Tanzimat Fermanı, Müslümanlarla gayrı müslimler arasındaki farkı kaldırıp, onlara şeriatın vermediği hakları verdiği için Osmanlı Devleti’nin sonunu getirmiş değil midir?
Tanzimat Fermanı, gerek Marksistler, gerek İslamcılar ve gerekse Milliyetçiler tarafından taviz verilmek olarak lanse edilmektedir. Bu, mübalağalı bir telakkidir. Müslümanlarla gayrı müslimler arasında zaten kanun önünde bir fark yoktur. Onlara şer’î hukukun vermediği haklar verilmiş değildir. Tanzimat Fermanı, teb’anın zaten hukuk sisteminde mevcut olan ve bir zamandır ihmal edilen haklarının tekrar teminat altına alındığını deklare eden sıradan bir adaletnamedir. Tek fark, gayrımüslimlerin de devlet kadrosunda daha fazla istihdamıdır ki, bunun şer’î hukuka aykırılığı yoktur. Tanzimat’ın ilanından 1908’e kadar bütün icraatlar şer’î prensiplere uyularak çıkarılmıştır. Tanzimat Fermanı’nın çoklarınca görmezden gelinen bam teli, padişahın siyaseten cezalandırma hakkından vazgeçmesi, böylece bürokrat hâkimiyetinin kurulmasıdır. Böylece 1839’dan itibaren, 1876’ya kadar Osmanlı Devleti’ni her biri kabiliyetli, ama hemen hepsi şahsi menfaatlerini ön planda tutan ve bunun için bir ecnebi devletin himâyesine angaje olmuş bürokratlar tarafından idare olundu. Memleket, 1877 Osmanlı-Rus Harbi’ne sürüklenerek yıkılmanın eşiğine geldi. Sultan II. Abdülhamid, idareyi dedesi Sultan II. Mahmud gibi gücü eline alarak, memleketi 30 sene saraydan istibdad denilen bir usul ile idare etti. 1908’de bu sefer tekrar askerlerle anlaşan bürokratlar darbe yaparak ipleri ellerine aldılar. O gün bugündür Türkiye’de hükümetler gelir gider; memleketi askerlerle bürokratlar idare eder. Problem çıkınca, darbe yaparak ayar verirler.
13 Haziran 2020 Cumartesi
Alakalı Başlıklar