Ekrem Buğra Ekinci, 1987’de Ankara Hukuk Fakültesi’ni bitirdi. Avukatlık stajı yaptı.

Ankara’da başladığı kariyerini İstanbul’da sürdürdü.
Doktorasını 1996’da İstanbul Hukuk Fakültesi’nde tamamladı.

Türkiye ve Daily Sabah gazetelerinde yazmaktadır.
Devam
 
Yazışmalar


Siz de Sual Gönderebilirsiniz...
Sualler:

 Kıbleye karşı namaza durduğumuzda secdeden kalkarken göğsümüz biraz sağa ya da sola çevrilse, ama yine iki kaşımız arasındaki açı kıbleyi içine alıyor olsa, namaz bozulur mu? Mâlikî mezhebinde hüküm değişir mi?

 Bildiğim kadarıyla Mâlikî mezhebinde rükû ve secdede tümânînet farzdır. Rükû’da bir yerimizi kaşısak ya da sağa sola, öne arkaya doğru dengemizi tam kuramadığımız zaman sallansak, secdede biraz hareket etsek, bunlar namazı bozar mı? Hiç hareket etmemek mi gerekiyor?

 Bir gazeteci her ay gazete parası toplamak için geliyor. Bizde de ekseriya bozuk para olmuyor. Bütün para veriyoruz. Gazeteci bunu ileriki bakkaldan bozdurup getireyim diyor. Paramızı alıp gidiyor. Geldiği zaman verdiğimiz paradan kendisine gazete parasını daha önceden almış oluyor ve bize sadece para üstünü veriyor. Biz de kabul ediyoruz. Bu alışveriş sahih oluyor mu? Biz demeden kendiliğinden paramızdan gazete parasını almış ve paramızı hemen bozduramadığı için ileriki bakkala gidiyor. Yani bozdurma işlemi de peşin olmamış oluyor.

 Vitir namazını kılarken, son rek’atte, kıyamda zammı sureyi okumadan rükû’ya gittik. Rükû’da farkedip tekrar kıyama geri döndük ve ellerimizi tekrar bağlamadık, salık bir şekilde kaldı. Zammı sureyi okuduk ve kunut tekbiri alıp ellerimizi salık hâlinden kaldırıp bağladık. Kunut dualarını okuduk. Tekrar rükû’ yaptık. Namaz bitince de secde-i sehv yaptık. Bu doğru oldu mu?

 Oruçluyken elimize, yüzümüze, tüm vücudumuza zeytinyağı sürebilir miyiz? Oruç bozulur mu? Sürebiliyorsak, dudağımız zeytinyağlı iken abdest alsak oruç bozulur mu? Zeytinyağlı elimizle taharetlensek oruç bozulur mu?

 Evlenmelerine izin verilmeyen ve tahsil müddetlerinde kadınlarla münasebet kurmaları yasak olan yeniçerilere, her fetih sonrası (klasik olarak 3 gün boyunca) fethedilen yerlerde tecavüz ve yağmanın serbest bırakıldığına dair bir rivayetin aslı var mıdır?

 Anladığım kadarıyla, kadınlardaki mutad beyaz akıntı Mâlikî mezhebinde abdesti bozmuyor, Hanefî’de bozuyor, Bunun icin Mâlikî mezhebini taklid eden Hanefî bu özründen dolayı her vakit çıktığında abdest alması gerekiyor. Yani öğlen aldığı abdest ile ikindi namazını kılamaz. Eğer kılarsa namazı kabul olmaz. Anladığım doğru mudur?

 Kadınlarda hayzın dışında her gün gelen beyaz renkteki akıntı Hanefî mezhebinde abdesti bozduğu için Mâlikî mezhebini taklid ediyorum. Mâlikî mezhebini taklid ettiğim için vakit çıktıktan sonra tekrar abdest almam gerekiyor mu? Yani öğle vaktinde aldığım abdest ile ikindi namazını kılabilir miyim? Tabiî ki öğle vaktinde akıntım gelmiş oluyor. Abdestimi bozan başka bir sebep de olmuyor. Bir de kadınlardaki bu akıntı Mâlikî mezhebinde de özür müdür, yoksa kan gibi abdesti bozmuyor mu? Mâlikî mezhebinde olanlar, özürlü oldukları bir halde, her vakit çıktığında bu özür sebebi ile tekrar abdest alıyorlar mı?

 Diğer üç mezhebde rük’ûya giderken ve kavmeye dönerken eller kulaklara kaldırılıyor da, Hanefî mezhebinde kaldırılmıyor? Rükûya giderken ve kavmeye dönerken elleri kulağa kadar kaldıranlar, Hazret-i Ömer’in rivayetine göre yapıyormuş. Hanefî mezhebinde ise İbn Mes’ud hazretlerinin rivâyeti esas alınıyormuş. Peygamber efendimize Hazreti İbn Mes’ud mu, Hazret-i Ömer mi daha yakındır?

 “Salâten tüncin┠duasını Peygamber efendimiz okumuş mudur?

 Bedeninin yarısı olmayan insanın cenaze namazı kılınır mı?

 Müslüman olup olmadığı belli olmayan insanın cenaze namazı kılınır mı?

 Bir kabre iki, üç meyyit konabilir mi?

 İdrarını tutamayan bir hasta, 4 rek’atlik namazda iki rek’atini ayakta kıldı. 3. rek’atte idrar sıkıştırdığı için hemen oturup rükû’ ve secdeleri ima ile yapabilir mi?

 Abdest sebebiyle Mâlikî mezhebini taklid eden bir kimse, sağ ayağını ayakkabısından çıkarıp çorabını çıkardıktan sonra ayağını yıkasa sonra kurulasa ve daha sonra ayakkabısını giyip sol ayağına geçse muvâlâta uymuş olur mu?

 Dışarıda yemek yerken dikkat çekmemek için çatalı sol el ile kullanarak yemek yemek uygun mudur?

 Hastane, hasta için gerekli kanı kendi stoklarından kullanmışsa ve kullanılan kanların yerine kan bulunmasını hasta yakınlarından istemişse, hastaneye gidip kan vermek uygun olur mu?

 Özürlü olan kimse yere secde edemeyip fakat 25 cm.den az yükseğe secde edebiliyorsa 25 cm.den az yükseğe mi secde eder, yoksa ima ile mi kılar?

 Bir yere dayanıp tekbir alacak kadar dahi ayakta duramayan hasta, oturarak ima ile namaz kıldığında secde edebiliyorsa secde eder mi, yoksa secdeyi de ima ile mı yapar?

 Secde edemeyen hasta ayakta durabiliyorsa, iftitah tekbirini ayakta mı alır, yoksa oturarak mı tekbir alır?

 ''Allahü teâlâ'' yerine ''Allah teâlâ'' demekle, iftitah tekbirinde ''Allahü ekber'' yerine ''Allah ekber'' demek arasında Arapça kaideleri açısından fark var mıdır?

 Hakkında hürmet-i müsahere meydana gelen Hanefî’nin, bu şekilde hürmet-i müsahereyi kabul etmeyen Şâfiî mezhebine göre nikâh tazelemesi mi gerekir?

 Memlekete gitmek için bilet alacaktım. Param olmadığını fark ettim.Biletçiye vaziyeti izah ettim, kabul etmedi. Tam o sırada birisi “Parasını ben veririm, ver bileti” dedi. Bileti aldım. O yardım eden adam gitti. Biletçi dedi ki: “Memleketten gelince bana şu kadar lira vereceksin” dedi. Ben de tamam dedim, ama hâlâ vermedim. Çünki bu parayı yardım eden adama vermeyeceği, cebine atacağı yüzde yüzdür.

 Bir ilmihalde şu ifade geçiyor: "Malından bir mikdarını sadaka vermeyi adayan kimse, bu sadakayı zekât malından verir. Ticaret malı yoksa, altın veya gümüşten geçerli olanı verir. Başka mallardan veremez. Mikdar bildirmedi ise, her cins zekât malından mâlik olduklarının hepsini verir. Kâğıd ve her metal para, zekât malı değildirler. Altın ve gümüşten para olarak geçerli olanın karşılığı olarak kullanılan senedlerdir. Bunların yerine, kıymetleri kadar, altın, gümüş verilir. Evini veya belli bir malını sadaka etmeyi adayan kimse, bunu veyâ kıymeti kadar altın, gümüş sadaka verir." Bu ifadeye göre bir kimse, her ay kazandığımın onda birini fakirlere vermeye niyet etse, bunu altın ve gümüş olarak mı vermesi gerekir? Sadaka olarak adamak ile vermeye niyet etmek ya da vermeye karar vermek aynı şey midir? Aynı yerde şu ifade de geçiyor: "Bir kişinin bir malı iki kişiye hibe etmesi câiz olmaz; ama bir malın iki fakire sadaka verilmesi câizdir. Fakire hibe edince sadaka olur." Bu cümlelerde iki farklı izahat var. Birisinde iki kişiye hediye edilmez, ama öbüründe hibe edilir diyor. Farkı izah eder misiniz?

 Bir ilmihalde şu ifade geçiyor: "Bir kişinin bir malı iki veya daha fazla kişiye hibe etmesi câiz olmaz. Taksîmi mümkin ise, ayırıp, parçalarını her birine ayrı ayrı vermelidir. Bunun için, bağışınn yardım kurumuna değil, kurumun başkanına yapılması lâzımdır. Bağış, hükmî şahsa değil, hakîkî şahsa verilince, sahîh olur." Bu ifadeye göre bir vakıf, cemiyet veya kitabevine yapılan bağışlar, müesseseye yapıldığı için sahih olmuyor mu? Doğrusu nasıl olmalıdır ki bağışlar sahih olsun?

 Rabbimiz 18 bin âlemin yaratıcısı deniliyor. 18 bin âlem ne demektir? Buna bir delil var mıdır?

 Kıyamette sadece yer mi değişecek? Yoksa 9 gezegenin hepsi değişecek mi?

 Mukaddes kitapların, suhufların hepsi Arap dilinde miydi? Arap dilinde ise, niye Arap dilinde nâzil oldu?

 Birinden alacağım var. Alacağımı istemeye gittiğimde “Param yok, ama milli piyongo bileti aldım” dedi. Bileti bana verdi. “Çıkarsa senin” dedi. Biletten çıkan parayı kullanmak câiz midir veya ne kadarını kullanabilirim?

 "Fetvâyı müftüler verseler de sen kalbine danış" sözünün aslı nedir? Ne mânâya gelmektedir?

 Şirk-i celî ne demektir?

 Rükû’da iken sağ ayak sol ayak yanına mı getirilir? Yoksa sol ayağın topuğu sağ ayağın topuğuna mı değdirilir?

 Kim milyoner olmak ister adlı yarışmada, elinde olan parayı ortaya koyup, yeni suali cevaplama bahis mevzuu olduğundan, uygun mudur?

 Namazda iken kıl, tüy vb. şeyler ağzımıza dışarıdan kaçsa, bu namazı bozar mı? Elimizle çıkarmamız şart mıdır? Yutsak bir zararı olur mu?

 Oruçlu iken dudak üzerine sıçrayan tükürüğümüzü yalamak ya da abdest sonrası dudak üzerinde kalan damlacıkları yutmak orucu bozar mı?

 Eğer bir rek’atin de namaz vakti içinde kılınmamış olduğunu anladığımızda, bu namazı tekrar kılmamız gerekiyor mu? Yoksa bu namaz kazâ yerine geçip sahih oldu mu?

 Bazen namazımız bazı zaruretlerden dolayı son dakikaya kalıyor. Mâlikî mezhebinde bir namazın sahih olması için, bir rek’atinin namaz vakti içinde kılınmış olması gerekiyormuş. Vakit çıkmadan namaza durduk ve namaz bittiğinde vaktin çıkmış olduğunu gördük. Geçen dakikayı rek’at sayısına böldük. Meselâ bir rek’ati vakit içinde kılmış olduğumuzu anladık. O zaman namaz sahih midir?

 Namazda son oturuşta esselâmü aleyküm dedik, ama sağ tarafa başımızı çevirmeyi unuttuk. Daha sonra başımızı sağa çevirip tekrar selâm verdik. Bu şekilde namaz, sahih olur mu?

 İmam Rabbânî hazretlerinin Mektubat’ında İbrahim aleyhisselâmın dininin ve milletinin bütün diğer dinlerden ve milletlerden üstün olduğu, bunun için bizim peygamberimiz aleyhisselâm onun milletine uymak emir olunmuştur yazıyor. En üstün din İslâmiyyet değil midir? Bunun izahı nasıl olur?

 Müslüman müslümanın gözlerine uzun baksa (rahatsız edecek derecede) edepsizlik olur mu?

<<  1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 >>