Ekrem Buğra Ekinci, 1987’de Ankara Hukuk Fakültesi’ni bitirdi. Avukatlık stajı yaptı.

Ankara’da başladığı kariyerini İstanbul’da sürdürdü.
Doktorasını 1996’da İstanbul Hukuk Fakültesi’nde tamamladı.

Türkiye ve Daily Sabah gazetelerinde yazmaktadır.
Devam
 
MISIR MISIRLILARINDIR

09 Şubat 2011 Çarşamba

Mısır halkı, vaktiyle İngiliz işgaline karşı ayaklandıkları zaman bu slogana sarılmışlardı. Nitekim Mısır ta firavunlar zamanından 1952’ye kadar binlerce sene Mısırlı olmayanlar tarafından idare olundu. 1952’den sonra iktidara geçenler ise yabancıları mumla arattı.

Mısır dünyanın en eski medeniyetlerinden birisiydi. Bilhassa astronomide çok buluşlar Mısır’a aittir. Mısır’ı asırlarca demir yumrukla idare eden firavunların ekserisi Mısırlı değildi. Ya Nubyalı, ya Yemenli, ya İranlı idi. Küfr ve zulmün sembolü olarak görülen firavunlar arasında mümin olanlar da yok değildi. Tarihçiler IV. Amenofis’in Allah’a ibadet ettiğini söyler. Muhtemelen Hazret-i Yusuf zamanındaki firavun buydu ve kendisini maliye nâzırı yapmıştı. Mısır firavunlarından II. Pepi 94 yıllık saltanatıyla en uzun tahtta kalan hükümdar olarak bilinir.

KAHREDİCİ GARNİZON

Mısır sonra Büyük İskender’in hâkimiyetine girdi. Son firavun ailesi Ptolomeler Makedon idi. Bu aileden meşhur Kleopatra Yunanca konuşur ve tek kelime Mısır dili bilmezdi. Derken Romalılar Mısır’ı ele geçirdi. Mısır, Roma’yı besleyen zengin bir tahıl ambarı idi. Hazret-i Muhammed’in mektup gönderip imana davet ettiği Mukavkıs, Mısır’daki Roma idarecisiydi. Mısır bilahare Müslüman Arapların eline geçti. Amr bin As Mısır fâtihidir. Mısır’ın ilk ve en büyük câmiini inşa ettirmiştir.

Mısır’ın yerli halkına Kopt (Kıptî) denir. Mısır’ın Avrupa lisanlarındaki ismi Egypt de buradan gelir. Araplar Kopt memleketini fethedince burada bir garnizon kurular. Adına da el-Mısrü’l-Kâhire (Kahredici Garnizon) dediler. Mısır adı buradan gelir. Bilinen tahıl cinsi ile alâkası yoktur. Arap fethinden sonra Hâmi asıllı bu yerli halktan Müslüman olanlar Araplarla karıştılar. Karışmayanlar Hıristiyan olarak kaldı. Bunlara bugün Kıptî denir. Butros Gali Kıptî idi. Mısır’dan geldikleri zannedildiği için Çingenelere de herkes yanlış olarak Kıptî der. Asılları Hindistan’dır.

Kleopatra

ed-DEVLETÜ’T-TÜRKİYYE

Arap hâkimiyetinin yerini Eyyübîler aldı. Salâhaddin Eyyübî, Kürtleşmiş Arap asıllı bir Selçuklu kumandanı idi.  Mısır’a hâkim olan Şiî Fâtımîleri altedip Mısır’da Arapça konuşan sünnî bir devlet kurdu. Haçlıları kovdu. Eyyübî ordusu, Kıpçak ve Çerkes asıllı kölelerden müteşekkildi. Bunlardan Aybek adında bir subay, hanedanın son ferdi melike Şeceretüddür ile evlenip sultan oldu. Bundan sonra bu kölelerden liyakati ve şansı olanlar sultan seçildi. Bunlara Memlûkler (Kölemenler) denir. Mısır o zamanlar baştaki Kıpçak sultanlar sebebiyle ed-Devletü’t-Türkiyye diye anılır. Memlûkler, Moğolların Bağdad’ı işgali ile yıkılan Abbasî halifeliğini Kahire’de ihya edip İslâm dünyasında çok prestij kazandılar. Kimsenin yenemediği Moğolları yendiler.

Memlûkler, Şah İsmail ile ittifak kurma hatasını işleyince, 1517’de Mısır Osmanlıların eline geçti. Yılda birkaç mahsul alınan Mısır, en zengin Osmanlı eyâleti idi. XVIII. asırda sömürgeci İngiliz ve Fransızlar gözünü Mısır’a dikti. Fransızlar, Napoleon kumandasında Mısır’ı işgale kalkıştı. Osmanlı ve İngiliz ordusu, Fransızları kovdu. Bu arada gönüllü olarak Kavala’dan Mısır’a gelen gönüllülerden Mehmed Ali talihin yardımıyla sivrilerek 1805 yılında Mısır Vâlisi oldu. Fransızların kışkırtmasıyla ayaklanıp, Osmanlı ordusunu bozguna uğrattı. Böylece Mısır muhtariyet kazandı. Mısır vâlileri hıdiv adıyla Mehmed Ali Paşa’nın ailesinden tayin edilmeye başlandı. Aile Türk ise de, Rumelililere Arnavut demek adet olduğu için Mısır’da bu aile Elbânî (Arnavut) olarak bilinir. Mehmed Ali Paşa’nın büyük dedesinin Gümüşhane’den Kavala’ya göçmüş bir Türk olduğunu son Mısır melikesi sayılan Neslişah Sultan’dan işittim. Isyanı bir yana, Paşa, müspet bir şahsiyetti. Mısır’a çok hizmeti geçmiştir.

Kavalalı Mehmed Ali Paşa

İNGİLİZLER MISIR’A ÇÖREKLENİYOR

Hindistan’ın eşiği sayılan ve Süveyş Kanalı’nın yapılmasıyla kıymeti artan Mısır’a, 93 Harbi bahanesiyle İngilizler yerleşti. Hıdiv ve bazı memurları yine İstanbul tayin ediyordu. Bu arada “Mısır Mısırlılarındır” slogan İngilizlere ayaklanan Urabî Paşa muvaffak olamadı. 1914’de harbe girilince İngilizler Mısır’ı ilhak etti. İstanbul’a sadık Abbas Hilmi Paşa’yı sürerek, aynı aileden Fuad’ı melik (kral) ünvanıyla başa geçirdi. Fuad, kendisine paşalık verilmediği için İstanbul’a kırgın idi. İngilizlerin maşası oldu. 1936’da ölünce yerine oğlu Faruk geçti. İran Şahı bunun kızkardeşi ile evliydi. Faruk, babasının Mısır’a sokmadığı sürgündeki Osmanlı hanedanı ferdlerine iltifat gösterdi. Yakışıklı, fakat zayıf karakterli Faruk sefih hayatı sebebiyle herkesin gözünden düştü. 1952’de İngilizler Mısır’ı terk etti. Aynı sene çıkan askerî ihtilal, Faruk’u tahtından etti. Faruk’un amcazâdesi ve Neslişah Sultan’ın zevcesi Prens Abdülmünim kral nâibi oldu. Faruk, 1965’de İtalya’da vefat etti.

Mısır'ın son Meliki Faruk

Başa geçen ihtilal lideri General Necib de ertesi sene arkadaşı Cemal Abdünnâsır tarafından devrildi. Nâsır, sosyalist bir idare kurdu ve memleketi Sovyet Rusya’nın peyki hâline getirdi. Müslümanları ezdi. Öldükten sonra yerine geçen Enverü’s-Sâdât, Rusları Mısır’dan kovdu. Müslümanlara hürriyet verdi. İsrail ile sulh yaptığı bahanesiyle 1981’de bir resmî geçitte İslâmcı bir terörist tarafından öldürüldü/öldürtüldü. Yerine geçen Hüsnü Mübarek, o zamandan beri demir yumruğu ile memleketin başındadır. Binlerce sene Mısırlı olmayanların hüküm sürdüğü Mısır 1952’den beri Mısırlılar tarafından idare olunmaktadır ama halk Kavalalılar zamanındaki günleri çok aramaktadır.

Enverü's-Sâdât


 Önceki Yazılar
16.10.2017 - OSMANLILARIN HAREMEYN’E HİZMETLERİ

09.10.2017 - SUYA AKSEDEN OSMANLI MEDENİYETİ

02.10.2017 - MAZİNİN MAHZUN ŞAHİTLERİ: MEZARTAŞLARI

25.09.2017 - AMAN AĞZIMIZIN TADI BOZULMASIN - Şekerin hikayesi

18.09.2017 - OSMANLI PADİŞAHINDAN, KITLIK ÇEKEN İRLANDA HALKINA…

11.09.2017 - İSTANBUL TIBBİYE MEKTEBİ, AVRUPA İLE BOY ÖLÇÜŞÜYOR

04.09.2017 - TÜRKLERDE KURBAN GELENEĞİ…

28.08.2017 - AVRUPA’YI DOLAŞAN TÜRK MODASI

21.08.2017 - OSMANLI SARAYI’NDA ENGELLİLER VE DİLSİZ DİLİ

14.08.2017 - NEREDE O ESKİ YAZLAR… O ESKİ SICAKLAR…

Diğer makaleler için tıklayınız...