Ekrem Buğra Ekinci, 1987’de Ankara Hukuk Fakültesi’ni bitirdi. Avukatlık stajı yaptı.

Ankara’da başladığı kariyerini İstanbul’da sürdürdü.
Doktorasını 1996’da İstanbul Hukuk Fakültesi’nde tamamladı.

Türkiye ve Daily Sabah gazetelerinde yazmaktadır.
Devam
 
Yazışmalar


Siz de Sual Gönderebilirsiniz...
Sualler:

 Elektrik faturalarını devletin ödediği devlet mekteplerinde, muallimlerin bu elektriği kullanması, mesela bununla demlediği çayı içmesi uygun mudur?

 Bir gayrımenkul 100 bin liraya satılsa bile, tapuda 2 bin lira olarak gösteriliyor. Buna dair bir şuf’a davasında tapunun iptali ve tapuda gösterilen düşük bedelle malın müvekkil lehine tescilini almak mümkündür. Böyle yapmak caiz midir?

 Burada bazıları tekâmül okumaktan bahsediyorlar. Böyle bir mektep mi vardır?

 Ruslar 1552'de Kazan'ı istila edip oradaki müslümanları katlettiği zaman, en güçlü çağını yaşayan Osmanlı Devleti niçin buna bir reaksiyon göstermemiştir?

 Ezan okunurken dinlemeyip başka bir işle meşgul olmanın veya konuşmanın hükmü nedir?

 Kayıt dışı çalışan bir işçi, isteğe bağlı sigorta olsa, günahtan kurtulur mu?

 Namazda kıraat ederken sureye başlayıp, sonrasını 3-5 saniye kadar hatırlamayıp başka sure okuyan kimse sehv secdesi yapar mı?

 Bir kimse borçlu olduğu halde, bir arkadaşına hediye verse, bu hediye sahih midir?

 İki Şâfiî’nin nikâhında, nikâhın şartları Şâfiî mezhebine göre değil de, Hanefî mezhebine uygun ise, talâk hususunda da Hanefî’ye mi uyulacaktır?

 İslâmiyette beşik kertmesi var mıdır?

 Âmentü Şerhi’nde Allahü teâlânın her işi güzeldir buyuruluyor. Çirkinleri de Allahü teâlâ yarattığına göre, burayı nasıl anlamalıdır?

 Bir kadının âdeti 7 gün olsa, 6. gün kan kesilse, kocası ile beraber olabilir mi?

 Varacağı yer aynı şehirde olduğu halde, sefer mesafesinden uzun süren seyahatte, yolculuğu yapan kişi seferî sayılır mı?

 Evi, bir şehir, kasaba veya köy içinde değil de, kırın ortasında olan kimsenin seferîliği nerede başlar?

 Marketler, manavlar, sattıkları ziraî mamullerin uşrunu verecek midir?

 Bir çocuğa mesela bir kazak hediye gelse, o kazak küçüldüğünde, bunu kardeşine veya arkadaşına hediye edebilir mi?

 Birine rabbenâ dualarını okurken besmele çekmeyen birine, “bunlar âyet değil, duadır” diyen bir kimsenin bu sözü küfre sebep olur mu?

 Nişanlım ile dinî nikâh yaptıktan bir müddet sonra yurt dışına çıktım. Bu zaman zarfında nişanlımdan hiç haber alamadım. Dönüşte nişanlımın başka bir erkek ile evlendiğini ve çocuğu olduğunu öğrendim. Bunun üzerine kendisini gereken sözleri kullanarak boşadım. Ancak bunu bilmesi gerekiyormuş. Kendisine ulaşamıyorum. Boşadığımı nasıl haber vermeliyim?

 Fıkıh kitaplarında “Yemini bozmadan önce keffâret sahih olmaz” diyor. Bunun sebebi nedir?

 Ekmekte, ayrıca portakal gibi pek çok meyvenin kendisinde ve kabuğunda alkol vardır. Öte yandan, kefir ile yoğurt sütten yapıldığı; her ikisinin teşekkülünde de alkol açığa çıktığı halde, kefir haram iken, yoğurt helâl oluyor. Bunun sebebi nedir?

 Hazret-i Peygamber elini dizine koyup gözüyle takip ederek tesbih çekermiş. Parmakla tesbih çekmek bid’at mıdır?

 Nişanlı iken dinî nikâh yapılmış olsa, mehir de belirlenmemiş olsa, daha sonra nikâh bozulsa, mehre hak kazanılır mı?

 Mektubat-ı Masumiye’de, “Geçim sıkıntısı olanın, bir işte çalışması câizdir. Kazanırsa, iyi olur. Kazanamazsa, bu işin üzerine düşmemelidir. Uğraşmasının sonu gelmez. Zararı artar.” diyor. “Zararı artar” sözünden ne kasd edilmiş olabilir?

 Mektubat-ı Masumiyye’de “Derdlerin, belâların gitmesi için, kalb ile istigfâr okumak çok fâidelidir.” diyor. Derd ve belâların üzerimizden gitmesi niyeti ile okuduğumuz istiğfarı, kalben, yani kendimiz işitmeksizin mi okuyacağız?

 Bir hadîs-i şerifte hizmetçimi kaç kere affedeyim ya Resulallah diyen bir sahabiye “Hergün, yetmiş kerre afv et!” buyuruluyor. Yanımda çalıştırdığım bazı kimseler, zaman zaman hata yapıyorlar. Bunlara nasıl davranmalıdır?

 Bazı insanlar bir hadîs-i şerif naklederken, “sanırım âyetti” diyor veya hadîs naklederken “Bu âyette Allah şöyle buyurdu” diyor. Böyle söylemek insanı küfre götürür mü?

 Fındık memleketlerinde bir tatbikat vardır. Ekseri çiftçinin deposu olmadığı için fındığı elinde tutamaz. O an için paraya ihtiyacı olmasa da çürütmemek için tüccara götürür. Her ne kadar “emanete verme” denilse de, fındıklar karışmaktadır. Bundan sonra çiftçi, ister parça parça, ister tamamını istediği zamanda gelip o gün câri olan fiyattan bozdurabilir. Fiyatta belirsizlik olduğu için bu şekilde bir satış câiz midir?

 Evimin kıblesinden emin değilim. Ne yapmalıyım?

 Fâtiha suresinde ğayril meğdubi kısmını ğayril mevdubi şeklinde okumak namazı bozar mı?

 Kıyamete yakın İsâ aleyhisselâmın ineceğine dair hadîsleri inkâr küfr müdür?

 Secdede topukları birleştirince, ayakların iki-üç parmağı havada kalmaktadır. Bu namazı bozar mı?

 Allahü teâlânın bazı kullarına hidâyeti ihsan etmesi ne demektir? Kulun bu hidayette iradesi var mıdır?

 Bir kimse hâline muvafık yeni bir ev almak için mevcut evini satılığa çıkarsa, fakat henüz mevcut evini satamadan, bulduğunu kaçırmamak için yeni bir evi satın alsa, bu evin kalan borcunu ödemek için, kredi alması câiz midir?

 Evliyanın kerâmetinin hak olduğunu biliyorum. Evliya zâtın gelecekten haber vermesi hâlinde, yanılma ihtimali var mıdır?

 Mektubat-ı Rabbânî’de diyor ki: “Efdal olmak, bu fakire göre fazîleti, meziyeti, iyi sıfatları çok olmak değildir. Önce imana gelmek, din için herkesten çok mal vermek ve canını tehlikelere atmaktır. Yani dinde sonra gelenlere üstad olmaktır. Sonra gelenler, herşeyi öncekilerden öğrenir. Bu üç şartın hepsi Sıddîk hazretlerinde toplanmıştır.” Birçok kimse din için çok mal vermiş, canını tehlikelere atmıştır. Önce imana gelme ölçüsüne göre ise mesela Hazret-i Ömer 40. Müslüman olmasına rağmen üstünlükte ikinci sıradadır. O halde üstünlük nasıl bu üç şarta göre oluyor?

 Abdülkâdir Geylânî Gunyetü’t-Tâlibîn kitabında, “Bir kimse, bir günâh işleyeni gördüğünde, kendine zarar gelmek ihtimali bulunduğu zaman, acaba men' etmesi câiz olur mu? Bize kalırsa olur. Hatta çok kıymetli olur.” Öte yandan fitne çıkartma ihtimali varsa emr ve nehy yapılmaz deniliyor. Nasıl hareket etmelidir?

 Fıkıh kitaplarında “Yenilen ve içilen şeyler acı olmamalıdır.” diyor. Biber, turşu yiyoruz. Bazı yemeklere acı katıyoruz. Bunları yememeli miyiz?

 Mest üzerine mesh müddeti bitmeden mestin birini veya ikisini ayağından çıkarınca abdest bozulmuş olur mu?

 Fıkıh kitaplarında şöyle bir ifade geçiyor: “Abdest alıp, mest giymiş bir kimse, yeniden abdest alıp, mesh etmeyerek, mestli ayaklarını suya soksa, bir ayağı veya yarıdan fazlası ıslanmazsa, mesh yerine geçer.” Neyin yarıdan fazlası kast ediliyor? Bir ayağı veya iki ayağının yarıdan fazlası kuru kalsa bile mesh sahih mi oluyor?

 Mest üzerine mesh müddeti ne zaman başlar?

<<  1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 >>