Bir mecliste verilen üç talâk bir talâk mı sayılır?
Bir mecliste verilen üç talâk üç ayrı talâk sayılır. Tarafların hemen ayrılmaları icab eder. Bir daha evlenemezler. Ancak kadın bir başkasıyla evlenip, bu evlilik ölüm veya talâk ile biterse, iddet bekleyip isterse eski kocasıyla yeni bir nikâh kıyabilir. Asırlarca böyle bilinmiş ve tatbik olunmuştur. İbni Teymiyye’den başka kimse, bir mecliste verilen üç talâkın bir talâk olacağını söylememiştir. Bu sözü, icmaya aykırıdır. Müctehidler bir hususta icma ettikten sonra, buna muhalif ictihad sahih olmaz. İbn Abbas’ın rivayet ettiği “Peygamber  aleyhisselâm  devrinde, Hazret-i Ebubekir’in devrinde ve Hazret-i Ömer’in hilâfetinin ilk iki senesinde üç talâk bir talâk sayılırdı” haberini  (Müslim, Talak, 15;  Ahmet bin Hanbel, Müsned, I, 314)  ve yine İbn Abbas’ın rivayet ettiği, “Rükâne, karısını bir mecliste üç talâk ile boşamıştı ve bunun için çok üzülüyordu. Peygamber  aleyhisselâm  ona, “Onu nasıl boşadın?” diye sordu. Rükâne “Üç talâk ile boşadım” dedi. Rasulullah  aleyhisselâm  ona, “Tek mecliste mi?” dedi. O da “Evet” cevabını verdi. Bunun üzerine Rasulullah aleyhisselâm “O bir talâktır. İstersen ona dönebilirsin” buyurdu mealindeki hadisler (Ebû Dâvûd, Talâk 10;  Tirmizî, Talâk 2;  Ahmet bin Hanbel, Müsned, I, 265)  buna delil değildir. Şeriatte hadis-i şeriflerle değil, bunlara istinad eden içtihatlarla amel edilir. İhtilaf mevzuu olan, bir mecliste üç talâk değil, talak-ı bet denilen “seni elbette boşadım” sözüyle talâktır. Resulullah aleyhisselâm Rügâne’ye böyle söylerken ya bunu kast etmiş; ya da üç talâkı teyiden söylediğini anlamıştır. Ntekim erkek zevcesine bir veya farklı meclislerde birden fazla talâk söylerse, eğer, sonrakiler önceki beyanın teyidi veya haberi ise, bunlar talâk sayılmaz; bu halde tek talâk vardır. Bazıları ise neshe hüküm vermişlerdir. Zira Resulullah aleyhisselamın bir mecliste verilen üç talâkı üç talâk saydığını gösteren hadis-i şerifler de vardır.
23 Kasım 2017 Perşembe
Alakalı Başlıklar