra, 1461-1471 arasında Bamberg, Köln, Augsburg, Basel ve Nürnberg’de, sonra da Speier, Ulm, Lübeck ve Leipzig’de matbaalar açıldı. Kitap kapağına kimin bastığına dair yazı koymak Köln’de âdet olduğundan, Gutenberg’in hangi kitapları bastığı bilinmemektedir. Matbaayı Almanlar 1465’te İtalya’ya, 1470’de de Fransa’ya götürdü. Bunu Budapeşte (1473), Londra (1477), Viyana ve Prag (1479), Edinburgh (1504), Dublin (1550) ve Amerika (1639) takip etti.

                       Litografya (taşbaskı) makinesi


 Önceki Yazılar
14.08.2017 - NEREDE O ESKİ YAZLAR… O ESKİ SICAKLAR…

07.08.2017 - NİKÂHTA KERÂMET VARDIR!

31.07.2017 - BİR TAS ÇORBA UĞRUNA: FEHİME SULTAN’IN ACIKLI SONU

24.07.2017 - BEYAZ RUSLAR İSTANBUL’DA…

17.07.2017 - YANGINA NE DAYANIR…

10.07.2017 - BİR DARBE TEŞEBBÜSÜNÜN HATIRLATTIKLARI…

03.07.2017 - ZELZELEDEN KAÇIŞ YOK MU?

26.06.2017 - UNUTULMAYAN BAYRAM HATIRALARI

19.06.2017 - KAŞGARÎ DERGÂHI’NDAN RAMAZAN HATIRALARI

12.06.2017 - BU KATAR NEREYE GİDER?

Diğer makaleler için tıklayınız...