Hamidullah, “Peygamber efendimiz sütkardeşinin omzunu ısırdı” dediği için çok sert tenkit ediliyor. Halbuki burada İbn Hişam ve Belâzûrî’yi kaynak göstermiş. Ayrıca sahabe biyografisine tahsis ettikleri eserlerinde İbn Abdilberr, İbnu’l-Esîr ve İbn Hacer de nakletmişlerdir. Bu meseleye bakışımız nasıl olmalı?
İbn Hişam, Belâzûrî gibi âlimler, muhaddisler tarafından çok tutulmadılar. Ayrıca bu âlimler, kendilerine gelen rivayetleri –o zamanki telakkiye uygun olarak- kritik etmemişler. Zâyi olmasın diye, olduğu gibi nakl etmişlerdir. Günümüzde ise herkes işine gelen rivayeti alıyor; işine gelmeyince aksi rivayeti görmüyor. Sonra gelen bazı âlimler kısmen de olsa bazı rivayetleri kritik etmişlerdir. Mesela İbnü’l-Esir, el-Kâmil fi’t-Tarih adlı eserinde Taberî’nin tarihinde rivayet ettiklerinden kendi usulüne göre en sahih olan rivayeti nakletmiştir. Hamidullah’ın, bu gibi rivayetleri kritik etmeden nakletmesindeki maksadı da görmek gerekir. Mesela İslam'a giriş kitabında “Miskin, zimmi fakir demektir” rivayetini İmam Ebu Yusuf’a dayandırır. Ancak bu rivayet Hanefî mezhebinde hiç kabul görmemiştir. Bunu naklederken neden kritik etmemiştir, burası nedense sorgulanmaz. Alimlerden sonra, peygamberleri de beşerî zaafları olan sıradan insanlar gibi göstermek cereyanının bir eseri olsa gerektir.
28 Ekim 2021 Perşembe
Alakalı Başlıklar