Ekrem Buğra Ekinci, 1987’de Ankara Hukuk Fakültesi’ni bitirdi. Avukatlık stajı yaptı.

Ankara’da başladığı kariyerini İstanbul’da sürdürdü.
Doktorasını 1996’da İstanbul Hukuk Fakültesi’nde tamamladı.

Türkiye ve Daily Sabah gazetelerinde yazmaktadır.
Devam
 
TARİHTE ‘ÇARŞAF AÇILIMI’

17 Aralık 2008 Çarşamba
Gazete küpürünü görmek için tıklayınız!

Ga­ze­te­ler­den öğ­ren­di­ği­mi­ze gö­re dün­ya­da en çok pe­ruk sa­tı­lan ül­ke İs­ra­il’miş. Ne­den aca­ba di­ye bil­mem me­rak et­ti­niz mi? Me­rak eden­le­re söy­le­ye­lim. Bu­nun ba­sit bir se­be­bi var. Ya­hu­di di­nin­de ka­dın­la­rın ba­şı­nı ört­me­si mec­bu­ri­dir. Din­dar Ya­hu­di ka­dın­la­rı pe­ruk ta­ka­rak bu em­ri bir neb­ze de ol­sa ye­ri­ne ge­tir­me­ye ça­lış­mak­ta­dır. Ni­te­kim Tev­rat‘ta ka­dın­la­rın, ken­di­le­ri­ne ni­kâh dü­şen er­kek­ler­den kaç­ma­sı ve gü­zel­lik­le­ri­ni, ziy­net­le­ri­ni on­lar­dan sak­la­ma­la­rı ge­rek­ti­ği açık­ça ya­zar. İs­hak Pey­gam­ber’in ha­nı­mı­nın, kar­şı­sı­na ya­ban­cı bir er­kek çık­tı­ğı za­man, yü­zü­nü iyi­ce ört­tü­ğü an­la­tı­lır. İs­lâm di­nin­de de va­zi­yet çok fark­lı de­ğil­dir. Ya­hu­di di­nin­de ay­rı­ca ka­dın­lar hav­ra­ya git­tik­le­ri za­man da, er­kek­le­re ka­rış­ma­yıp, ken­di­le­ri­ne tah­sis edil­miş ve ka­fes­le ay­rıl­mış yer­ler­de iba­det eder­ler. İs­lâm di­ni­nin ak­si­ne, Ya­hu­di­lik­te ka­dın­lar top­lu ya­pı­lan iba­det­ler­de ce­ma­at­ten sa­yıl­maz.

JEAN D’ARC NİYE YAKILDI?

Bu­na ben­zer emir­le­re İn­cil‘de de rast­la­nır. Pau­lus’un Ko­rin­tos­lu­la­ra Bi­rin­ci Mek­tu­bu’nda, du­a eder­ken ka­dın­la­rın saç­la­rı­nı ört­me­le­ri ve­ya top­tan kes­me­le­ri em­ro­lu­nur (11. kı­sım, 5-7 âyet­ler.) Bu se­bep­le ta­rih bo­yu Hı­ris­ti­yan ka­dın­la­rı hep baş­la­rı­nı ört­müş­tür. Son asır­lar­da baş ör­tü­sü­nün ye­ri­ni ba­şı iyi­ce ka­pa­tan bo­ne ve şap­ka­lar al­dı. Bir ka­dı­nın ba­şı açık gez­me­si ve top­lu yer­ler­de ba­şı açık otur­ma­sı ayıp kar­şı­la­nır­dı. İtal­ya, İs­pan­ya gi­bi ko­yu Ka­to­lik ül­ke­le­riy­le, Rus­ya, Yu­na­nis­tan, Bul­ga­ris­tan, Sır­bis­tan gi­bi Or­to­doks mem­le­ket­le­rin­de bil­has­sa köy­ler­de ba­şı açık ka­dı­na rast­la­mak ne­re­dey­se im­kân­sız­dır. Os­man­lı­lar za­ma­nın­da da Rum, Er­me­ni ve Ya­hu­di ka­dın­la­rı, Müs­lü­man ka­dın­la­rı gi­bi ör­tü­lü ge­zer­ler­di. Tev­rat, ay­rı­ca ka­dın­la­rın er­kek ve er­kek­le­rin de ka­dın el­bi­se­si giy­me­si­ni ya­sak­lar. İn­gi­liz­le­re kar­şı Fran­sız mil­le­ti­ni ayak­lan­dı­ra­rak har­bi ka­zan­ma­la­rı­nı sağ­la­yan mis­tik kah­ra­man Je­an d’Arc‘ın öl­dü­rül­me­si­nin se­bep­le­rin­den bi­ri­si de de­vam­lı er­kek el­bi­se­siy­le gez­me­siy­di.

İPEK ÇARŞAFA İŞLENDİ GÖNÜL

İs­ter ken­di­si­ni me­rak­lı ve­ya kö­tü ni­yet­li göz­ler­den sak­la­mak için ol­sun, is­ter­se ye­me­ğe saç dö­kül­me­si­ni en­gel­le­mek için ol­sun, ta­rih bo­yu ka­dın gi­yi­mi­nin mü­him bir ak­se­su­arı­nı baş ör­tü­sü teş­kil eder. Os­man­lı ka­dın­la­rı, fe­ra­ce adın­da bu­gün­kü par­dö­sü­ye ben­zer bir üst gi­yi­mi gi­yer, baş­la­rı­na da yel­dir­me de­ni­len bir eşarp alır­lar, yüz­le­ri­ni de yaş­mak de­nen in­ce bir tül­le me­rak­lı göz­ler­den giz­ler­ler­di. Çar­şaf İs­tan­bul’a Sul­tan Ha­mid za­ma­nın­da Şam va­li­si Sup­hi Pa­şa’nın ha­nım­la­rı ta­ra­fın­dan ge­ti­ril­di. [Sup­hi Pa­şa, meş­hur cum­hu­ri­yet ide­olo­ğu Ham­dul­lah Sup­hi Tan­rı­över’in ba­ba­sı­dır.] Ucuz­lu­ğu ve pra­tik­li­ği se­be­biy­le he­men mo­da ol­du. Yaş­ma­ğın ye­ri­ni, in­ce tül pe­çe al­dı. Hü­kü­met, asa­yiş en­di­şe­siy­le ne yap­tıy­sa çar­şa­fın önü­ne ge­çe­me­di. An­cak sa­ra­ya çar­şaf­lı ka­dın ka­bul edil­mez­di. Sa­ray­lı­lar ile sa­ra­ya gi­dip ge­len­ler fe­ra­ce giy­me­ye de­vam et­ti­ler. Si­yah ipek­ten çar­şaf­lar, za­man­la ren­ga­renk ol­du. Çiz­gi­li, ka­re­li, nua­re de­sen­li çar­şaf­lar çık­tı. Ka­dın­lar, bu kı­ya­fet­le de şık ol­ma­yı ba­şar­dı. Bir ipek çar­şa­fa iş­len­di gö­nül/Ye­ni­den Şiş­li’de şiş­len­di gö­nül/İn­ci­den diş­le­re diş­len­di gö­nül, tür­kü­sü meş­hur ol­du. İki par­ça pe­le­rin­li çar­şaf­lar çık­tı. Meş­ru­ti­yet’ten son­ra boy­la­rı kı­sal­dı. Yırt­maç­lı­sı ya­pıl­dı. Baş ör­tü­sü en­se­den bağ­la­nan tan­go-baş mo­da ol­du. Ama ka­dın­lar hiç­bir za­man açık ge­ze­me­di. Cum­hu­ri­yet­ten son­ra kı­ya­fet ser­best­li­ği ge­lin­ce, ka­dın­la­rın bir kıs­mı Av­ru­pa­lı­lar gi­bi gi­yin­me­ye baş­la­dı. Mu­al­li­me ha­nım­lar­dan ba­zı­la­rı ba­şı sım­sı­kı ör­ten şap­ka­la­rı ter­cih et­ti.

 

TÜRBAN MI EŞARP MI?

Mu­ha­fa­za­kâr kit­le bir müd­det çar­şaf­la gez­di. Za­man­la bun­la­rın da bir kıs­mı man­to-eşar­bı ter­cih et­ti. Bir kıs­mı tür­ban de­ni­len ve ba­şı ör­tüp boy­nu açık­ta bı­ra­kan sa­rık-vâ­ri Hin­dis­tan ori­jin­li bir baş ör­tü­sü­ne geç­ti. Bir kıs­mı da si­yah çar­şaf­ta ıs­rar et­ti. Ana­do­lu hal­kı ise ba­şı, hat­ta ba­zen yü­zü ta­ma­men ör­ten ma­hal­lî kı­ya­fet­le­ri­ni ko­ru­du. Öy­le ki me­se­la Er­zu­rum’da eh­ram, Kon­ya’da şal­var-at­kı, Ri­ze’de peş­te­mal, Di­yar­be­kir’de car, Bur­sa’da fe­ra­ce gi­yil­me­ye de­vam et­ti. Za­ten her Müs­lü­man ül­ke­nin hal­kı, ma­hal­le­rin­de­ki ör­fe gö­re gi­yi­nir­di. İs­lâm di­ni bel­li bir kı­ya­fet em­ret­me­miş, sa­de­ce vü­cu­dun mu­ay­yen yer­le­ri­nin ör­tün­me­si­ni is­te­miş­tir. İran’ın ça­der’i, Af­ga­nis­tan’ın bur­ka’sı (bür­gü) meş­hur­dur. Ma­lez­ya­lı ile Ni­jer­ya­lı bir ha­nı­mın ay­nı kı­ya­fet­le gez­me­si el­bet­te bek­le­ne­mez.


 Önceki Yazılar
20.11.2017 - BİR MUHALİFİN PORTRESİ: MUSTAFA SABRİ EFENDİ

13.11.2017 - ADRİYATİK'TE OSMANLILAR - KARADAĞ SEYAHAT NOTLARI

06.11.2017 - KATALONYA’NIN BİTMEYEN MÜCADELESİ

30.10.2017 - OSMANLI HANEDANI HAYATINI BİR KADINA BORÇLUDUR

23.10.2017 - HAREMEYN’DE OSMANLI MÜHRÜ

16.10.2017 - OSMANLILARIN HAREMEYN’E HİZMETLERİ

09.10.2017 - SUYA AKSEDEN OSMANLI MEDENİYETİ

02.10.2017 - MAZİNİN MAHZUN ŞAHİTLERİ: MEZARTAŞLARI

25.09.2017 - AMAN AĞZIMIZIN TADI BOZULMASIN - Şekerin hikayesi

18.09.2017 - OSMANLI PADİŞAHINDAN, KITLIK ÇEKEN İRLANDA HALKINA…

Diğer makaleler için tıklayınız...