Ekrem Buğra Ekinci, 1987’de Ankara Hukuk Fakültesi’ni bitirdi. Avukatlık stajı yaptı.

Ankara’da başladığı kariyerini İstanbul’da sürdürdü.
Doktorasını 1996’da İstanbul Hukuk Fakültesi’nde tamamladı.

Türkiye ve Daily Sabah gazetelerinde yazmaktadır.
Devam
 
Yazışmalar


Siz de Sual Gönderebilirsiniz...
Sualler:

 Gerek cem-i takdimde, gerek cem-i tehirde öğleyi ikindiden, akşamı yatsıdan önce kılmak cem’in şartlarındandır ki buna tertip denir. Peki, tersi olursa ne olur? Yani tehirde de takdimde de öğleden önce ikindiyi, akşamdan önce yatsıyı kılsa namazları sahih olacak mı?

 Şâfiî mezhebinde bir kavle göre mukimken de bir korku sebebiyle veya mühim ihtiyaç hâlinde cem etmek câizdir deniyor. İhtiyaç herkese göre değişiklilik gösterebilir. Birinin korktuğundan bir başkası korkmayabilir. Buradaki ihtiyacın ve korkunun ölçüsü nedir? Hanefî mezhebindeki bir Müslüman, böyle hallerde bir ihtiyaç olunca Şâfiî mezhebini mukimken taklit edilip namazları cem edebilir mi?

 Bir ilmihalde Mâlikî ve Şâfiî de sadece seferde değil mukimken, hastalıkta ve ihtiyarlık sebebiyle iki namaz cem edilebilir, diye yazıyor. Dinimizde kime ihtiyar denir? Belli bir yaşı var mıdır? İhtiyarın açık bir hastalığı görülmesi gerekir mi ki bu hükümden istifade etsin? Bu hükme göre genç veya ihtiyar hasta kimsenin her namaz için ayrı ayrı abdest alıp ayakta durması zor oluyorsa, meselâ karın ağrısı, diş ağrısı, böbrek ağrısı, sinüzit, migren gibi rahatsızlıkları varsa bu rahatsızlıklar sebebiyle ayakta durması zor oluyorsa, Hanbelî, Şâfiî veya Mâlikî mezhebini taklid ederek mukimken iki namazını cem edebilir mi?

 Ayakları sarkıtarak namaz kılmanın dinimizde caiz olmadığı kitaplarda bildiriliyor. Gemi, [feribot] uçak, otobüs, tren gibi vasıtalarla yolculuk yapıyoruz. Bazen sabah namazına denk geliyor. Sabah namazını cem etme imkânı olmadığı içinde kazaya kalabiliyor. Bu vasıtalarda İmam-ı Züfer hazretlerinin kavline uyarak bağdaş kurarak veya diz üstü oturak namazlarımı kılacağım ama hanımların koltukta diz üstü oturması veya bağdaş kurması garip karşılanıyor. Yaşlıdır veya rahatsızlığı vardır, diz üstü oturamıyordur, bağdaş kuramıyordur. Bir rahatsızlığı olmamasına rağmen bazı insanlar diz üstü oturamıyor, bağdaş kuramıyordur. Diz üstü oturarak veya bağdaş kurarak oturmak namaz kılmak dikkat çektiğinden fitneye sebebiyet vermesinden korkuyordur. Belirttiğim sebepler namazın kazaya kalmaması için vasıtada ayaklarını sarkıtarak koltukta namaz kılmak için özür olur mu? Yoksa kaza mı edecek?

 Gemi, [feribot] uçak, otobüs, tren gibi vasıtalarda kıbleye dönmek mümkün olmazsa veya kıbleyi tesbit edemezse iki namazı cem mi eder. İki namazı Cem etme imkânı da olmayan bir kimse namazı gücü yettiği herhangi bir tarafa doğru kılması caiz olur mu?

 Gemi, [feribot] uçak, otobüs, tren gibi vasıtalarda ihtiyaç halinde İki namazı Cem etmek, imam-ı Züfer hazretlerinin ictihadına uyarak oturup ima ile etmekten önce mi gelir? Bu önceliğe riayet edilmezse namaz kabul olur mu?

 Mektûbat-i İmam-ı Rabbanî’de 260. mektubda “Allahü teâlânın fiilleri ve sıfatları zâtından ayrı değildirler. Ayrılıkları varsa zıllerdedir.”buyuruluyor. Başka bir ilmihal kitabında sıfat-ı sübûtiyye bildirilirken “Kendinden ayrı olarak, ayrıca vardır.” yazıyor. Bir diğerinde “Allahü teâlânın sıfat-ı sübûtiyyesi de, sıfât-ı zatiyyesi gibi kâdimdirler. Bu sıfatları da, zâtından ayrılmazlar. Yani sıfatları zâtının, kendinin aynı da değildirler, gayrı da değildirler.”diyor. Bir başkasında ise Ehl-i Sünnet itikadında olmak için lâzım gelen hususlar bildirilirken “Allahü teâlânın sıfatları vardır. Ve zâtından ayrıdır”diye bildiriliyor. Bu ifadelerin ayrı ayrı olması nedendir? Allahü teâlânın sıfatlarının zâtından ayrı olması veya olmaması ne demektir? Bu sıfatların mahluklara münasebeti olduğunu söylemek doğru mudur? Bu ifadeler hep aynı şeyi mi anlatmaktadır? Nasıl olduğuna iman etmek gerekir?

 Baba hayattayken, çocukları onun mirasını paylaşıp, sonra baba da bu paylaşmayı tasvip etse, câiz midir? Erkeklerle kızların vaziyeti nasıl olmalıdır?

 Misafir imam; üçüncü rek’atin secdesini yaptıktan sonra o şehirde 15 gün kalmaya niyet edebilir mi?

 Seferî imam; yanlışlıkla kalktığı üçüncü rek’atin secdesini yapmadan o şehirde 15 gün kalmaya niyet etse ne yapması lâzım gelir?

 Seferî imam iki rek’at kılması gerekirken farzı dört kılarsa ona uyup dört rek’at kılan mukimlerin, namazı sahih olmuyor. Seferî olan imam yanılıp üçüncü rek’ate kalktığında [veya dördüncü rek’atte] bu hatasını anlarsa, mukim cemaatin namazını kurtarmak için namaz içinde mukim olmaya niyet etse ve namazını dörde tamamlasa; hâlbuki o beldeye, şehre mukim olmak için gelmemiş olsa [hatta birazdan o şehirden ayrılacağını bilse] mukim cemaatin namazını kurtarmak için namaz içinde mukim olmaya niyet etmesi caiz olur mu?

 Hanefî mezhebindeyim. Şâfiî mezhebini taklid ediyorum. Seferde namazımı kısaltıp iki rek’at olarak kıldım. Ancak teşehhüdde sadece ettehıyyatüyü okuyup selâm verdim. Şâfiî mezhebini taklid ederek kıldığım bu farzı eda etmiş oldum mu?

 Seferde dört rek’atlik namazı iki rek’at kılması gerekirken dört rek’at kılan bir kimse ilk teşehhüde oturmayı da unutmuş olsa, terk etse farzı eda etmiş olur mu?

 Kitaplarda (Seferde müekked sünnetler gayri müekked sünnet hâline gelir) buyuruluyor. Öğle namazının ilk oturuşunda salli barikler, üçüncü rekâtın başında da sübhaneke olur mu demek bu?

 Seferi olan dört rekâtlı namazları iki rekât kılması gerekirken dört rekât kılsa son iki rekât nafile oluyor? Bu iki rekât öğle ve yatsının son sünneti yerine geçer mi?

 Mâlikî mezhebini taklid eden Hanefî, dört rek’atlik farz namazda ka’de-yi âhireden sonra yanılıp kalksa ve secde etmeden hatırlamasa, son iki rek’ati nafile olarak farz eda edilmiş oluyor. Mâlikî mezhebinde selâm farz olduğuna göre, son verilen selâm iki namaz için de sahih oluyor mu?

 Mâlikîyi taklid eden Hanefî, sabah namazında vakit çıkmak üzere ise, kıyamda fatihadan birkaç ayet okuyup rükû ve secde yapıp, tehiyyatta ettahiyyatüyü okuyup selâm verirse namazı sahih olur mu?

 Gusl bahsinde Mâlikî mezhebini taklid eden Hanefî, sehv secdesi yapacağında salli barik okuduktan sonra mı sehv secdesi yapmalıdır, yoksa ettahiyyatüden hemen sonra mı?

 Vitri kılarken birinci rek’atte normal ayağa kalktım; ikinci rek’atte oturunca birinci rek’atteyim zannederek ettehiyyatüyü yarıda kesip hemen ayağa kalktım. Gerisini buna uygun tamamladım. Yani sonra iki kere oturdum. Dışarıdan arkadaş ikaz etti. Ben ona itibar etmeden sehv secdesi yaparak namazı tamamladım. Namazım oldu mu?

 Kur'an-ı Kerim öpülür mü?

 Cuma hutbesinin bir kısmını Türkçe okuyan imamın kıldırdığı cuma namazına gidilir mi? Bid’at mı oluyor?

 Diş ipi kullanılırken ipte kan görülse abdest bozulur mu? Yoksa kürdan ile temizlik esnasında kürdan da görülen kan gibi mi olur?

 Devletin verdiği vazife, bir kişinin canını yakıyorsa, bu vazifeyi yerine getirmek câiz midir? Devlete ve devlet malına zarar veren kişilere acımamak haram mıdır/caiz değil midir?

 Şâfiî mezhebindeki bir talebe, mektebinde izin verilmediğinden dolayı kılamadığı öğle namazını nasıl kılabilir?

 Bâliğa olmamış küçük kıza hatun kişi niyeti ile ve baliğ olmamış oğlan çocuğuna er kişi niyetine şeklinde niyet edilirse cenaze namazı sahih olur mu? Bunların niyeti nasıl yapılır?

 Cemaatten biri cenazenin erkek mi kadın mı olduğunu bilemese nasıl niyet eder?

 Cenaze namazında, imam efendi beşinci tekbiri alırsa cemaat de beşinci tekbiri alacak mı? Nasıl yapacak? Beşinci tekbiri alan imam efendinin ve ona ittiba eden cemaatin namazlar sahih oldu mu?

 Cenaze namazında, dördüncü tekbir diye üçüncü tekbirde selam veren imam selamdan sonra hemen hatırlasa ve dördüncü tekbiri alsa tekrar selam verse namazı kurtarıyor mu?

 Secdeli ve rükû’lu namazlarda yanılmalarda secde-i sehv yapılıyor ve namaz kurtuluyor. Cenaze namazında hata eden imamın telafi imkânı var mı?

 Cenaze namazında imama sonradan yetişen kimse imam efendinin selamından sonra tekbirlerin kazasını yaparken kıbleye dönmesi veya namazdan hemen sonra yapma gibi şartı var mı? Mesela alamadığı tekbirleri evde v.s alabilir mi?

 İbni Abidin’de İmamın dördüncü tekbirinden sonra namaza yetişen kimse İmam Ebu Yusuf’a göre namaza girmiş sayılır. Fetva da böyledir buyuruyor. Bu kimse imamın selâmından sonra 4 tekbiri de kaza mı edecek?

 Nimet-i İslam kitabında ( Cadde, meydan gibi umumi yerlerde ve mülk arazide cenaze namazı kılmak mekruhtur. Zira birincide ammenin, ikincisinde hususi şahısların hakkı vardır) buyuruluyor. Kişinin kendine mahsus arazisine, yazlığına, kışlığına cenazesini getirtip, cenaze namazını kıldırması da mekruh olur mu? Başkasının mülkü olan arazide mülk sahibinin izni ile cenaze namazı kıldırması mekruh olur mu?

 Cenaze namazında dördüncü tekbirden sonra iki tarafa selam vermek ve selam verirken başı sağa sola çevirmenin hükmü nedir?

 Beyimle defalarca boşanma kararı aldık ve çok yakın bir zamanda mahkeme açacağız. Yaklaşık 2 yıldır ara ara sinirlendikçe bir kaç kez “Boşayacağım seni, dinime imanıma boşayacağım” gibi cümleler kurdu. Dinî nikâhımız o zamandan düşmüş müdür? Şu anki vaziyet nedir?

 İslam nikâhı düşünce, mehir de düşer mi?

 Hazret-i Muaviye’nin, Peygamber efendimizin vahiy kâtibi olmadığına dair ciddi kaynaklarda bir şeyler geçtiğini söyleyen arkadaşlarım var. Benim okuduklarımın hepsine o vahiy kâtibiydi deniyor. Bir açıklık getirir misiniz?

 İmam-ı Beyhakî’nin rivayet ettiği bir hadis-i şerifde, Peygamberimiz aleyhisselâm “Tevriyeli, kinâî ifadelerle yalandan kurtulup rahatlama vardır” buyurarak bu meseleye açıklık getirmişlerdir. Nevevî der ki: "Elhâsıl, yemin kâdı veya nâibinin kendisini alâkadar eden bir dâvâda talep ettiği yemin dışındaki bütün hallerde yemin edenin niyetine göre değerlendirilir". Nevevî devamla tevriye için der ki: "Tevriye ile kişi her ne kadar hânis (yemininden dönmüş) olmaz ise de, yemin talep edenin hakkını iptal edecek ise böyle bir tevriyeyi yapmak câiz değildir. Bu hususta ulemâ icma’ etmiştir." Kadı İyâz şu hususta da icma vâki olduğunu kaydeder: "Yemin talep edilmediği ve yeminine bir hak taalluk etmediği halde yemin eden kimse için niyeti esastır, sözü de kabul edilir. Ancak, üzerinde bir başkasının hakkı varsa, talep üzerine veya kendiliğinden yaptığına bakılmaksızın yeminin zâhiri ile hükmedilir, bu hususta ihtilaf yoktur”. Yukarıdaki bilgiler çerçevesinde kul hakkı çok ince bir iş olduğundan ve neredeyse başkasının hakkına girmeden tevriye imkânsız olduğundan, hak taallukunu nasıl anlamalıyız? Ayrıca bir başkasının hakkının olduğu hallerde yalan değil ama eksik olarak konuşmak da yalana girer mi?

 Divan- muhasebat azalarına 3 zilhicce 1281 tarihli nizamname ile tayin, istifa etmedikçe ve kanunen azilleri gerekmedikçe vazifeden alınamayacakları tanzim olunmuştur. Âzâlara tanınan bu teminat, daha önce başka bir müesseseye veya memura tanınmış mıdır?

 Kişi öldükten sonra yaşanılacak şeyleri anlatan detaylı bir kitap tavsiye eder misiniz?

 Allahü teâlânın zâtî ve sübûtî sıfatları sonsuz deniyor. Gadab sıfatı gibi diğer bütün sıfatları da sonsuz mudur? Mesela merhameti sonsuz deniyor. Buradaki sonsuz ifadesi varlığı gibi ezelî ve ebedî olması mıdır veya merhameti çok büyüktür manasında mı yoksa er ikisi de mi?

 Farzın son iki rek’atinde zammı sure okumak secde-i sehvi gerektirir mi?

 Kaç rek’at kıldığını şaşırıp, namazda düşünmesi, sonraki rüknün veya vâcibin, bir rükn zamanı kadar gecikmesine sebep olursa, bu arada, âyet ve dua okusa secde-i sehv gerekir mi?

 Birinci rek’atte zammı sure okumayı unutan ikinci ve üçüncü rek’atta okuyamaz mı? İllâ üçüncü ve dördüncü rek’atte mi okumalıdır?

 Kazâ namazı kıldıktan sonra normal namazlardaki tesbihat yapılır mı? Kazâ namazı olan bir kişi, Kur’an-ı kerimden ezber mi yapmalı veya dinî ilimler mi öğrenmeli, yoksa kazâ namazı mı kılmalıdır?

 Sâlih olup olmadığını bilmediğimiz doktorun/eczacının verdiği ilaçları, içinde alkol olup olmadığını anlayamıyorsak kullanabilir miyiz? Aynı vazifeyi yapan alkolsüz ilaç olup olmadığını sormamız şart mıdır? Sormadan alınmışsa ne yapılacaktır? Alkolü ilaç olarak kullanmak ile içinde alkol karışık ilacı kullanmanın hükmü farklı mıdır?

 Türkiye'de İslâmî banka adı altında iş yapan müesseselerin yaptıkları işler ne kadar İslâm hukukuna uygundur? Kâr payı denilen şey tam olarak nedir? Fâizden farklı olduğunu söylüyorlar; ancak nihayetinde kredi verip bunun fâizini alarak buradan kazandıkları parayı kar payı diye dağıtıyorlar. Dârülharbdeki vaziyet nedir?

 Müslüman bir erkeğin gayrimüslim olan karısı, hamile olduğu halde ölse, karnındaki çocuk da İslâm fıtratı üzerine olduğundan, böyle bir durumda cenaze namazı kılınacak mı? Müslüman mezarlığına mı küffar mezarlığına mı defnedilir? Müslüman bir erkeğin Gayrimüslim olan karısı, hamile olduğu halde ölse; karnındaki çocuk da uzuvlar henüz teşekkül etmemiş yani dört aylık olmamış olsa, bu çocuğun uzuvları henüz teşekkül etmediğinden yok hükmünde kabul edilip kadının cenaze namazı kılınmaz kendi batıl dini üzere gömülür demek doğru olur mu?

 Namazda sübhaneke okunurken "Ve celle senâüke" kısmının okunmayıp da cenaze namazında okunmasının belli bir sebebi var mıdır?

 Cenaze namazında üçüncü tekbirden sonra fatihayı besmelesiz dua niyeti ile okuyabiliyoruz. Sehven veya bilmeden besmele çekerek okunsa namaz sahih olur mu? Dua makamında âyet okumak namazı mekruh eder mi?

 Kadınlara cenaze namazı kılmaları lazım değilken kılmaları halinde ellerini koyma biçimi namazda olduğu gibi göğüs üzerine mi olacaktır?

 Cenaze namazı kıldırmakta olan bir imamın abdesti bozulsa yerine başkasını geçirmesi caiz olur mu? Eğer caiz olursa bir sualim daha var. İmamın yerine geçen kimse nereden devam eder. İmam okumaları sessiz yapıyor. Kaldığı yeri nasıl tayin eder?

 Mevkufat kitabında ölü için birden fazla cenaze namazı kılmak mekruhtur buyuruluyor. Bir cenaze yıkanmadan önce namazı kılınmış sonra da defnedilmiş olsa bu cenazenin namazı yeniden kılınır mı? Yıkanmak için tekrar kabir açılır mı?

 Çocuğun cenaze namazında niyet bakımından erkek ve dişilik tayin olur mu?

 Cenaze namazında çocuk ve deli için üçüncü tekbirden sonra mağfiret duası okunur mu?

 İmam efendi dördüncü tekbirden sonra ve selamdan önce dua okumaması gerekirken sehven veya dalgınlıkla dua okumuş olsa, besmele çekse veya ayet okusa, cenaze namazı sahih olur mu?

 Cenaze namazında birinci tekbirin ve diğer üç tekbirin hükümleri nedir? Bu tekbirlerden birisi terk edilmiş olsa namaz caiz olur mu? Tekbirlerden birini unutup selam veren imam efendi namazı nasıl kurtarır?

 İmamın dördüncü tekbirinden sonra cenaze namazına yetişen kimsenin durumu nedir?

 Cenaze namazının bazı tekbirlerine yetişemeyen kimse imam efendiyi bekleyip tekbiri imamla mı alacak... Beklemez ve namaza girer girmez tekbir alırsa namazı sahih olur mu?

 Kadınlarla aynı hizada bulunma hali cenaze namazını bozar mı?

 İmam cenaze namazı kıldırırken cenaze imamın göğsü hizasında durmazsa imamın kıldırdığı namaz caiz olur mu? Mutlaka lazım olan bir durma biçimi bildirilmiştir?

 İmam bir cenaze namazı kılmaya başladıktan sonra başka bir cenaze musallaya getirilmiş olsa ilk cenazenin namazı sonra gelen cenazeye kifayet eder mi? İkinci için yeniden mi kılınır?

 Evde veya bir insana ait olan arazide cenaze namazı kılanları işittim. Bu bid’at değil midir? Cenaze namazı kılmak için belli bir mekân var mıdır?

 Namazda rükûdan kalkarken semî’ allahü limen hamideh diyoruz. Semî’ derken ayına cezmetmesek, yani semî’ demesek, düz olarak semi desek, mânâ bozulur mu? Namazı kazâ etmek gerekir mi?

 Sünneti beğenmemenin küfre sebep olduğunu ve takke kullanmanın sünnet olduğunu biliyoruz. Çevremizdeki nice kişiler "Takke Türklere yakışmıyor” diyor. Yukarıdaki kaideleri anlatıyoruz. Maalesef bu kanaatlerinde devam ediyorlar. Bunlara karşı muamelemiz nasıl olmalıdır?

 Kur'an-ı kerimi ezberlemek istiyorum. Nasıl ezberlemeliyim? Unutmamamak için ne yapmalıyım? Kazâ namazlarım var; onları kıldıktan sonra mı ezberlemeliyim?

 Benim gaz problemim vardı. Abdestte Mâlikî mezhebini taklid etmemi tavsiye ettiler. Bir iki sene böyle yaptım. Ama ben Mâlikî mezhebinin abdestteki farzlarını yapmadım. Meselâ başın tamamını meshetmeyi ve gusülde vücudun tamamını ovalamayı bilmiyordum. Hanefî mezhebine göre abdest aldım. Şimdi ne yapmam gerekir?

 Sitenizde tıbben zararlı olmayan her türlü destekleyici ilacı kullanmak câizdir diye yazıyor. Mesela tıbben tavada kızartma zararlı ve kanserojendir. Tam sağlıklı bir insan tavada kızartma yese fakat tıbben zararlı olduğundan günaha girer mi?

 Abdesti bozan sebep, guslü gerektiren bir şey olmuş olsa o arada namazı bozacak bir iş yapmasa hemen gusül yapıp da namazın geri kalanını tamamlayabilir mi?

 Abdest bozulmasından sonra, namaz kılanın daha önce abdestinin bozulmuş olduğu ortaya çıksa. Mesela, abdesti bozulan bu kimsenin ayağındaki mestin müddetinin dolmuş olduğu anlaşılmış olsa, veya kanama,akıntı olduğunu hatırlasa abdestini alıp da namazının geri kalanını tamamlayabilir mi?

 Abdesti bozulan bir kimse, abdestini yenilemek için herhangi bir özür de yokken kendine yakın yerdeki suyu bırakıp da az daha uzaktaki bir yere gidip abdest alsa bu hükümden faydalanamayacak hale getirir mi? Yani bunun gibi zaruri olmayan bir işi yapmış olmak bu hükümden istifadeye engel midir?

 Bir kimsenin elinde olmayan bir sebeple abdestinin bozulmasından sonra, herhangi bir özrü yok iken eğlenip de abdest almayı geciktirmesi, velev ki namazı ve abdesti bozan bir şey yapmasın, abdestin bozulmasından sonra, özürsüz bir gecikme yapmak o kimseyi bu hükümden faydalanamayacak hale getirir mi?

 Elinde olmayan bir sebeple abdesti bozulduğu zaman, kasten abdestini bozmak, yemek, içmek ve konuşmak, avret yerini açmak gibi namaza zıt bir şeyi yani bunlardan birini yapan kimse, abdestini alarak namazının üzerini tamamlayabilir mi?

 Rükû veya secde veya tehıyyatta bozulursa abdestini tazeleyip gelince nereden başlayacaktır?

 Kıyamda Kur'an-ı Kerim okumakta iken abdesti bozulan kimse abdestini tazeleyip gelince nereden başlayacaktır?

 Kasten abdest bozma ile elinde olmayan bir sebeple abdestin bozulmasının bu meseledeki hükmü nedir?

 Bayılma, gibi nadiren vukubulan bir şey ile abdest bozulacak olsa, abdesti alıp üzerine tamamlamak caiz olur mu?

 Münferid veya cemaatle namaz kılan bir kimsenin Namaz içinde abdesti bozulup gidip abdest aldıktan sonra namazını tamamlamasının caiz olmasında bazı şartlar var mıdır?

 Mehdî’nin zuhuru hakkında tasavvuf büyüklerinin bazı keşifleri vardır. İmam-ı Rabbanî hazretleri kıyametin kopmasının hicrî 1500 ile 2000 yılları arasında olacağını keşif buyurmuştur. Kendisi ikinci bin yılın müceddidi olup, mehdî de üçüncü bin yılın müceddidi olacağına göre, daha Mehdî’nin ortaya çıkmasına zaman vardır. Bunları kimse bilemez. Dinin kaynaklarında, âyet-i kerime ve hadîs-i şeriflerde Mehdî’nin ne zaman zuhur edeceği açıkça bildirilmemiştir. İmamı rabbani hazretleri hicri bin yılında geldiğine göre hazreti mehdi de kendi beyanına göre ondan bin sene sonra yani hicri iki bin senelerinde gelecektir. İmam-ı Rabbanî hazretlerinin keşfine göre kıyamet hicri 1500-2000 arasında ise kıyametin hazreti mehdinin zuhurundan önce olması gibi bir durum ortaya çıkıyor. Acaba ben mi yanlış anladım?

 Akıl ve zekâ kader ile mi alâkalıdır? Bir insana kafası çalışmadığı için aptal deniyor; ama o kişi elbette daha akıllı olmak isterdi. Onun aptal olup olmaması onun elinde değildir. Bir insan âhirette "Eğer daha akıllı olsaydım, İslâma daha iyi uyardım" diyemez mi?

 Bir arkadaşım Selâm ismiyle yazılar neşrediyor. Selâm ismini kullanmak dinen câiz midir? Selâm ismi, kişiye verilir mi? Biliyoz ki meselâ Hâdi şeklinde isim olmaz; Abdülhâdi olur.

 Anne ve baba hakkı mevzuunda bilgi almak isterim. Küçüklüğümden beri sorumsuz, çalışmayan, hep kendini düşünen, eskiden alkol problemi olan ve halen çocukları ve eşi için sorumluluklarını yerine getirmeyen bir babayla beraberiz. Bu durum bizi çok yıpratıyor ve çok üzüyor. Ben de ister istemez babama karşı bir soğukluk ve öfke var. Bazen evlat olarak davranışlarımdan ötürü vicdan azabı çekiyorum. Anne ve babamız, içki, kumar, zina gibi büyük günahları işleseler de, biz evlat olarak onlara nasıl davranmalıyız ki Allah bizden razı olsun?

 Kuran-ı kerimde zina yapan kadınları recm edin diye bir âyet var mıdır? Peygamberimiz recm hâdisesini tasvip etmiş midir? Ben Kuran-ı kerimde recm âyeti diye bir âyet okumadım. Ama hadîslerde var olduğunu, mezhep imamlarının da bunu tasvip ettiğine dair bilgiler buldum. Ama bu kaynaklar ne kadar güvenilir, bilemedim. İslâmiyette evli bir kadının zina yapma cezası ölüm müdür? Doğu ve Güneydoğuda, hatta Türkiye’deki namus cinayetleri adı altında öldürülen ve adına da İslâm hukuku ve Kuran-ı kerim ile de destekledikleri söylenen bu mevzu hakkında sizden bilgi almak isterim. Haksız yere adam öldürmenin cezasının cehennem olduğuna dair âyet var. Ama benim anlamadığım bir cana kıymanın haklı kabul edildiği hâdiseler nelerdir. Bunların için de zina var mıdır?

 Mezi gelirse ne yapmak lâzımdır? Şortu yıkayıp abdest alınsa namaz sahih olur mu?

 Kadınlar namazda iftitah tekbiri getirirken parmaklarının ucu omuz hizasında mı olur?

 Bir iş yerinde çalıştım. Çıkarılırken, başkalarına paralarını verdikleri halde, bana vermediler. Ben de iş yeri sahibinin haberi olmadan 100 lira aldım. Şimdi pişmanım. Bunu nasıl düzeltebilirim?

 Ben rüya tabiri ilmini öğrenmek istiyorum. Hangi kitaptan veya kimden öğrenmemi tavsiye edersiniz?

 Ben Türkiye’de yaşayan bir Çerkezim. Ürdün’de akrabalarımız var. Oradan birisinden bir miras kaldı. Yalnız babamın (babam hayatta değil) amca oğlu en büyük olarak sağ olduğu için miras ona kalıyormuş. Bu doğrumudur?

 Bir kadın, namazda secde âyeti okusa fakat bu secdeyi namazda yapmasa, sonra da hayız olsa, bu kadından secde sâkıt olur mu; kazâ mı etmesi gerekir?

 Kur'ân-ı kerim okuyan kimse sağır olsa ve okuduğunu işitmese, yine secde-i tilâvet vâcib olur mu?

 Bir kimse, secde âyetini namazda okusa ve secde yapsa; selâm verdikten sonra, bu âyeti, bulunduğu yerde tekrar okusa tekrar secde-i tilâvet yapacak mıdır?

 Namaz kılan kimse, birinci rek'atte secde âyetini okusa ve secde yapsa, aynı âyeti ikinci, üçüncü rek'atlerde de tekrar okusa, bu şahsın başka secde yapması lazım gelir mi?

 Allahü teâlâya, Peygamber efendimize ve diğer peygamberlere, meleklere, Kur’an-ı kerime hakaret eden bir kimseye karşı tavrımız nasıl olmalıdır?

 Bilgisayar oyunları, atari oyunları, PS3 oyunları gibi sanal video oyunlarını sıkılınca oynamak mubah mıdır? Zar bulunan oyunları oynamak caiz midir?

 Bir zât, televizyondaki sohbetinde, Sultan Abdülmecid’in içki içtiğine dair Cevdet Paşa’nın şahadeti olduğunu söyledi. Aslı var mıdır?

 Hazret-i Peygamber’in soyundan gelenler, açıktan günah işlese, âsi olsa yine de sevmemiz lâzım gelir mi?

 Namazı imamdan veya müezzinden evvel bitiren bir kimsenin namaz tesbihatını yapmak için müezzini beklemesi gerekir mi? Kendisi önce başlayabilir mi?

 Namaz tesbihatından sonra "Lâ ilahe illallahu vahdehü lâ şerike leh lehül mülkü ve lehül hamdü ve hüve alâ külli şey’in kadîr" dedikten sonra başka birşey okunur mu? Okunması bid’at mıdır?

 Dayanışmalı tüketici topluluğu oluşturulan bir sistemde gayrimüslim olan iki kişi sisteme katılsa ve anlaşmalı marketten içki ya da domuz eti alsa, bu alış satıştan elde edilen ve firmadan alınan indirim bedeli tüketiciler arasında paylaşılsa caiz olur mu?

 Sinemalarda Kutsal Gizemler adında bir dokümanter film neşredilmişti. Bu filmde altın oran sayısından bahsedildi. Bu sayı 1,618 ve ardından Kur'an-ı kerimden âyetler göstererek 109 ve 19 gibi sayılardan bahsetti. Bu bana ondokuzcuları hatırlattı. Fakat ondokuzcuların böyle birşeye inandıklarını okumadım. Acaba bu dokümanter mahzurlu mudur?

 Sitenizde özürle Mâlikî mezhebini taklid eden Hanefîlerin, yatsı namazını gecenin üçte birinde kılmaları müstehab olur diye yazıyor. Geceler uzun olduğunda, yatsıyı kıldıktan sonra boş laf edilebiliyor. Mekruh işlememek için, yatsıyı gece yarısına yakın kılsam uygun olur mu?

<<  1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 >>