Aleyna, Esilâ, Sudenaz, Berrâ, Afrâ, Damrâ, Şevval isimlerini çocuğa koymak uygun mudur?
Aleynâ, üzerimize mânâsına gelir. Esilâ, öğleden sonra demektir. Her ne kadar Kur’an-ı kerimde geçse ve ahenkli olsa bile, çocuğa böyle isimler vermek uygun değildir. Kur’an-ı kerimde hınzır, fâhişe gibi kelimeler de geçer ki, çocuğa isim olmayacağı âşikârdır. Sûde veya Sûdenaz, mânâsı olmayan bir kelimedir. Doğrusu Sevde’dir. Esmer mânâsına gelir. Suûde de yücelik gibi bir mânâ ifade eder. Berrâ yanlış bir kelimedir. Doğrusu Berre’dir. Çok iyi mânâsına gelir. Bununla beraber Hazret-i Peygamber’in üvey kızının ismi iken, bu ismi bir insan için uygun görmeyen Hazret-i Peygamber Zeyneb’e çevirmiştir. Afra çorak mânâsına geldiği için Hazret-i Peygamber tarafından yeşillik mânâsına Hadrâ olarak değiştirilmiştir. Hazret-i Peygamber, süt kardeşi Damrâ’nın ismini de Abdullah’a çevirmiştir. Damrâ, cılız mânâsına gelir. Görülüyor ki, sırf Asrı Saadet’te mevcud olduğunu işitip veya Kur’an-ı kerimde geçtiğini görüp çocuğa mânâsı olmayan veya kötü mânâ taşıyan isimler vermek doğru değildir. Şevval ise dişi develerin çiftleşmek için kuyruklarını kaldırması demektir. Bu hâdisenin gerçekleştiği aya da bu isim verilmiştir. Tarihte Müslümanların çocuklarına böyle isimler koyması âdet olmamıştır.
3 Haziran 2012 Pazar
Alakalı Başlıklar