Cumhuriyetten evvel verilmiş mahkeme kararları, şimdi de tatbik edilebilir mi?
Osmanlı mahkeme kararlarının bugün de cari olduğuna dair prensibin açıkça yazdığı bir tanzim yok. Ancak açık bir tanzime de ihtiyaç yok. Zira halen yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK (m.303) kendisinden evvelki kanun olan 1086 sayılı kanunun yerini aldı. O da kendinden evvel Osmanlı devrinde cari olan mevzuatı ilga ederek meriyete girmişti. Bu silsile içinde umumi olarak mahkeme kararlarının kazıye-i muhkeme (kesin hüküm teşkil ettiğine dair tanzimler hiç boşluk bırakmaksızın birbirini takip ettiğine ve Osmanlı devrinde verilmiş mahkeme kararlarına dair bir istisna hükmü bulunmadığına göre, mevcut kaide (HMK m 303) onlar için de caridir. Çünkü mahkeme kararları daimi olarak hak sübutuna mesnettir. Mahkeme kaldırılsa veya hâkim değişse bile mahkemenin kararı meriyetini sürdürür. Bu hukukun umumi bir prensibidir. Halihazırda Türkiye’de vatandaşlık ve mülkiyeti ve nice milletlerarası anlaşmalar, Osmanlı Devleti zamanında sabit olmuş hukuki statülerin devamıdır. Mülga 864 sayılı Kanunu Medeninin Sureti Meriyet ve Şekli Tatbiki Hakkında Kanun'un 1. maddesinde "Kanunu medeninin meri olmağa başladığı tarihten evvelki hâdiselerin hukukî hükümleri, mezkûr hâdiselerin hangi kanun meri iken vaki olmuş ise yine o kanuna tâbi kalır. Binaenaleyh 4 Ekim 1926 tarihinden evvel vuku bulmuş olan muameleler, o tarihte cari bulunan kanunlara göre tayin edilir. Benzer şekilde, 864 sayılı Kanun'u yürürlükten kaldıran 03/12/2001 tarih ve 4722 sayılı Türk Medenî Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 1. maddesinde "Türk Medenî Kanununun yürürlüğe girdiği tarihten önceki hadiselerin hukukî neticelerine, bu hadiseler hangi kanun meriyette iken vuku bulmuşsa kaideten o kanun hükümleri tatbik edilir. Bu, herkesçe bilinen hukukun umumi bir kaidesidir. Bir Osmanlı mahkemesinden verilen karar, bugün İsrail'de, Yunanistan'da, Suriye'de bile tatbik edilmektedir. Bu mantığa göre, eski kanuna göre meydana gelmiş, Türkiye’deki bütün mülkiyet ve aile münasebetlerinin geçersiz sayılması icap eder. Ayrıca bir mahkeme kararı verildiği zaman, kaziye i muhkeme teşkil eder ve orada hükümet değişse bile hükmünü sürdürür. Ancak bakmak lazım, bugünki mevzuata göre, bazı mahkeme kararlarının tatbiki için 10 sene gibi bir mürurızaman müddeti vardır. Bu zaman içinde mahkeme kararı yerine getirilmemişse, hükümsüz kalabilir.
28 Ekim 2021 Perşembe
Alakalı Başlıklar