Avrupanın bugünki kültür müktesebatına erişebilmek için Müslüman âlimlerin tercümelerinden, İslâm dininin ve ilimlerinin sistematiğinden faydalandıklarını ve Arapça öğrendiklerini okuyoruz. Peki bu kitaplar, Yunanca’dan Süryanice’ye, oradan Arapça’ya tercüme edilirken; bunu Avrupa neden yapmamış; direkt kaynağa yönelememiştir?
O zaman o potansiyele sahip değillerdi. Kilise, cemiyet hayatına hâkimdi ve bu gibi şeylere menfi bakıyordu. Sosyal, siyasi ve iktisadi problemler de buna imkân vermemişti. Haçlı seferlerinden sonra, şark ile temas arttıkça, bu alaka da arttı. O eski kitapların çoğunun orjinalleri kaybolmuştu.
29 Ekim 2020 Perşembe
Alakalı Başlıklar