Ekrem Buğra Ekinci, 1987’de Ankara Hukuk Fakültesi’ni bitirdi. Avukatlık stajı yaptı.

Ankara’da başladığı kariyerini İstanbul’da sürdürdü.
Doktorasını 1996’da İstanbul Hukuk Fakültesi’nde tamamladı.

Türkiye ve Daily Sabah gazetelerinde yazmaktadır.
Devam
 
“KEKEME KRAL”IN SON ZAFERİ

16 Mart 2011 Çarşamba

İngiltere Kralı VI. George’un çektiği konuşma zorluğu, bugünlerde bir filme mevzu teşkil etti. Film çok tutuldu. Oscar mükâfatı bile aldı. Kral da bu sayede tekrar popüler oldu.

Geçenlerde Oscar mükâfatları dağıtıldı. Bizde Zoraki Kral gibi garip bir isimle oynatılan The King’s Speech (Kralın Konuşması) adlı film beğenildi ve hayli mükâfat aldı. Film İngiltere Kraliçesi Elizabeth’in babası Kral VI. George’un çektiği konuşma zorluğu ile mücadelesini anlatıyor. Abdullah Gül’ün bile daha vizyona girmeden filmi seyrettiği söylendi. Colin Firth’ün usta oyunculuğu filmin kıymetini daha da arttırmış. Rivayete göre kraliçe de filmi beğenmiş. Başrol oyuncusuna “sir” unvanı vereceği konuşuluyor. Filmde müsbet bir kral portresi çizilmiş. Galiba dünyada bizden başka monarşi aleyhdarı pek kalmadı. II. Cihan Harbi sırasında hükümdarlık yapan VI. George, bu buhranlı zamanda mazbut yaşantısı ve sağlam şahsiyeti ile hem millî birliği temine, hem de monarşinin itibarını korumaya muvaffak olmuştur.

Kral VI. George dizbagı nişanına mahsus kıyafet ile

Sevdiğim kadın olmadan aslâ!

İngiltere’nin I. Cihan Harbi sırasındaki hükümdarı V. George’un 5 oğlundan 2.sidir. Hiç beklenmedik bir zamanda kendini tahtta buluvermiştir. 1936’da V. George vefat edince, oğlu Galler Prensi David, VIII. Edward adıyla tahta geçti. Yeni kral babasının aksine, dedesi VII. Edward gibi uçarı ve çapkın idi. İki kocadan dul Amerikalı Wallis Warfield Simpson’a âşık oldu. Beraberce Nahlin yatına binip Akdeniz gezisine çıktılar. İstanbul’a uğrayıp, Atatürk’ü ziyaret ettiler. Ancak ailesi ve hükümet kralın evliliğine karşı çıktı. Kraliyet ailesi ferdleri hükümdardan, 25 yaşını geçmişlerse evlenirken parlamentodan izin almaya mecburdur. Kral, aynı zamanda Anglikan Kilisesi’nin başı olduğu için, parlamento izni vermedi. İki kocası hayatta bulunan bir dul ile evlenmesi kilise prensiplerine aykırıydı. Ama asıl sebep kralın mesuliyetsiz tavırları, daha da mühimi o günlerde yükselişi endişeyle takip edilen Hitler’e sempati duymasıydı.

Kral şaşılacak bir şey yaptı. 10 ay kaldığı tahttan feragat etti. Bunu “Sevdiğim kadının yardımı ve desteği olmadan krallık vazifesinin ağır mesuliyetini yüklenemeyeceğimi anlamış bulunuyorum” mealindeki meşhur konuşmasıyla radyodan duyurdu. Eski kral, yeni hayatını Fransa’da sürgünde devam ettirecekti. Ailesi kendisiyle bir daha görüşmemeyi tercih etti. Ama yeni kral, kendi cebinden ağabeyine geçinebilmesi için yüklü bir tahsisat ödedi. Kendisi 1972, karısı 1986 senesinde öldü. 1936 “Üç Kral Yılı” olarak tarihe geçti. Bizde de 1876 yılı böyledir.

Kral V. George

Kral VIII. Edward ve Madam Simpson

“İyi bir halkım var”

Kralın kardeşi York Dükü Berthie (Albert), VI. George adıyla tahta çıktı. Ancak o abisine değil, mazbutluğu ve geleneklere bağlılığıyla babasına benzerdi. Mütevazı ve sadeydi. Şık giyinirdi. Bir kontun sevimli kızı Elizabeth ile evlenmişti. Mutlu evliliğinde Elizabeth ve Margaret adında iki kızı vardı. Bu hâliyle İngilizlerin görmek istedikleri ideal aile tipini hakkıyla temsil ediyordu. I. Cihan Harbi’ne katılıp donanma ve hava kuvvetlerinde savaşmıştı. Cambridge’de ekonomi okumuştu. Sportmendi.

İstikbalin kralı VI. George çocukken..

Kekemeliği sebebiyle kalabalığa girmekten bile çekinen kral şimdi kendisini korkunç bir kâbusun içinde bulmuştu. Taç giyme merasimini güç belâ atlattı. Bu arada Avrupa’da harb rüzgârları esiyordu. Kral bir yandan Amerika’yla dostluk kurdu. Bir yandan da Almanya’yı yatıştırmaya çalıştı. Güçlü kişileri hükümete getirdi, politikalarına arka çıktı. Nihayet korkulan oldu. İngiltere Hitler’e karşı harbe girdi. Harb sıkıntılarına kraliyet ailesi de iştirak etti. Londra bombalandığında sarayın yarısı yıkıldı. Kraliçe, “Şimdi halkın yüzüne rahatça bakabilirim” dedi. Kral’a ailesini Kanada’ya göndermesi tavsiye edildiğinde reddetti. Ancak hazinedeki altın külçeleri harb müddetince saklanmak üzere Kanada’ya yollandı.

Kral VI. George taç giyme merasiminde... Kraliçe Elizabeth o zaman 10 yaşında bir çocuktu.

Almanlar Kral’ı öldürüp, sürgündeki ağabeyini tekrar tahta çıkarmaya uğraştıysa da beceremedi. Harb esnasında kral İngiliz halkının sembolü oldu. Çeşitli cepheleri gezdi. Bombalanmış sokakları gezerken halk “İyi bir kralımız olduğu için Allaha şükür” diye tezahürat yapınca, “İyi bir halkım olduğu için Allah’a şükür!” cevabını verdi. Saray tasarruf yapıyor; prensesler Kızılhaç’ta çalışıyordu. Sonradan Prenses Elizabeth ile evlenecek olan Prens Philip de İngiliz donanmasında yüzbaşı olarak savaşıyordu.

Mesud bir kraliyet ailesi

“İmparatorluğun Mezarcısı”

Nihayet harb bitti. İngiltere galip; ama bitkin haldeydi. Amerika’nın başrol oynayacağı Yeni Dünya düzeninde artık sömürgelere yer yoktu. “İmparatorluğun Mezarcısı” pozisyonuna düşen Kral’ın karizması bu sömürgelerin barış yoluyla istiklâlini elde etmesi ve ana vatanla irtibatını sürdürmesini sağladı. Memleketin kalkınması için uğraştı. Salahiyetlerini aşmayarak halkın bir kat daha hürmetini kazandı.

Prenses Elizabeth, 1947’de Yunan Prensi Phillip ile evlendi. Phillip aslında Danimarka hanedanından, ama Alman-İngiliz kanındandı. Kralın akrabası idi. Kraliyet ailesi de zaten Alman asıllıydı. Ertesi sene Prens Charles doğdu. Böylece büyükbaba olan kralın mutluluğu uzun sürmedi. Sağlığı bozuldu. Kanser bütün vücudunu sarmıştı. Kekemeliğine iyi geleceği söylendiği için çok sigara içen kralın akciğerleri bitmişti. Dış seyahatlere artık tahtın vârisi olan kızını gönderiyordu. Kral, Anne Kraliçe Mary’nin vefatından bir sene evvel, 1952’de uykusunda vefat etti. 57 yaşındaydı. Kocasıyla Kenya’da resmî seyahatte Prenses Elizabeth’e haberi getiren hizmetli “Kral öldü. Yaşasın kraliçe!” demeyi ihmal etmedi. Kral’ın cenazesine soğuğa rağmen 300 bin kişi katıldı. İngiliz halkı iyi yürekli krallarının arkasından gözyaşı döktü. Ağabeyi eski kral da yıllar sonra cenaze merasimi için ülkesine döndü. Enteresanı şu ki, sağlığında İngiliz monarşisine itibar kazandıran Kral’ın kekemeliği bile film konusu olup bazılarına para ve şöhret kazandırmaya devam ediyor.


 Önceki Yazılar
14.08.2017 - NEREDE O ESKİ YAZLAR… O ESKİ SICAKLAR…

07.08.2017 - NİKÂHTA KERÂMET VARDIR!

31.07.2017 - BİR TAS ÇORBA UĞRUNA: FEHİME SULTAN’IN ACIKLI SONU

24.07.2017 - BEYAZ RUSLAR İSTANBUL’DA…

17.07.2017 - YANGINA NE DAYANIR…

10.07.2017 - BİR DARBE TEŞEBBÜSÜNÜN HATIRLATTIKLARI…

03.07.2017 - ZELZELEDEN KAÇIŞ YOK MU?

26.06.2017 - UNUTULMAYAN BAYRAM HATIRALARI

19.06.2017 - KAŞGARÎ DERGÂHI’NDAN RAMAZAN HATIRALARI

12.06.2017 - BU KATAR NEREYE GİDER?

Diğer makaleler için tıklayınız...