Ekrem Buğra Ekinci, 1987’de Ankara Hukuk Fakültesi’ni bitirdi. Avukatlık stajı yaptı.

Ankara’da başladığı kariyerini İstanbul’da sürdürdü.
Doktorasını 1996’da İstanbul Hukuk Fakültesi’nde tamamladı.

Türkiye ve Daily Sabah gazetelerinde yazmaktadır.
Devam
 
İSTİKRARIN SEMBOLÜ MONARŞİ

19 Kasım 2008 Çarşamba
Gazete küpürünü görmek için tıklayınız!

Mo­nar­şi, in­san­lık ta­ri­hi­nin en es­ki ida­re tar­zı­dır. Asır­lar­ca he­men her ül­ke­de bel­li bir ai­le­den ge­len çe­şit­li isim­ler­de hü­küm­dar­lar hü­küm sür­müş­tür. XX. as­rın baş­la­rın­da Av­ru­pa’da Fran­sa ve İs­viç­re dı­şın­da mo­nar­şiy­le yö­ne­til­me­yen ül­ke yok­tu. Cum­hu­ri­yet meç­hul ol­ma­mak­la be­ra­ber, çok kim­se­ler için ür­kü­tü­cü bir re­jim­di. Vak­tiy­le es­ki Yu­nan ve Ro­ma’da tat­bik edil­miş; ama so­nu fi­yas­koy­la bi­te­rek ye­ri­ni kral­lı­ğa bı­rak­mış­tı. Ve­ne­dik gi­bi İtal­yan cum­hu­ri­ye­ti ola­rak bi­li­nen ül­ke­ler, as­lın­da seç­kin­ler oli­gar­şi­si ile yö­ne­ti­li­yor­du. Me­se­lâ soy­lu­la­rın, ken­di ara­sın­dan seç­ti­ği bir doç, Ve­ne­dik’i ida­re eder­di. Sağ­lam bir ha­ne­da­na sa­hip bu­lun­ma­dı­ğı için Po­lon­ya ve Ma­ca­ris­tan is­tik­lâ­li­ni bi­le kay­bet­miş­ti.

İn­gil­te­re, Av­ru­pa mo­nar­şi­le­rin­den ilk ak­la ge­le­nidir. Şimdiki kraliçe II. Elizabeth'in babası Kral Ge­or­ge VI ve (ana) kraliçe Elizabeth 1937'deki taç giyme merasiminde.

MONARŞİYİ SARSAN DEPREM

Av­ru­pa’nın o za­man en önem­siz ve fa­kir ül­ke­le­rin­den olan İs­viç­re bir ta­ra­fa bı­ra­kı­lır­sa, cum­hu­ri­yet ilk de­fa Fran­sa’da or­ta­ya çık­tı. 1789 ih­ti­lâ­li­nin ço­cu­ğu idi cum­hu­ri­yet. Bu se­bep­le hep ayak­ta­kı­mı­nın ida­re­si ola­rak gö­rül­dü. 15 se­ne geç­me­den, Na­po­le­on Bo­na­par­te’ın im­pa­ra­tor­luk ta­cı­nı ba­şı­na ge­çir­me­siy­le cum­hu­ri­yet rü­ya­sı son bul­du. 1848 yı­lın­da­ki uya­nı­şı da üç se­ne sür­dü. 1870 yı­lın­da­ki Al­man iş­ga­lin­den bu ya­na Fran­sa cum­hu­ri­yet­tir. Ama kral­cı­lar da po­li­tik ha­yat­ta yer alır­lar. Hem kral­cı par­ti, hem de Bo­na­part­çı par­ti ser­best­tir. I. Ci­han Har­bi, dün­ya­yı öy­le bir sars­tı ki, bir çır­pı­da Av­ru­pa’nın ço­ğu ül­ke­sin­de hü­küm­dar­lar ta­cı­nı kay­bet­ti. Yer­le­ri­ni cum­hu­ri­ye­te terk et­mek zo­run­da kal­dı. Kaç asır­lık Al­man­ya, Avus­tur­ya ve Os­man­lı mo­nar­şi­le­ri şa­şır­tı­cı bi­çim­de yı­kıl­dı. Bun­lar gi­bi sa­va­şın mağ­lup­la­rı ara­sın­da ol­ma­yan Rus çar­lı­ğı bi­le Bol­şe­vik­ler­ce ta­ri­he gö­mül­dü. Çar ve ai­le­si kat­le­dil­di. Ar­ta ka­lan Ar­na­vut­luk, Yu­gos­lav­ya, Ro­man­ya ve Bul­ga­ris­tan taht­la­rı­nı da II. Ci­han Har­bi bo­şalt­tı. Bu­ra­lar­da Rus yan­lı­sı re­jim­ler ku­rul­du. Mağ­lup İtal­ya tah­tı, ül­ke­de bir­li­ğin ku­rul­du­ğu 1860 ta­ri­hin­den bu ya­na ken­di­si­ne ta­ri­hî bir kin tu­tan pa­pa­lı­ğın da yar­dı­mıy­la dev­ril­di. Ye­ni ku­ru­lan İr­lan­da, Çe­kos­lo­vak­ya, Ma­ca­ris­tan, Es­ton­ya, Le­ton­ya, Lit­van­ya, Fin­lan­di­ya gi­bi dev­let­çik­ler, hem mil­lî ha­ne­dan­la­rı bu­lun­ma­dı­ğı için, hem de za­ma­nın mo­da­sı ge­re­ği mec­bu­ren cum­hu­ri­ye­ti be­nim­se­di­ler. Kral­lık Av­ru­pa’da ilk ola­rak 1908’de Por­te­kiz‘de; en son da 1974’te Yu­na­nis­tan‘da ta­ri­he ka­rış­tı. 1936’da İs­pan­ya dik­ta­tö­rü olan Fran­ko, ül­ke­sin­de kral­lı­ğı is­men ko­ru­du. Ölü­mün­den son­ra da mo­nar­şi­nin ih­ya­sı­nı va­si­yet et­ti. 1975’te İs­pan­ya tek­rar kral­lık­la yö­ne­til­me­ye baş­lan­dı. Kral, fa­kir ve önem­siz ül­ke­sin­de eko­no­mik ve de­mok­ra­tik ba­kım­dan akıl al­maz bir iler­le­me sağ­la­dı ve onu Av­ru­pa Bir­li­ği’ne sok­tu. Cum­hu­ri­yet­le yö­ne­ti­len Av­ru­pa ül­ke­le­ri­nin hep­sin­de önem­li mik­tar­da mo­nar­şi ta­raf­ta­rı var­dır ve si­ya­sî ha­yat­ta fa­ali­yet gös­te­rir­ler.

 

KÜ­ÇÜK İM­PA­RA­TOR Son Çin İm­pa­ra­to­ru Pu Yi, çok kü­çük yaş­lar­da tah­ta geç­miş­ti. An­cak dev­ri­min ar­dın­dan tah­tın­dan ol­du. Şe­hir­den ko­vul­du ve bah­çı­van ya­pıl­dı. Bir sü­re son­ra da ül­ke­de kan­lı bir ko­mü­nist re­jim ku­rul­du. Kü­çük im­pa­ra­to­run d­ra­ma­tik hi­ka­ye­si film­le­re ko­nu ol­muş­tu.

ASYA’NIN İHTİŞAMLI TAHTLARI

Bu­gün Av­ru­pa’da İn­gil­te­re, İs­veç, Nor­veç, Da­ni­mar­ka, İs­pan­ya, Bel­çi­ka, Hol­lan­da, Lük­sem­burg, Li­ech­tens­te­in ve Mo­na­ko mo­nar­şiy­le yö­ne­ti­lir. Hep­sin­de de de­mok­ra­si tı­kır tı­kır iş­le­mek­te­dir. Bu ül­ke­ler­de hü­küm­dar, hem mil­lî bir­li­ği sağ­la­mak­ta; hem de ge­le­nek­le­rin can­lı sem­bo­lü ola­rak kül­tür ve tu­riz­me önem­li kat­kı­da bu­lun­mak­ta­dır. Sa­nat, ede­bi­yat, ilim, mü­ze­ci­lik­te sa­ra­yın önem­li des­te­ği söz ko­nu­su­dur. As­ya’da dün­ya­nın en es­ki ve nam­lı mo­nar­şi­le­rin­den Çin, 1917 ta­ri­hin­de cum­hu­ri­yet ol­du. Son im­pa­ra­tor Pu Yi, bah­çı­van ya­pıl­dı. Az za­man son­ra da ül­ke­de kan­lı bir ko­mü­nist re­jim ku­rul­du. Tür­kis­tan’da Bu­ha­ra, Hiy­ve gi­bi han­lık­la­ra Bol­şe­vik Rus­lar son ver­di. Mal­div Ada­la­rın­da sul­tan­lık 1968’de yı­kıl­dı. Hind ya­rı­ma­da­sın­da­ki iri­li ufak­lı mo­nar­şi­ler, 1948’de Hin­dis­tan Cum­hu­ri­ye­ti’nin ku­rul­ma­sıy­la so­na er­di. An­cak ki­min ak­lı­na ge­lir­di ki, dün­ya­nın en es­ki mo­nar­şi­le­rin­den İran‘ın ta­vus­lu tah­tı, 1979’da dev­ril­di. Za­ma­nın en po­pü­ler hü­küm­da­rı Rı­za Peh­le­vî, ül­ke­si­ni terk et­mek zo­run­da kal­dı. Af­ga­nis­tan‘da Zâ­hir Şah da, 1973’te bir sol dar­bey­le tah­tı­nı kay­bet­ti. Ame­ri­kan iş­ga­lin­den son­ra hem Af­ga­nis­tan, hem de Irak’ta mo­nar­şi­nin tek­rar ku­ru­la­ca­ğı umul­du. Ama mo­nar­şi ge­le­ne­ği­ne uzak olan Ame­ri­ka, bu­na ya­naş­ma­dı. Hal­bu­ki bu gi­bi ül­ke­ler­de, mo­nar­şi­nin bir­leş­ti­ri­ci ve is­tik­rar sağ­la­yı­cı bir rol oy­na­ya­ca­ğı dü­şü­nü­lü­yor­du. Bu­gün As­ya’da Ja­pon­ya, Tay­land, Ma­lez­ya, Bru­nei ve Bhu­tan mo­nar­şiy­le yö­ne­ti­lir. He­men hep­si de As­ya’nın en zen­gin ve is­tik­rar­lı ül­ke­le­ri­dir. İç sa­vaş­tan kur­tu­lan ve ko­mü­nist ge­ril­la­lar­dan te­miz­le­nen Kam­boç­ya‘da mo­nar­şi bir­kaç se­ne ev­vel ih­ya edil­di. Mo­nar­şi­nin son yıl­lar­da yük­se­len tren­di­nin ak­si­ne, Ne­pal‘de kral­lık bu se­ne Ma­ocu­lar ta­ra­fın­dan yı­kıl­dı. Or­ta Do­ğu’da Ür­dün, Ara­bis­tan, Ku­veyt, Ka­tar, Bah­reyn, Um­man ve Kör­fez Emir­lik­le­ri mo­nar­şi­yi mu­ha­fa­za et­mek­te­dir. Irak‘ta 1958 ve Ye­men‘de 1962 mo­nar­şi­nin yı­kı­lış ta­ri­hi­dir. Irak me­li­ki Şe­rif II. Fay­sal, sol­cu Ba­as par­ti­si­nin kan­lı dar­be­siy­le dev­ril­di ve ai­le­siy­le be­ra­ber öl­dü­rül­dü. Son Ye­men me­li­ki Mu­ham­med da­ğa çı­kıp cum­hu­ri­yet­çi­ler­le mü­ca­de­le­ye de­vam et­tiy­se de ba­şa­ra­ma­dı.

İran Şahı Muhammed Rızâ Pehlevî ve Şahbânu Farah Diba.

SÖMÜRGECİLER AFRİKA MONARŞİLERİNE KARŞI

Af­ri­ka’da mo­nar­şi, Mı­sır‘da 1952, Tu­nus‘ta 1956, Lib­ya‘da 1969, Ha­be­şis­tan‘da 1975 ta­ri­hin­de yı­kıl­dı. Mı­sır kra­lı Fa­ruk ül­ke­sin­de mo­nar­şi­yi de­je­ne­re et­mek­le suç­lan­dı. Lib­ya me­li­ki İd­ris Sü­nû­sî se­vi­len bir hü­küm­dar ol­du­ğu hal­de, kap­lı­ca te­da­vi­si için Bur­sa’da bu­lun­du­ğu sı­ra­da o za­man­lar yüz­ba­şı olan Kad­da­fî ta­ra­fın­dan sür­priz bi­çim­de dev­ril­di. Haz­ret-i Sü­ley­man ile Bel­kıs’ın so­yun­dan gel­di­ği­ne ina­nı­lan Ha­beş im­pa­ra­to­ru ih­ti­şam­lı Hâi­le Se­lâ­si­ye sol bir dar­bey­le tah­tı­nı kay­bet­ti. Or­ta Do­ğu ve Af­ri­ka’da cum­hu­ri­yet ilan edi­len Irak, Ye­men, Tu­nus, Lib­ya ve Ha­be­şis­tan, kom­şu­la­rı gi­bi bi­rer Sov­yet uy­du­su­na dö­nüş­tü. Kon­go, Ma­da­gas­kar, Ugan­da gi­bi Af­ri­ka ül­ke­le­rin­de mo­nar­şi­yi sö­mür­ge­ci­ler yık­tı. Um­man sul­ta­nı ile ay­nı ha­ne­dan­dan olan Zen­gi­bar sul­ta­nı 1964’te tah­tı­nı kay­bet­ti. Fas, bu­gün mo­nar­şi ile ida­re olu­nan az sa­yı­da Af­ri­ka ül­ke­sin­den­dir. Bu­ra­da Ür­dün gi­bi Haz­ret-i Pey­gam­ber so­yun­dan bir ha­ne­dan hü­küm sü­rer. Swa­zi­land, Le­sot­ho, Bots­wa­na gi­bi önem­siz ba­zı Af­ri­ka ül­ke­le­rin­de de mo­nar­şi hü­küm sü­rer. Ame­ri­ka’da yal­nız­ca Bre­zil­ya ge­çen yüz­yıl­da bir ara mo­nar­şi ile ida­re olun­du. Ka­na­da, Avus­tral­ya ve Ye­ni Ze­lan­da ile ba­zı kü­çük ada­lar, İn­gil­te­re kra­li­çe­si­ni hü­küm­dar ola­rak ta­nır. Ok­ya­nus­ya’da Ton­ga ada­sı kral­lık­tır. Ye­me­ğe düş­kün­lü­ğüy­le meş­hur tom­bul ve se­vim­li kral­la­rı ge­çen se­ne öl­dü. Ha­wa­i, Ta­hi­ti, Sa­mo­a ada­la­rın­da­ki ha­ne­dan­lar, sö­mür­ge­ci­ler­ce dev­ril­miş­tir.

210 ki­lo­luk Ton­ga k­ra­lı ma­hal­li kı­ya­fet­ler­le

ROMANTİK HATIRALAR

Dü­şük kral­lar ve ai­le­le­ri, sür­gün­de ve­ya ken­di ül­ke­le­rin­de ha­yat­la­rı­nı sür­dü­rü­yor­lar. Hay­li­si sal­ta­nat da­va­sın­dan çok­tan vaz­geç­miş gö­rü­nü­yor. İç­le­rin­de bir gün tek­rar tah­ta çı­ka­cak­la­rı­nı ha­yal eden­ler de az de­ğil. Son Bul­gar kra­lı Si­me­on, ge­çen yıl­lar­da ül­ke­si­ne dö­ne­rek cum­hur­baş­ka­nı bi­le se­çil­di. XXI. yüz­yı­la ge­lin­di­ğin­de gö­rü­nen o ki, mo­nar­şi­ler çok kim­se­ye par­lak sah­ne­ler ve ro­man­tik ha­tı­ra­lar çağ­rış­tır­mak­ta­dır.

F­ran­sız tah­tı­nın sürgündeki vâri­si Paris Kontu Hen­ri, an­ne­si­nin ku­ca­ğın­da. 

PARAYA CUMHURİYET GELMİYOR

Fran­ço­is Par­tu­ier adın­da bir Fran­sız ya­za­rı, 1963 yı­lın­da Le Fi­ga­ro’da çı­kan bir ya­zı­sın­da, bank­not­la­rın üze­ri­ne ve tu­ris­tik te­sis­le­re ve­ril­miş ad­la­ra ba­ka­rak, Fran­sız­la­rın zevk­le­ri ve si­ya­sî te­ma­yül­le­ri hak­kın­da bir teş­his or­ta­ya koy­ma­ya ça­lış­mış­tır. Ya­zar özet­le di­yor ki: Fran­sa’nın çe­şit­li kö­şe­le­rin­de­ki ta­nın­mış lo­kan­ta­la­rın ta­be­la­la­rı­na ve bu­ra­lar­da sa­tı­lan şa­rap­la­rın eti­ket­le­ri­ne ba­kı­nız. Ço­ğun­da kral­la­rın, es­ki re­jim ida­re­ci­le­ri­nin ve­ya şa­to­la­rın ad­la­rı­nı gö­re­cek­si­niz. Cum­hu­ri­yet uğ­ru­na mü­ca­de­le et­miş kah­ra­man­lar­dan bir te­ki­nin ha­tı­ra­sı­nı can­lan­dı­ran bir ti­ca­ret un­va­nı ile bel­ki kar­şı­laş­ma­ya­cak­sı­nız. Hür­ri­yet­çi­le­rin ve dev­rim­ci­le­rin ad­la­rı, yal­nız okul ve so­kak lev­ha­la­rın­da yer al­mak­ta­dır. Dün­ya­ca meş­hur Bor­de­aux şa­rap­la­rın­da bi­le, böl­ge­nin coğ­ra­fî ve ta­ri­hî özel­lik­le­riy­le ala­ka­lı ol­du­ğu hal­de, Gi­ron­dins di­ye bir mar­ka­ya rast­la­maz­sı­nız. [Gi­ron­dins, Fran­sız ih­ti­lâ­lin­de is­mi­ni Bor­de­aux şeh­ri­nin Gi­ron­de böl­ge­sin­den al­mış bir si­ya­sî grup­tur.] Fran­sız­lar, zevk­le ka­rın­la­rı­nı do­yur­mak is­te­dik­le­ri va­kit, mo­nar­şi dev­ri­nin ha­tı­ra­la­rı­nı ya­şa­tır­mış gi­bi gö­rü­nen yer­le­ri ter­cih et­mek­te­dir­ler. Ya bu­ra­lar­da­ki mas­raf­la­rı­nı han­gi pa­ra­lar­la öde­mek­te­dir­ler? Üze­rin­de Hen­ri IV, Ric­he­li­eu ve Bo­na­par­te gi­bi müs­te­bit ik­ti­dar sa­hip­le­ri­nin, ya­hut Mo­li­ere ve Ra­ci­ne gi­bi es­ki re­jim ede­bi­yat­çı­la­rı­nın ya­hut Vic­tor Hu­go gi­bi bir Na­pol­yon hay­ra­nı­nın re­sim­le­ri bu­lu­nan frank­lar­la... Ni­çin pa­ra­la­rın üze­rin­de Dan­ton, Cle­men­ce­au ve­ya Foch gi­bi Fran­sa’yı kur­tar­mış bir cum­hu­ri­yet­çi­nin res­mi yok­tur ve ne­den Fran­sa’da bu­na iti­raz eden tek ki­şi çık­ma­mış­tır? Se­be­bi­ni açık­la­ya­yım: İh­ti­lal­le­rin ha­tı­ra­sı, dev­rim he­ye­can­la­rı­nın ta­ze­len­me­si ve cum­hu­ri­ye­tin sem­bo­lü, Fran­sız­la­ra ra­hat­lık ve em­ni­yet his­si tel­kin et­me­mek­te­dir.

 

.

Bu­gün Av­ru­pa’da İn­gil­te­re, İs­veç, Nor­veç, Da­ni­mar­ka, İs­pan­ya, Bel­çi­ka, Hol­lan­da, Lük­sem­burg, Li­ech­tens­te­in ve Mo­na­ko; Asya’da Ja­pon­ya, Tay­land, Ma­lez­ya, Bru­nei ve Bhu­tan mo­nar­şiy­le yö­ne­ti­lir.


 Önceki Yazılar
23.10.2017 - HAREMEYN’DE OSMANLI MÜHRÜ

16.10.2017 - OSMANLILARIN HAREMEYN’E HİZMETLERİ

09.10.2017 - SUYA AKSEDEN OSMANLI MEDENİYETİ

02.10.2017 - MAZİNİN MAHZUN ŞAHİTLERİ: MEZARTAŞLARI

25.09.2017 - AMAN AĞZIMIZIN TADI BOZULMASIN - Şekerin hikayesi

18.09.2017 - OSMANLI PADİŞAHINDAN, KITLIK ÇEKEN İRLANDA HALKINA…

11.09.2017 - İSTANBUL TIBBİYE MEKTEBİ, AVRUPA İLE BOY ÖLÇÜŞÜYOR

04.09.2017 - TÜRKLERDE KURBAN GELENEĞİ…

28.08.2017 - AVRUPA’YI DOLAŞAN TÜRK MODASI

21.08.2017 - OSMANLI SARAYI’NDA ENGELLİLER VE DİLSİZ DİLİ

Diğer makaleler için tıklayınız...