Ekrem Buğra Ekinci, 1987’de Ankara Hukuk Fakültesi’ni bitirdi. Avukatlık stajı yaptı.

Ankara’da başladığı kariyerini İstanbul’da sürdürdü.
Doktorasını 1996’da İstanbul Hukuk Fakültesi’nde tamamladı.

Türkiye ve Daily Sabah gazetelerinde yazmaktadır.
Devam
 
Yazışmalar


Siz de Sual Gönderebilirsiniz...
Sualler:

 Borç alınan para nemalansa, örneğin altın alınsa, altın kıymetlense, o artan kısım kime ait olur?

 Bir kimse x'i muhatap alarak y'ye şu kadar miktarı ver dese ve dahi sonra y ile karşılaştığında z'ye ulaştırmasi için x'e bir miktar para verdiğini söylese, para kimindir? Paranın verilmesini istediği kişi ile karşılaşıp mesela “Ben size ulaştırması için oğlunuza bunu verdim” desem, sonra oğlu ile karşılaştığımda “Arkadaşım için babana para verdim” desem para kimindir?

 İbn Hacer-i Heytemi'nin Hayratü'l-Hisan kitabının Menakıb-ı İmam Azam adlı türkçe tercümesinde geçen bir menkıbe şöyledir: İmam Ebû Hanife'nin huzuruna bir kadın gelerek, "Erkek kardeşim vefat etti. Altı yüz dinar miras bıraktı. Fakat benim hakkıma yalnız bir dinar düştü" dedi. İmam, "Bu hesabı kim yaptı?" diye sual eyledi. Kadın da "Davud-ı Tâî yaptı" dedi. Bunun üzerine İmam, "Doğru, senin hakkın aslında bu kadardır. Zira, kardeşin vefat ettiğinde, arkasında miraçı olarak annesini, zevcesini, iki kızını ve on iki erkek kardeşiyle birlikte seni bırakmıştır. Senin hakkının bir dinardan fazla olmasına imkan yoktur" dedi. Buradaki miras nasıl taksim edilir?

 Bir kişi x'e; bu parayı seninle y'e verdim paylaşın dese ve daha sonra z'ye de x'i kastederek ona para verdiğini ve ikisinin olduğunu ve yarısını almasını söylese bu durumda ne yapılması gerekir? para kime aittir?

 Birisine oğluna vermesi için 50 TL versem, sonra oğluyla karşılaştığımda babana arkadaşın için 50 TL verdim desem, para kimindir? Oğul ne yapmalıdır?

 Hanefî mezhebinde ikindi namazının ikinci vakti olan asr-ı sani’ye de çeşitli sebeplerle (toplantı vb.) yetişemeyeceğini anlayan mukim bir kimse, öğle namazını sadece kaza mı eder, yoksa Hanbelî mezhebini taklid ederek cem edebilir mi?

 Maliki mezhebinde tertib sahibi olmak var mıdır? Hayzı 14 gün süren ve malikiyi taklid eden bir kadın bu dört günü kaza ederken sırayı gözetmesi gerekir mi?

 Üzerinden 15 temiz gün geçtikten sonra adet miktarı sonuncuda kaç olduysa o şekilde değişir diye biliyorum. Bir sonraki adet bundan az olursa, münasebet için adeti kadar beklemesi gerekiyor. Bu miktardan fazla olursa nasıl davranmalı. Yani adeti 7 olan birisinin adeti 9 sürer ve temizlenirse ne yapar?

 Şâfiî mezhebinde namaza durmadan tüm rükünleri aklına getirip öyle mi kılmaya başlamak gerekir?

 Şâfiî mezhebinde abdest alırken tırnak arasındaki kirleri de gidermek gerekiyor. Bazen araya çorap söküğü, küçük kirler de girebiliyor. Abdest almadan tırnakları kontrol edip varsa temizleyip öyle mi almak gerekir? Yoksa bu büyük kirler için mi gereklidir?

 Bir Şâfiî, uyku,ders gibi bir sebeple öğle namazını İmam-ı Azam Hazretlerinin kavline uyarak asr-ı evvelde kılabilir mi? Bu tembellikle olursa da kılınabilir mi?

 Hazret-i Muhammed’in diğer devlet reislerine yazdığı bütün tebliğ mektupları nerededir? Doğu Roma İmparatoru Heraklius’a yolladığı heyet ile alâkalı Bizans kaynaklarında bilgi var mıdır?

 Geçenlerde izlediğim bir dokümanter filmde Hazret-i İsa'ya dair bilgilerin sadece dinî kaynaklarda (İncil) geçtiği; o devirde yaşayan Akdeniz çevresindeki Romalı yazarların kendisinden hiç bahsetmediği; sadece Suetonius ve Tacitus bir kaç kelimeyle 'Christ' veya 'Christus' olarak bahsettiği; onun da isim değil, ünvan olduğu söylendi. Doğru mudur?

 Bir Şâfi'î ilmihalinde alış-verişte icab ve kabul şarttır yazıyor. Acaba bu bir kavil midir? İcab ve kabul şart ise, fitne çıkma ihtimali olan yerlerde Şâfiîler Hanefî’yi taklid mi edecektir? Geçmişte yaptığı alış-verişlerin vaziyeti ne olur?

 Şâhidler yanında iman ve nikâh tazelerken "öteden beri nikâhım altında bulunan zevcemi onun tarafından vekâleten ve tarafımdan asaleten kendime tezvic ettim" demek nikâhın tazelenmesi için kâfi midir? Başına "mevcud şâhidler huzurunda..." gibi şeyler eklemek gerekir mi?

 Nefy-i isbat nedir?

 Bu hutbelerde bildiğim kadarıyla imamın eline bir kâğıt veriliyor. Oradan okuyor. Meselâ o kâğıtta bir harama helal denebiliyor. Yani küfre düşürücü bir şey yazabiliyor. İmamın onu okuması zaruretten midir? O sözü okuyan imama hüsnü zan mı etmeliyiz?

 Doğalgaz depozitosu 260 lira vererek doğalgazını açtıran bir kimse aradan muayyen bir zaman geçtikten sonra doğalgazı kapattığında depozito ücretinin 280 lira olduğunu görür. Tatbikatta doğalgazı kapatma anında depozito değeri ne ise doğalgaz şirketi tarafından kapatana verilir. Depozitodaki 20 liralık fark helâl midir?

 İslâm devletinde hükümdarın nassların boşluk bıraktığı sahalarda hüküm koymasının mahiyeti nedir? Bir hocamız, taaddüd-i zevcat (çok kadınla evlenme) mevzuunu anlatırken, hükümdarın birden fazla evliliği yasaklaması sedd-i zerâi mahiyetindedir. Kişi tek eşliyken zinaya düşme tehlikesi doğarsa, harama düşmemek için sedd-i zerâiyi dikkate almaz; dörde kadar evlenebilir demişti. Bu beyan sahih midir? Sahihse, dinin serbestlik tanıdığı sahalardaki tüm hükümdar emirleri aynı mahiyette midir? Bu emirlere uymayanlar günaha girmez denilebilir mi?

 Aşağıda kurguladığım foreks muamelesinin fıkıh kaidelerine aykırı noktalarını bildirmenizi rica ederim: x bankasındaki veya aracı kurumundaki döviz hesabımda 50.000 dolar ve 50.000 euro param vardır. Doların değer kazanacağını düşündüğümde, hesabımdaki euro'yu forex piyasaları tarafından belirlenen (eur-usd) parite değeri üzerinden dolara çeviriyorum. Euro'nun değer kazanacağını düşündüğümde ise dolar hesabımdaki paramı euro'ya çeviriyorum. Şayet doğru bir tercihte bulundu isem kâr ediyorum ya da tersi oluyor. Bu muameleler esnasında görüldüğü üzere alım-satım yapılan menkul kıymet "anında" ve tamamen peşin olarak malum hesabımdan tahsil ediliyor veya tasarrufum altına geçiyor. Teslim şartı sağlanıyor. Ayrıca vade yoktur. Sadece elimde olan bir kıymeti alıp satıyorum. Elinde olan şeyi alıp satma ile alâkalı kâide yerine gelmiş oluyor. Fâiz de bahis mevzuu değildir. Aracı kurum veya banka ise, verdiği hizmete karşılık tıpkı bir döviz bürosu gibi alım satım fiyatı arasındaki farkı kullanarak kar ediyor.

 Hürmeti-i müsaherenin hiç bir çözümü yok mudur? Muhakkak zevcesini boşamak zorunda mıdır? Zevcesi ebedî haram mı olur?

 Namaz surelerini Latin harfiyle öğrendim. Namazıma zarar verir mi?

 Bir arkadaş tecvidli okumak farzdır; kıraati tecvidsiz yapmak, namazı fâsid eder dedi. Doğru mudur?

 Yatarken ev halkına “Allah rahatlık versin” mi, yoksa “İyi geceler” mi demeliyiz?

 İdrar yaptıktan sonra beklemek herkes için şart mıdır? Beklemeden hemen abdest alınabilir mi?

 İdrar yaptıktan sonra, tenasül uzvunu suyla yıkamak gerekir mi? Yıkamadan çıkarsa, mahzuru var mıdır?

 Son teşehüdde salli bariklerden sonra dua niyeti ile fatiha okunabilir mi?

 Nimet-i İslâm kitabında, namazın sünnetlerinin 43. maddesinde, (Salevattan [salli bariklerden] sonra bir dua okumak sünnettir ) buyuruluyor. Bu ifadeye göre bir dua okumak sünnet; iki ve daha fazla okumak müstehap diye mi anlamamız lâzımdır? Bir dua okumak sünnet ise, bunu özürsüz terk etmek mekruh oluyor. Buradaki mekruh tahrimî mi, tenzihî mi oluyor?

 Namazı bozulan bir kimse namazı bozan hareketini namaz vakti çıktıktan sonra öğrense bu namazı kaza etmesi farz olur mu?

 Namazda kapalı kapıyı açmak namazı bozar mı?

 Namazda pantolonum düşmek üzere idi. Kıyamda iki elle kemerimi bağladım namazım bozuldu mu?

 Bir kadın açılan başörtüsünü üç kere sübhanallah diyecek kadar bir zamanda kapatamazsa yani başörtüsünü kapama süresi üç kere sübhanallah diyecek kadar zamandan biraz daha uzun sürse namazı bozulur mu?

 Fıkıh kitaplarında bir kavle göre namaz kılana göre çok hareket namazı bozar. Yani bir kimse benim yaptığım amel-i kesirdir; bu namaz bozar diyorsa bir kavle göre bozulur deniyor. Peki, bu kimsenin yaptığı amel-i kesir olmasa kendisi bunu ameli kesir bilse veya zannetse yine namazı bozulur mu?

 Ayakta namazda iken cebimden bazen küçük mushaf veya muska yere düşüyor. İki elimle alıp cebime koysam namazım bozulmuş olur mu? Mushaf ve muska gibi hürmet edilmesi gereken şeyler değil de, para, kredi kartı, kalem gibi şeyler cebimizden düşse, bunları namaz içinde alıp cebe koymak elzem değilken, yine de tek elle veya iki elle almak namazı bozar mı?

 Bazen namaz kılarken kravat boğazımı sıkıp rahatsızlık veriyor. Tek veya iki elle kravatı gevşetmek namazı bozar mı?

 Askerde talimlere, bazen de operasyonlara gidiyoruz. Kıbleyi tespit etmek her zaman mümkün olmuyor. Fitne çıkmasından da korkuyoruz. Komutan görecek diye de korkuyoruz. Askerde kıbleyi tespit edemediğimiz hallerde her hangi bir tarafa dönüp namazımızı kılabilir miyiz?

 Kâfirlere, fâsıklara, çocuklara, bidat ehli kimselere kıble sorulmayacağı bunlara sadece yönleri anlamak için güneşin ne taraftan batıp, ne taraftan doğduğu sorulabileceği fıkıh kitaplarında yazılıdır. Velev ki bunlara kıblenin yönünü sorup o cihete namaz kılan bir kimsenin namazı sahih olur mu? Vakit içinde iadesi, vakit çıkınca kazası lazım gelir mi?

 İlmihalde ( Kıble yönünü bilmeyen kimse araştırmadan kılarsa, kıbleye rastlamış olsa bile namazı kabul olmaz ) diyor. Kabul olmaz demek, namaz borcundan kurtulur; ama verilecek büyük sevap ve mükâfatlara kavuşamaz mı demektir?

 Günümüzde yaratmak kelimesi mahlûklara isnad edilerek çok kullanılıyor. Bu küfre sebep olur mu?

 Marketten online olarak sipariş vermiştim. Benim istediğim mamulün üç farklı renkte kutusu vardı. Ama içindeki mamul aynıdır. Ben mavi renklisini seçmiştim; ama kırmızı renkli kutu yollanmış. Acaba bu alışveriş câiz oldu mu?

<<  1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 >>