Ekrem Buğra Ekinci, 1987’de Ankara Hukuk Fakültesi’ni bitirdi. Avukatlık stajı yaptı.

Ankara’da başladığı kariyerini İstanbul’da sürdürdü.
Doktorasını 1996’da İstanbul Hukuk Fakültesi’nde tamamladı.

Türkiye ve Daily Sabah gazetelerinde yazmaktadır.
Devam
 
KREMLİN SARAYI'NDA BİR ÇAR GÖRÜRSENİZ ŞAŞIRMAYIN

16 Aralık 2009 Çarşamba
Gazete küpürünü görmek için tıklayınız!

Rus tahtının vârisi Grandüşes Mariya Vladimirovna sessiz sedasız Türkiye’ye geldi. İstanbul’u gezdi. Grandüşes, Romanov hanedanının son temsilcilerindendir. Romanov hanedanı prenslerine grandük, prenseslerine grandüşes denir.

Ayasofya Câmii'ni gezen Grandüşes Mariya Vladimirovna, parmağını ‘dilek taşı’na sokmayı ihmal etmedi.

ŞAHANE ZÜĞÜRTLER

1917 ihtilalinde Çar II. Nikolay tahttan indirilmiş, ertesi sene de ailesiyle beraber kurşuna dizilmişti. Bolşevikler, Romanov hanedanından ele geçirdiklerini de aynı feci akıbete uğrattılar. Aile mensupları ancak yurt dışına kaçarak canlarını kurtarabildi. Çar’ın İngiltere kralının yeğeni olan zevcesi, dört kızı ve oğlu Çareviç Aleksey‘den başka, kardeşleri de öldürülmüş, ancak bir kız kardeşi Xenia hayatta kalmıştı. Xenia, amcazadesi Grandük Aleksandr Mihayloviç ile evliydi. Karı-koca Fransa’ya kaçarak burada ömürlerini tamamladılar. İngiltere, Fransa ve Amerika’da yaşayan çocuk ve torunları bugüne dek gelmiştir. Bir zamanlar ülkemizde de sahnelenen Şâhâne Züğürtler adlı oyun, bu prenses ile kocasının sürgün hayatını mevzu edinir.

Rusya’da çarlık devrildikten çarın amcası Grandük Vladimir’in oğlu deniz subayı Kiril, kendisini hanedan reisi ilan etti. Çar ile Kiril’in arası iyi değildi. Çünki Kiril, Çar’ın arzusu hilafına dul bir Alman prensesi ile evlenmişti. Zevcesi Victoria Melita, İngiltere Kraliçesi Victoria’nın torunu ve Romanya kraliçesi Mariya’nın kız kardeşi idi. Boşandığı kocası ise Çar’ın kayınbiraderi oluyordu. Çar, Kiril’i sürgüne gönderdi ve ancak ihtilalden iki sene evvel dönmesine müsaade etti. İhtilal olunca Kiril Bolşeviklerle iyi geçinmenin yollarını aradı. Ama Bolşevikler ona hep şüpheli gözüyle baktılar. Hayatını tehlikede hissedince zevcesi ile Finlandiya’ya kaçtı.

Babasının adını verdiği oğlu Vladimir 1917’de burada dünyaya geldi. Bir miktar para toplamaya muvaffak olunca da Fransa’ya geçti. 1922’de de kendisini “tahtın hâmisi”, 1924’de de “çar” ilan etti. Brötanya sahilinde Saint-Briac’daki evinde Rusya çarlık sarayının teşrifat gelenekleriyle yaşardı. Çar’ın amcazâdesi ve meşhur Rus generallerinden Grandük Nikolay buna itiraz etti. Nikolay, silahlı bir kuvvet teşkil edilmesi gerektiğine inanıyordu. Kiril ise sulh yoluyla maksada kavuşmayı düşünüyordu. Aile ikiye bölündü. 1929’da Grandük Nikolay vefat edince Kiril tek başına kaldı. Tahtı ele geçirmek için çok uğraştı. Rus ordusuna dağıtılmak üzere broşürler hazırlattı. Mussolini’den medet umdu. Finansmanı dünyaya yayılmış Ruslara çarlık nişanları satmak suretiyle temin etmesi protesto fırtınası kopardı. Grandük Kiril, 1938 senesinde hayal kırıklığı içinde vefat etti. 62 yaşındaydı. Ailede başka grandükler de vardı ama, hepsi ağır bir hayat mücâdelesi altında, tahtı hayal edecek durumda bile değillerdi.

Çarlığın genç namzedi Prens Grigory

ÇARLIK HAYALİYLE YAŞADI

Grandük Kiril’in iki kızı birer Alman prensi ile evlendi. Oğlu Vladimir, babası tarafından Londra Üniversitesi’nde okutularak itina ile yetiştirildi. Babasının vefatından sonra Romanov hanedanı reisi unvanını benimsedi. Fransa’da yaşadı. Rus soylularından Prenses Leonida Bagration ile evliydi. Gorbaçov reformlarından sonra Rus tahtına oturacağı günlerin hayali ile yaşadı. Gorbaçov’a karşı tertiplenen komünist darbenin bastırılmasından dolayı Rus Federasyonu Başkanı Yeltsin’e tebrik mektubu yazmış; Yeltsin kendisine unvanı ile hitab eden bir cevap vermişti. Bu da grandükün ümidini arttırmıştı. Ülkesine sıradan bir vatandaş gibi değil, ancak unvanıyla dönebileceğini her zaman tekrarlayan Vladimir Kiriloviç, 1992’de vefat etti. Cenazesi Rusya’ya götürüldü. Çarlara yapılan merasimle Petersburg’da defnedildi.

Grandük Vladimir’in yegâne kızı ve tahtın vârisi Grandüşes Mariya 1953 doğumludur. Bir Alman prensi ile evlidir. Kocası, son Alman imparatoru II. Wilhelm’in oğlu Joachim’in torunu Franz Wilhelm‘dir. 1943 doğumlu prens, grandüşes ile 1976 senesinde evlendi. 1986’da boşandılar. Bugün Madrid’de yaşayan Grandüşes Mariya tahta çıkmaya ömrü vefâ eder mi bilinmez. Mamafih Rusya’da kadınlar tahta çıkabilir. Tarihte çok meşhur iki Yekaterina ve bir de Yelizaveta adlı Rus çariçeleri hüküm sürmüştür. Bir köylünün kızı olup zekâsıyla Türklerin Deli Petro dediği Çar Büyük Piyotr’un zevcesi olan I. Katerina çok meşhurdur. II. Katerina da fırtınalı aşk hayatı ve sayısız âşıkları ile tanınmıştır.

Grandüşesin Grigory (Giorg) adında 1982 doğumlu bir oğlu vardır. Oğlunu tahta hazırladığı muhakkaktır. Ancak ailenin bir kısmı bunu illegal bulmaktadır. Grigory, 1994’de Rusya’yı ziyaret ederek zamanın başbakanı Çernomirdin ve Moskova patriği Aleksey ile görüşmüştü. Rus deniz harb okulunda okudu. Enteresan bir şey, Grigory’nin, son Alman Kayzerinin de doğrudan torunu oluşudur. İki ülke Cihan Harbinde kıyasıya savaşmıştı. Rusya, hanedana itibarını iade etti. Ancak tahtın yolu hâlâ biraz uzun ve zahmetli görünüyor. Bir gün Kremlin Sarayı’nda yeni bir çar görürsek şaşırmayalım.

Grandük Kiril ve ailesi.

ALMAN ASILLI HANEDAN

Romanov hanedanı aslen Alman’dır. Zaten Avrupa hanedanlarının çoğu Alman asıllıdır. İngiltere, Danimarka, Norveç, Belçika, Portekiz, Romanya, Yunanistan, Bulgaristan krallık hanedanları Alman’dır. Ayrıca Grandüşesin damarlarında Rus kanından başka bol miktarda İsveç, Norman, Leh, İngiliz ve Türk kanı dolaşmaktadır. Kazan’ın işgalinden sonra Ruslar Türk soylularını zorla Hıristiyan yapmış ve sarayda yer vermişti. Bugün bile önde gelen Rus aileleri Türk soyundandır. Godunov, Saltıkov, Saburov, Mamanov, Yusupov, Korsakov, Turgenyev aileleri en meşhurlarıdır. Grandüşesin büyük dedelerinden III. İvan, yanında son Bizans imparatoru IV. Konstantin Paleologos’un kızı Zoe ile evliydi. Rus çarları bu sebeple kendilerini Bizans tahtının vârisi sayar; çift başlı kartalı sembol olarak kullanırdı. Grandüşes, zorla Hıristiyan yapılarak Castilla Kralı ile evlendirilen bir Endülüs prensesi vasıtasıyla Hazret-i Muhammed’in de 32. kuşaktan torunu olmaktadır.


 Önceki Yazılar
20.11.2017 - BİR MUHALİFİN PORTRESİ: MUSTAFA SABRİ EFENDİ

13.11.2017 - ADRİYATİK'TE OSMANLILAR - KARADAĞ SEYAHAT NOTLARI

06.11.2017 - KATALONYA’NIN BİTMEYEN MÜCADELESİ

30.10.2017 - OSMANLI HANEDANI HAYATINI BİR KADINA BORÇLUDUR

23.10.2017 - HAREMEYN’DE OSMANLI MÜHRÜ

16.10.2017 - OSMANLILARIN HAREMEYN’E HİZMETLERİ

09.10.2017 - SUYA AKSEDEN OSMANLI MEDENİYETİ

02.10.2017 - MAZİNİN MAHZUN ŞAHİTLERİ: MEZARTAŞLARI

25.09.2017 - AMAN AĞZIMIZIN TADI BOZULMASIN - Şekerin hikayesi

18.09.2017 - OSMANLI PADİŞAHINDAN, KITLIK ÇEKEN İRLANDA HALKINA…

Diğer makaleler için tıklayınız...