Ekrem Buğra Ekinci, 1987’de Ankara Hukuk Fakültesi’ni bitirdi. Avukatlık stajı yaptı.

Ankara’da başladığı kariyerini İstanbul’da sürdürdü.
Doktorasını 1996’da İstanbul Hukuk Fakültesi’nde tamamladı.

Türkiye ve Daily Sabah gazetelerinde yazmaktadır.
Devam
 
Yazışmalar


Siz de Sual Gönderebilirsiniz...
Sualler:

 Bir kimsenin fakir anne ve babası kendisiyle beraber oturuyorsa, üst-baş ve ilaçlarını da bu oğlu alıyorsa, nafaka mükellefiyeti düşer mi?

 Dârülharbde bir kişi bir başkasına sen benim kölemsin veya bir kadına câriyemsin dese, o da kabul etse, icap ve kabul gerçekleştiği için o kişi köle olur mu?

 Ali’nin evi var, Zeyd’in yok, Osman’ın var. Ali kendine yeni bir ev almak istiyor. Bunun için kendi evini Zeyd’e veriyor ve yeni ev alana kadar bu evde oturmaya devam ediyor. Sonra kendisine yeni bir ev buluyor ve bunu almak için bankadan kredi almaya Zeyd ile beraber gidip, gelirlerini gösterip Ali için kredi çekiyorlar. Ali’nin maaşı yetmediği için kredi alamamaktadır. Alınan kredinin yüksek mikdarını Zeyd ödeyecektir. Geri kalanını Ali ve az bir mikdarını Osman ödeyecektir. Bu muamelenin mahzurlu tarafı var mıdır?

 Endonezya'da çalıştığım yerde mescit olarak ayrılmış bir oda var. Kadınlar için ayrılmış bir yer yok. Odanın kıblesi çaprazda kalıyor. Umumiyetle erkekler odanın sağ, kadınlar da sol tarafında namaz kılıyor. Namaz kılarken, kadınlar gelip, erkeğin önünde, hizasında veya arkasında kalacak şekilde namaza duruyorlar. Bu halde erkeğin namazı bozulur mu?

 Vesvese hakkında malumat veren bir kitap tavsiye edebilir misiniz?

 Bir çocuk, bulûğa ermeden evvel kul hakkı bulunan bir günah işlese, bulûğa erdikten sonra helâlleşmesi lâzım mıdır?

 Fıkıh kitaplarında sadece mekruh diye bildirilen hükümlerin, tenzihî (helâle yakın) veya tahrimî (harama yakın) mekruh olduğu nasıl anlaşılır?

 Memuriyet icabı Kırşehir’de ikamet ediyorum. Memleketim Kayseri’dir ve burada bir evim vardır. Kayseri’ye bir iş için gelip gitsem, misafir olur muyum? Ayrıca seferîlik mesafesi Kırşehir ile Kayseri il sınırları mıdır?

 Bir kimsenin ayağı alçıya alınsa, bu kişi alçıya alınan ayağını gusül abdesti alırken mesh etse, bu hal mesela iki ay devam etse, ayağından alçı çıkarıldığı zaman hemen gusül abdesti almak mecburiyetinde midir?

 Kadın ve erkek Hanefî mezhebinde olup, nikâhları Şâfii mezhebine göre kıyılsa, talâkla alâkalı hükümlerde hangi mezhebe uyarlar?

 Ezanı belli makamlarda okuyup, her vaktin ezanını ayrı makamda okumak doğru mudur?

 Bir kimse vakit namazını evinde kılacak olursa, imamın câmide namazı kıldırmasını beklemek mecburiyetinde midir?

 Üzerinde yorgan ve benzeri örtü olmadan cima yapmak caiz midir?

 Porsuk kılından yapılan traş fırçasını kullanmak caiz midir?

 Sahabe-i kiramdan birine, mesela Hazret-i Muaviye'ye söven ve kâfir diyen mürted olur mu?

 İki kişi, ayrı cinsten birer teneke buğdayı değişseler, bu tenekelerin hacmi farklı olduğundan, fâiz doğar mı? Tartmak gerekir mi?

 Vekil, müvekkilinin adına bir akid yapınca, akdi yaptığı kişiye, vekil olduğunu ve müvekkilinin adını söylemek zorunda mıdır?

 Bir kişi araba kiralasa, sonra o arabayı emanet olarak kiraladığı şirketin arsasına bırakabilir mi?

 Bildiğim kadarıyla Osmanlı Devleti Hanefî mezhebinde idi. Peki ceza hukukunda veya başka işlerde, diğer üç mezhebe mensup olan ahalisine nasıl muamele ediyordu?

 Bir kime âriyet aldığı arabayı geri getirirken nezaketen deposunu doldurmuş olsa, arabanın sahibine câiz olur mu?

 Bir kimse özürlü olarak kıldığı namazlarını iyileşirse iade eder mi?

 İki kişinin ortak bir petrol istasyonu olsa, bir sene birisi, ikinci sene diğeri işletse, câiz olur mu?

 Bir hükümdar, bir kanun koysa, mesela tütünü yasaklasa veya bir yere bir vali tayin etse, sonra da vefat etse, o kanun veya o tayinin hükmü devam eder mi?

 Bir kimse bir işi yapacağına veya yapmayacağına dair yemin etse, ama sadece yemin ederim dese, vallahi kelimesini kullanmasa, yine yemin olur mu?

 Sünnetler yerine kazâ kılınabilir mi?

 Su dolu kovanın içine necaset düşse ne yapmak gerekir?

 Kitap satışı yapıyorum. Müşteriye, bende olmayan bir kitap numunesi gösterdim. Hemen almak istedi. Fiyatını söyledim; o da bana ücretini verdi. Komşudan alıp kârımı koyarak kendisine sattım. Bu satış câiz midir?

 Darwin’in evrim teorisi İslâmiyete aykırı mıdır?

 Halifelere Allahu teâlânın halifesi demek caiz midir?

 Fıkıh kitaplarında diyor ki: “Kadında ayıp hâsıl olursa Hanbelî ve Şâfiî’nin bir kavlinde erkek nikâhı fesh edebilir. Mâlikî’de ve Şâfiî’nin diğer kavlinde fesh edemez.” Erkek zaten talâkla boşayabildiği halde, neden fesih oluyor?

 Fıkıh kitaplarında diyor ki: “Kızımı filana tezvic ettim (nikâhladım) dese, o da işitince nikâhı kabul ettim dese, bütün âlimlere göre sahih olmaz. Ebu Yusuf’a göre sahih olur.” diyor. Sahih olmamasının sebebi nedir?

 Fıkıh kitaplarında diyor ki: “Üç mezhebde kadın, velileri razı olunca, küfvün gayrısı ile evlenebilir. Hanbelî’de ise evlenemez. Şâfi’îde ve Mâlikî’de bir veli, kadını arzusu ile, küfvünün gayrısına veremez. Hanefîde verebilir.” Bu ifadelerde tenakuz (çelişki) yok mu?

 Fıkıh kitaplarında diyor ki: “Başka nikâhlısı olmadığını söyleyerek nikâhlanan kimsenin, başka zevcesi olduğu anlaşılırsa nikâh bozulmaz.” Kadın vaziyeti bilse belki nikâh yapmayacaktır. Böyle söylemek hile olmaz mı?

 Fıkıh kitaplarında diyor ki: “Bir adam, bir kimseyi (filan kızı, bana şu kadar altın mehr ile iste) diyerek vekil etse, vekil daha çok mehr söyleyerek istese ve böylece nikâh yapılsa fazlasını vermek lazım gelmez.” Yani kadın nikahı bozamaz mı? O zaman kandırmak olmaz mı?

 Fıkıh kitaplarında diyor ki: “Zevci ölen kadın mehr-i muaccel’in bir kısmını almadığını söylerse bunu mirastan alır; mehr-i muaccel’in hepsini almadığını söylerse bir şey verilmez.” Neden?

 Ahret kardeşi, ahret annesi, tarikat kardeşi nasıl oluyor?

 Önceden mehr konuşulmamış bir nikâhtan sonra, erkek nişan için gönderdiğim şeyler mehr idi derse, bunlar da mehr-i mislden az ise kadın geri kalanı isteyebilir mi?

 Fıkıh kitaplarında, “Öldüğünü işitip veya boşadığını bildiren mektubunu alıp başkasıyla evlendikten sonra birinci zevci gelirse ikinci nikâhı bâtıl olur.” diyor. Mektupla talâk zaten sahih değil midir? Sahihse nasıl ikinci nikâh bâtıl oluyor?

 Fıkıh kitaplarında geçen “Kadın, mehr-i muaccelini almadan kendisini kocasından men edebilir." sözü boşanma mânâsına mı geliyor?

 Ortakları olan bir un dükkânından, aynı zamanda o dükkânın ortaklarından biri olan tezgâhtar, birisine mesela beş kilo un hediye etse, câiz olur mu?

<<  1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 >>