Ekrem Buğra Ekinci, 1987’de Ankara Hukuk Fakültesi’ni bitirdi. Avukatlık stajı yaptı.

Ankara’da başladığı kariyerini İstanbul’da sürdürdü.
Doktorasını 1996’da İstanbul Hukuk Fakültesi’nde tamamladı.

Türkiye ve Daily Sabah gazetelerinde yazmaktadır.
Devam
 
Yazışmalar


Siz de Sual Gönderebilirsiniz...
Sualler:

 Belediyeden izin alınmadan yasak olan yerlere ev yapmak caiz midir, kul hakkına girilmiş olur mu?

 Park ve bahçeleri dizayn ederken, çim ve çiçeklerin arasına ördek, köpek, ceylan vb. hayvanların heykellerinin konulması haram sınıfına girer mi?

 Resulullah aleyhisselâmın kuşların peşinden koşmayı câiz görmediğine dair bir hadis var mı?

 Huzurevinde çalışan kişi, o insanları yıkamak durumunda kalıyor. Bunun gibi şeyleri yapmak dinen câiz midir?

 İçkili otellerde kalmak ve yemek yemek caiz midir?

 İmam-ı Azam Ebu Hanife’ye ve bazı sahabelere dayanarak, şarabın dışındaki (rakı ve bira gibi) sarhoş edici alkollü içkileri, sarhoş etmeyecek kadar içmenin caiz olduğunu söyleyenler var. Meselenin gerçek yüzü nedir?

 Çaycının, dem iyi çıksın diye, çaya karbonat atması caiz midir?

 At yarışları caiz midir? Hipodromda at antrenörlüğü, at işletmeciliği, veterinerlik gibi meslekler caiz midir?

 Askerde iken, komutanlara içki servisi yapmak caiz midir?

 İnternette online “Fantezi Futbol” diye bilinen oyunu oynamak haram mıdır?

 At, eşek ve katır sütü içmek haram mıdır?

 Dinî bir bayram olmayan Halloween/Cadılar Bayramı’nı, eğlence niyetiyle kutlamak günah mıdır?

 Veznedar, gün sonunda fazla çıkan paraları alabilir mi? Bunlarla diğer günlerdeki açıkları kapatabilir mi?

 Çocukları okula göndermeyip çalıştırmak haram mıdır?

 Yılan ve kertenkele necis midir, düştüğü sıvıyı necis eder mi?

 Bir muhasebeci, vergi kaçıran mükelleflere göz yummaktan ve onlara yardımcı olmaktan dolayı mes'ul olur mu?

 Peygamber Efendimiz'in za’feranla boyanmış elbiseleri giymeyi yasakladığını, hatta yakılmasını istediğini bildiren rivayete göre, sarı renkli elbise giymek günah mıdır?

 Koro halinde söylenen ilâhî ve mevlid gibi manzumelerin Hıristiyanlıktan kaynaklandığı öne sürülüyor. Bunun doğruluk derecesi nedir?

 İçki reklamı olan formalarla spor yapmak caiz midir? Spor yaparken nelere dikkat etmek gerekir?

 Fotoğraf stüdyosu açmak caiz midir? Kazandığım para haram mı olur?

 İçki için fıçı üretimi; içki partileri için mekân hazırlama işinde çalışmak caiz midir? Bu kişinin kazancı helâl midir?

 İçki de satılan yerden alışveriş yapmanın hükmü nedir?

 Ay-yıldız veya Arapça Allah yazısı olan bir madalyonu boyundan asıp gezdirmek caiz midir? Bazı insanlar bunun küçük şirk olduğunu söylüyorlar?

 Kemik tozundan elde edilen porselenleri kullanmak helal midir?

 Online kumar oynatan bir internet sitesinde çalışmanın dinî hükmü nedir?

 Esrar, afyon gibi uyuşturucular hakkında dinî hüküm nedir? Haramlık dereceleri içki gibi midir?

 Hindistan’daki büyücüler, arkalarında ormanlık alan veya meyveli ağaç gösteriyor. Bu nasıl oluyor?

 Kabala ile Ebced arasında bir fark var mıdır?

 Misak, yani kalu beladaki anlaşma ne demektir? Ruhlar âlemindeyken Allah’a verdiğimiz sözü, niçin hatırlamıyoruz. Bu sözü hatırlamayışımız, bizi sorumluluktan kurtarır mı?

 Ruh çağırmanın İslâm inancındaki yeri nedir?

 Levitasyon hakkında bilgi verir misiniz? (Levitasyon: Hindistan ve Tibet'teki insanların havada durabilmeleri)

 Çocuklara Allah'ın isimlerinden olan "Hâlık" isminin konulması caiz mi? Abd sözü ile başlayan isimler kız çocuğuna neden konulmuyor?

 İşlediğim günahlardan ve içinde bulunduğum durumdan dolayı psikolojik çöküntü içindeyim, bunalıma girdim, ne yapmalıyım?

 Evde şempanze beslemek caiz midir?

 Buffalo, zürafa, zebra, kanguru, midilli ve deve kuşu gibi hayvanların etinin yenilmesi helal midir?

 Yılanı nerede görürseniz öldürün deniliyor; caiz olduğundan bahsediliyor. Bu konuda hadîs-i şerif var mıdır?

 Bekçi köpeğim var, bunun kuyruğunu kestirmek istiyorum. Dini bakımdan mahzuru var mıdır?

 Güney illerimizdeki Zenci köylüleri Mısır’dan Osmanlı paşası işçi olarak mı getirdi?

 Bir hâdise için mucize demek, bir insana eser yarattı demek küfr olur mu?

 Hurufilik Bâtınilikten mi doğdu? Elmalı'da kabri bulunan Abdal Musa Hurufi miydi?

 Bazı din kitaplarında, günahlardan uzaklaşmadan zikr yapmaları, insanlara fayda yerine zarar verir diye okudum. Bazen tembellikle namazları aksatıyoruz. Zikr etmemiz yarar yerine zarar mı verir?

 Hindistan'daki Gürgâniye devleti Moğol muydu?

 Kadınların dışarıda alyans takmaları caiz midır?

 Alışveriş yapmak için dükkâna gelen travesti tabir edilen kişileri dükkândan kovmak caiz mi?

 Tanımadığımız birinin cenazesine katılmak uygun mu?

 Fasık kimse evliyayı vesile ederek dua etse duası kabul olur mu?

 Yemekten sonra elleri uzatarak sesli olarak dua etmek caiz midir?

 Hava parası almak caiz midir?

 Amerika’da okuduğum şehirde Cuma namazları kılınan bir mescid var. Cuma namazlarını 1:30'a sabitlemişler; yaz kış bu vakitte kılıyorlar. Fakat bazen yazları 1:30’da vakit girmemiş oluyor. Kışın tabi böyle bir sorun olmuyor. Bu saatte direkt hutbeye çıkıp, yarım saat kadar hutbeden sonra namaza geçiliyor. Hutbe tabii ingilizce. Namazı kıldıran kişilerin itikatlarından tam emin değilim. Ama bu mescide ait internet sitesinde buranın sorumlusu gibi görünen insan sünnete seniyeye uymayan top sakallı bir kişi. Şu ana kadar Cumaları o vakitlerde üniversitede vazife olduğundan gidemiyordum. Fakat bundan sonra program değiştiğinden vakit uygun olabilecek. Cumalara gidelim mi?

 Avrupa’da fakültede okuyorum. Zaman zaman laboratuvara insanlar kendi yaptıkları veya dışarıdan aldıkları bazı yiyecekler getiriyorlar. Bunları ikram ettiklerinde nasıl hareket etmek gerekir? Mesela hazır aldıkları kutunun üzerinde içinde ne olduğu yazıyor ve domuzdan gelen maddeleri biliyoruz. Okuduğumuzda bunu anlayabiliriz. Fakat ikram edildiğinde tâbi böyle bir şansımız olmuyor. Aynı şekilde kendi yapıp getirdiklerinde de içinde ne var diye soramıyoruz. Tâbii sormak emredilmiyor ama burada domuz ürünleri çok yaygın olduğu için insan rahat da edemiyor. Nasıl hareket etmek uygun olur acaba?

 Amerika’da doktora yapıyorum. Burada gayrimüslimlerle yan yanayız. Dinimizin en mühim şiarı hubbi fillah ve buğdi fillah. Bu konuda kendimizi nasıl kontrol edebiliriz? Bir örnek verecek olursak, mesela birisi bize hal hatır sordu, konuşuyoruz. Yaşadığımız herhangi bir sıkıntıyı anlatmak dostluk kurmak mı olur? Yoksa evimde musluk bozuldu, arabam bozuldu o yüzden biraz moralim bozuk gibi şeyler mi söylesek?

 Kilo ile kurban satın almak câiz midir?

 Arefe günü cumartesiye gelirse bu gün oruç tutmak uygun olur mu?

 İkindi namazının farzından sonra tilâvet secdesi yapılabilir mi?

 İnternette .... diye bilinen bir sistem vardır. Bunun câiz olup olmadığı hususunda ne dersiniz? 1. Sisteme en az 330 TL vererek giriş yapılıyor. Bunun bir karşılığı yoktur. Bu paralar aşağıda açıklanacağı üzere üyeler ve sistemi kuran kişi arasında değişik yüzdelerle taksim ediliyor. Sisteme başkalarını da buraya dâhil edebilecek en az 4 kişiyi daha bulunduğunda artık para kazanmaya başlanıyor. Ve direkt getirilen üye sayısı 10''u bulduğunda büyük bir ilerleme kaydetmiş olunuyor. Bu bir ağ gibi uzayıp gidecek ve kişiler çoğaldıkça daha fazla para edilecektir. 2-Bu sistem, bazı firmalarla anlaşmış durumdadır. Üyelerinin, ile anlaşmalı iş yerlerinden indirimli alış-veriş yaptığı bir sistem. Üye olan kişilere ... diye adlandırılan bir kart verilmektedir. Ve alış-verişini yapan kişi kasada bu kartı gösterdiği zaman indirim kazanmaktadır. Bu indirim ise direkt hesabına nakit olarak yansıtılmaktadır. Örneğin benim üye yaptığım kişi alış-veriş yaptığında % 0.5’i, onun üye yaptığı kişi alış-veriş yaptığında ise yine ; % 0.5’i benim hesabıma nakit olarak geçmektedir. Kendi yaptığım alış-verişin ise ; % 1’i bana nakit olarak dönmektedir. İki alt üyeden sonraki alt üyelerin yaptığı alış-verişler ise belli bir sınıra geldiğinde ... pozisyon hesabı sistemi ile hesaplandıktan sonra hesabıma nakit olarak geçmektedir. Bu sistemde alt üyelerin alış-verişinden üst üyeler, üst üyelerin alış-verişinden de alt üyeler kazanabilmektedirler. Pozisyon hesabı sistemi bunu sağlamaktadır. Tabii üstte yer alan üyeler her zaman daha çok kazanır. Bu sistemde kazanç; yapılan alış-verişlerden elde edilen indirimin, üyeler arasında nakit olarak pay edilmesine dayanır. 100 TL lik alışverişte ; % ; 15 indirim varsa bu 15 TL nin: 1-Sistem 2-Üyeler 3-Çocuk ve Aile Yardımlaşma Fonu 4-Vergi Olarak Devlet arasında paylaşılmasıdır. Sistemde amaç; büyük bir tüketici topluluğu oluşturarak firmalardan indirim kazanmak ve alış-verişlerden üyelere para kazandırmaktır. Sorular: 1. Bu sistemden elde edilen para helal midir? 2. Alt veya üst üyeler haram olan bir alış veriş yaptığında (içki, domuz eti vs.) bize bir günahı olur mu? Çünkü onun alış verişlerinden diğerlerine de hisse verilmektedir. 3. Üye olurken karşılıksız para vermek caiz midir? Bu parayı daha sonra alamıyorsunuz. 4. Üyelerin pozisyon alırken verdikleri paralardan diğer üyelere de verilmesi caiz midir? Üyelere ve diğerlerine yüzdelik durumuna göre taksim ediliyor.

 Ehl-i Sünnet itikadı nedir? Ehl-i sünnet olmanın alâmetleri nelerdir?

 Altın veya gümüşün para ile veresiye ve taksitle satılmasının câiz olmadığını işittim. Kuyumcuyum. Altını peşin alamayacak olanlara satış yapmamak çok zordur. Nasıl hareket etmeliyim?

 Hazret-i Peygamber’in anne, baba, dede ve amcasının Hanîf dininde olduğu ve Hazret-i İbrahim’in şeriatına uyduğu bilinmektedir. Her peygamberin şeriatı kendisinden önceki peygamberlerin şeriatını nesh ettiğine göre, bunların Hazret-i Peygamber’den önceki son peygamber Hazret-i İsa’nın dininde olmaları gerekmez meydi?

 Hazret-i Ömer devrinde zekât toplayan memurların kadın olduğu rivâyeti ne derece doğrudur?

 Nikâhlandıktan sonra, düğün olmadan eşimin arzusu üzerine kendisini boşadım. Mehr vermem gerekiyor mu?

 Düğünde başkaları tarafından getirilen hediyeler karz (borç) hükmünde midir?

 Kadının çıplak ayakları ve sesi avret midir? Namaz kılarken ayaklarını örtmesi gerekir mi?

 İlmihalde bey' ve şirâ bahsini okuyordum. Bir yeri anlayamadım: "Deyni veresiye, yani deyn karşılığı olarak borçluya da satmak bâtıldır. Yani, alacağı yerine başka bir şeyi ileride alması bâtıldır" diyor. Daha ileride: "Fakirin, zekâtı teslim almadan satması fâsiddir. Ganimet malını taksim edilmeden önce satmak fâsiddir. Yanında bulunmayan şeyi müsteriye tarif etmeden satmak fâsiddir. Müşteri, malı alırsam, bu para, malın semeni olsun, malı almazsam, parayı geri gönder derse, fâsid olur. Alacağını veresiye satmak fâsiddir" diyor. Önceki ifadelerde, sonrakilerde olduğu gibi niçin bâtıl değil de fâsid oluyor?

 Miras ile alakalı bir meselemiz var.Osmanlı hukukuna göre verilmiş bir karar var.1908 yılında ölmüş bir kadının kocası ve 3 yaşındaki kızı mirasçı kalıyor. Veraset ilamında mahkeme emlâkta 1/4 kocaya, 3/4 kız çocuğa;  arazide ise 4/4 kıza verip, kocaya hiçbir şey vermiyor. Soru arazi ve emlâktaki dengesiz paylaşımla alakalı. Burada bir haksızlık mı var, yoksa o zamanki kanuna göre emlâk ve arazi paylaşımı farklı mı yapılıyordu? Haksızlık varsa ona göre mahkeme açılacaktır.

 İrem ismini koymak uygun mudur?

 Nikâh yaparken, kadın bulunmaz, vekili veya velisi bulunursa, kızın, babasının ve dedesinin ismini söylemek kâfi midir? Şahitlerin bunları şahsen tanıması gerekir mi?

 Müteahhidim. Üzerine bina yapmak üzere aldığım arsaya zekât düşer mi?

 Bir arkadaşım, şiddetli bir münakaşa neticesinde hanımına iki kere aynı mecliste sarih talâk vermiş. Yani açıkça boşadığını söylemiş. Sonra da pişman olmuş. Ama hanımı üç talâk verdiğini söylemiş. Kendisi ise iki olduğundan emin. Hanımının söylediğini kabul etmiyor. Malum, üç talâkla boşanan eşlerin tekrar evlenebilmesi için, hülle gerekiyor. Yani kadının bir başka erkekle evlenip, gerdeğe girip, bu evliliğin bir şekilde sona ermesi gerekiyor. Bunların hülle yapması ise çok zor. İlk nikâhları Hanefî mezhebine göre kıyılmış. Hanımın dediği esas alınacak olursa, hulle yapmadan ve Şâfiî mezhebine göre tekrar nikâh yaparak evliliklerine devam edebilirler mi?

 Şu işim olursa bir dana keseceğim diye adamıştım. O işim oldu. Fakat daha danayı kesmeden zekât günüm geldi. Dananın bedelini nisaptan düşecek miyim?

 Alzheimer hastası tutamadığı oruç için fidye verecek midir?

 Cuma namazında, zuhr-ı âhiri kılarken özür secdesi yapacaktım. Oturdum. Ettehiyatüyü okudum. Salli duasında özür secdesi yapacağım aklıma geldi ve salli duasını bırakıp  (veya okumuş da olabilirim)  özür secdesi yaptım. Bunun namaza bir zararı olur mu? Bir de çok kısaca, birer cümle ile hangi hallerde özür secdesi yapılacağından bahseder misiniz?

 Câminin alt katında boş yer varken, üst katında; ikinci katta boş yer üçüncü katında namaz kılmak caiz midir?

 Emlâkçıyım. Komisyon alacağıma karşı müşteri sened verdi. Kendisi kayıptır. Bu borç zekât nisabına katılır mı?

 Havale kabul eden ile havaleyi alan uyuşarak, havale olunan borçtan az veya çok verirse, havale verenden, bu verdiği mikdarı isteyebilir mi?

 Birkaç kişi zekât ve fıtralarını vermem için bankaya para yatırmış. Halbuki fıkıh kitaplarında “İki zenginin de vekili olan kimse, bunların zekâtlarını, haberleri olmadan karıştırır, sonra fakire verirse, zekât verilmiş olmaz. Vekil sadaka vermiş olur. Zekâtları karıştırınca, kendi mülkü olur. Fakire, kendi malını vermiş olur” diyor. Bu halde nasıl davranmak icap eder?

 Namazda rükü’ya eğilirken topukları bitiştirmenin hükmü nedir? Bir web sitesinde buna dair bir suale “Aslında askerlerin hazır ol duruşunu gösteren topukların bitişmesi, kanaatimizce bir sünnet olarak gözükmemektedir. Ayağın sağa-sola hareket ettirilmesi namazdaki huşua aykırı gibi görünmektedir. Bununla beraber, bunu sünnet kabul eden âlimlerin izini takip edenlere de bir şey diyemeyiz” şeklinde cevap verilmiş. Bu mesele kaynaklarda nasıl geçmektedir?

 Bir fıkıh kitabında ınân şirketi anlatılırken diyor ki: “Şerîklerin hepsinin veyâ bir kısmının çalışması şart edilirse, sermâyeler ve işleri müsâvî olup, ba’zılarına veyâ ba’zıları çalışıp, çalışanlara fazla nisbetde kâr vermek câiz olduğu gibi, sermâyeler farklı olup, sermâyesi az olanlar çalışıp, kârı müsâvî olarak bölmek câiz olur. Sermâyesi çok olanın çalışmasını şart etmek câiz olmaz ve kâr, sermâyeler nisbetinde bölünür”. Inan şirketinde kâr şartnâmeye göre bölündüğüne ve yalnız sermâyesi çok olanın çalışmasını şart etmek câiz olduğuna göre, “sermâyesi çok olanın çalışmasını şart etmenin câiz olmaması ve kârın sermâyeler nisbetinde bölünmesi” ne demektir?

 Elbisenin veya vücudun bir yerine necâset gelse, bu yeri bulamasa, zannettiği yeri yıkasa, namazdan sonra necâset meydana çıksa, namazı iâde eder mi?

 Fıkıh kitaplarında diyor ki: “Göz sinirlerinin çapraz istikameti arasındaki açıklık, Kâ’beye rastlarsa, Hanefî ve Mâlikî mezheblerinde nemâz sahîh olur. Bu zâviye takrîben 45 derecedir.” O halde namaz kılan, kıble cihetinin 22,5 derece sağ ve soluna dönmüş olsa, namazı sahih olur mu?

 Fıkıh kitaplarında “Her şeye vekilimsin denilen umumî vekil, talâk, hediye, sadaka ve vakıftan başka her şeyi, sahibi adına yapabilir” sözünden sonra “Birisine, her şeyde vekilimsin dese, yalnız malını korumak için vekil etmiş olur. Her şeyde vekilimsin, emrin câizdir dese, bey’ ve şirâ ve hibe, yani hediye etmek ve sadaka gibi bütün muamelatta vekil yapmış olur” diyor. Şu halde birisini umumî vekil yapmak nasıl olmalıdır?

 Fetâvâ-yı Hindiyye’de “Selem satışında bâyi vekil tutamaz” diyor. Ben bir otomobil fabrikasında çalışıyorum. Müşterilerle selem akdi yapıyoruz. Selemde bâyinin vekil tutamamasının hikmeti nedir?

 Fıkıh kitaplarında erkeklerin altın yüzük takması meselesi anlatılırken diyor ki: “Mâdenin rengi ve kaplaması değil, içi, cinsi muteberdir. Bunun için, meselâ altın yaldızlı gümüş yüzük takmak erkeklere de câiz olur. Gümüş kaplı altın, bakır yüzük, altın, bakır sayılırsa da, altın, bakır görülmedikleri, gümüş göründüğü için, takılması câiz olur”. Öyleyse gümüş yüzüğü altın kaplatıp kullanmak câiz olur mu?

 Nikâhlanırken mehr olarak aile yâdigârı kıymetli taşı bulunan altın bir yüzük vermiştim. Zifaf veya halvet olmadan nikâhımız bozuldu. Mehrin vaziyeti nedir?

 Üç tarihçinin katıldığı bir televizyon programında Sultan II. Abdülhamid’in 12 tane zevcesi olduğu, böylece şer’î hukukun getirdiği 4 tahdidinin aşıldığı söylendi. Böyle bir şey mümkün olabilir mi?

 Araf mefhumu İslâmiyette var mıdır? Varsa ne mânâya gelmektedir?

 Cenaze namazında selâm verdikten sonra eller aynı anda mı indirilecektir?

 Fıkıh kitaplarında abdestin sünnetlerini anlatırken “Enseyi, üçer bitişik parmaklarla, bir kere mesh etmek” diye yazdıktan sonra, diyor ki: Son üçünü birlikte yapmak için, iki el ıslatılıp, iki elde de, üç bitişik ince parmak birbirine yapıştırılıp, iç tarafları, başın önünde, saçların başlangıcına konmak üzere iki el başa konur. İki elin bu üç parmağının uçları, birbirine dokunmalıdır. Baş ve şahâdet parmakları ve avuç içleri havada olup, başa dokunmaz. İki el, arkaya doğru çekilerek, üçer parmak, başı mesh eder. Eller, arkadaki saç kenarına gidince, üçer parmak, baştan ayrılıp, iki elin avuç içleri, kafanın yan tarafındaki saçlar üzerine yapışdırılıp, arkadan öne çekilerek, başın yan tarafları mesh edilir. Sonra şahâdet parmakları kulakların iç tarafına ve baş parmakların iç yüzü, kulak arkasına konup, kulaklar yukarıdan aşağı mesh edilir. Sonra, diğer üç parmakların dış yüzleri enseye konup, ensenin ortasından, iki tarafına doğru çekilerek mesh edilir. [Başı bu şekilde mesh etmek, Mâlikî mezhebinde farzdır.] Bu son cümle nazara alınacak olursa, başı başka türlü, fakat kaplama olarak meshedince, Mâlikî mezhebine göre farz yerine gelmez mi?

 Cuma günü ezan okunduktan sonra alış-veriş yapmak mekruh olduğuna göre, Cuma namazı ile mükellef olmayanlara da alış-veriş yapmak mekruh mudur?

 Bir fıkıh kitabında Hadîka’dan naklen diyor ki: (Ehl-i kitabın dârülharbde kesmiş oldukları, aksi sâbit olmadıkça, temiz kabul edilir. Mecûsînin, kitapsız kâfirlerin etli yemeklerini yimek, onların kestiği kat’î bilinmediği için, tenzîhen mekrûhtur. Şimdi kasaptan alınan etler de böyledir.) Şimdi bizim kasaplardan veya marketlerden aldığımız etleri yememiz tenzîhen mekruh mudur?

 Ezan okunurken dinleyen kimseye selâm verilir mi?

 Satmak, yemek , yük taşıtmak niyetiyle ahırda beslenen hayvanların zekâtı var mıdır?

 Hayvan zekâtına erkek hayvanlar da dâhil midir?

 Muhaddis Aliyyü'l-Kari''nin "el-Masnû fi Ma'rifeti'l-Hadisi'l-Mevzû" isimli mevzu hadisler hakkındaki eseri tercüme edilmiş. Kitapta tasavvuf ehlinin tavsiye ettiği namazlar hakkında hadis ehlinin ittifakıyla uydurmadır diyor. Bu namazlarla amel bâtıl mıdır? Sıhhat durumları nedir? İfade şu: Aynı şekilde Aşûra Namazı, Regaib Namazı da ittifakla uydurmadır. Yine Receb Geceleri Namazı, Receb ayının yirmi yedinci gecesi namazı, Şabanın on beşinci gecesinde her rekatta on ihlas okunarak kılınacak yüz rekatlı namazın da aslı yoktur. Bu namazların Kutü'l-Kulûb ve İhya'da ya da Sa'lebî'nin Tefsirinde zikredilmesine aldanma."

 Ben bir yurtta kalıyorum. Bu yurtta müdürün ajanları var. Bunlar öğrencilerin idareyi sevmemesine sebep oluyor. Mesela ben tatil günü bilgisayarla meşgul olursam, müdür bilgisayara çok takılma yoksa bilgisayarını alırım diyor. Odada ne olsa müdür hepsini biliyor. Yanlış anlaşılmak gibi kötü şeyler oluyor. Ajanlık yapanlar kul hakkına girer mi?

 İslâmiyetten haberi olmayan Yahudi, Hıristiyan ve putperestlerin âhirette gideceği yer hususunda Müslüman kaynakları ne söylemektedir?

 Hanımımla bazı kötü hadiseler yaşadık. Hanımıma söylediğim 3 söz var, bunlar talak gerektiriyor mu? 1- Ben bu evde durmam sözüne karşılık defol git nereye istiyorsan dedim. 2- Babası annesinin hasta olduğunu, kızlarını getirmemi istedi. Hanım büyük bir valiz hazırlamış, anladığım kadarıyla bu işi bitirmek istiyordu. Bu valizi ikiye böl dedim, kabul etmedi, tamam dedim iki valiz yap, eşyalarının hepsini götür dedim. 3- Tahmin ettiğim gibi işi bitirmeye karar vermişler, büyüklerimin ricasıyla tekrar hanımı arayıp kendisini evliliğimizin bitmemesi için ikna etmeye çalıştım. Kabul etmeyince, peki bu iş benim içinde bitti dedim. Sonunda tekrar birleşiyoruz, bu durumda söylediklerim 3 talak gerektiriyor mu, gerektiriyorsa ne yapmamız lazım?

 Benim bildiğim kadarıyla insanın kimden doğacağı ve ömrünün süresi sabittir. Önceden belirlenmiş ve değiştirilemez. Ama ölüm vakti değişmezse de ölüm şekli değişebilir. Allah'ın 30 yıl takdir ettiği bir insan 30 yıl yaşar ve bu ne kısalır ne artar. Yani insan kendini hasta etse bile bu aynı kalır. Ancak bir arkadaşım sigara kullanmak ve sadaka örneklerini vererek insanın ömrünü kısaltabileceğini veya arttırabileceğini söylüyor. Bu durumda doğru olan hangisidir? İnsanın ömrü artıp azalabilir mi?

 Avret yerinin yalnız iken de örtülmesi gerekir mi?

 Meyyit ( ölü ) yıkanırken nasıl yatırılması gerekir?

 Namazdaki birisi başkasının sözüyle rükü ve secdeye gitse, hareket etse, namazı bozulur mu?

<<  1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 >>