Ekrem Buğra Ekinci, 1987’de Ankara Hukuk Fakültesi’ni bitirdi. Avukatlık stajı yaptı.

Ankara’da başladığı kariyerini İstanbul’da sürdürdü.
Doktorasını 1996’da İstanbul Hukuk Fakültesi’nde tamamladı.

Türkiye ve Daily Sabah gazetelerinde yazmaktadır.
Devam
 
Yazışmalar


Siz de Sual Gönderebilirsiniz...
Sualler:

 Gül kokusu, Peygamber efendimizin mübarek terinin kokusu mudur?

 Yara iyi olduktan sonra, sargıyı çıkartmak şart mıdır?

 Yara iyileşmeden evvel sargı, yara bandı kendiliğinden düşüp tekrar bağlanırsa veya değiştirilirse abdest bozulmuş olur mu?

 Abdest alırken sırayı [tertibi] karıştıran bir Şâfiî, hatırlayınca unuttuğu uzvu yıkayıp kaldığı yerden devam mı eder?

 Cemaatle namaz kılarken elinde olmayan bir sebeple abdesti bozulunca, abdestini yeniledikten sonra namaz kıldığı yere dönüp imama uyması gerekir. Eğer namaz kıldığı yere dönmeyerek başka yerde imama uyarsa namazı fâsid oluyor. Yani namaza nerede başladı ise orada mı tekrar imama uymalıdır? Yoksa sonraki gelişinde bir iki saf önde arkada olması namazını ifsâd mı eder?

 Hazret-i Peygamber’in ismi anıldığı zaman salavat getirmek farz mıdır?

 Minarelerde vakti haber vermek için veya mübarek günlerde ışık yakmak câiz midir?

 Teyemmüm ve iki namazı cem etme imkânı olmayan kimse, Hanbelî mezhebini taklid ederek teyemmümsüz olarak namazını kılabilir mi?

 Hanefî mezhebinde idrarını tutamadığı için özür sahibi olan kimsenin bir yeri kanasa abdesti bozulur mu? Kendisinde çeşitli özürler bulunan bir kimse, abdest almadan önce her birine niyet etse abdesti bozulur mu?

 İdrar kaçırma sebebiyle özürlü bir Hanefî, helâya gidip def-i hacet etse, abdesti bozulur mu?

 Mescid duvarlarının ve dinî kitapların süslenmesi câiz midir?

 Hanımlar abdest almadan ne kadar evvel misvak niyeti ile sakız çiğnemelidir ki sünnet sevabı hâsıl olsun?

 Seven ne yapsın? O kişi için veya kendisi için?

 Münakaşa esnasında boşama niyeti olmaksızın erkek “Bitti, tamam, kes!” dese, sabrım bitti, münakaşa bitti mânâsını kast etse, talâk olur mu?

 Hanefî mezhebinde 23 metrekare olan büyük havuza ve Şâfiî mezhebinde 220 kg olan havuza necis bir şey düşmüş ise böyle sudan abdest ve gusül alınabilir mi? Velev ki su durgun olsun?

 Din kitaplarında “Suyun rengi, kokusu ve tadı değişmedikçe su temizdir” buyuruluyor. Bu, necâset karıştığı zaman mıdır? Yani suya mesela sirke, meşrubat, kola, süt, ayran, sabun v.s gibi necis olmayan bir şey düşse, üç sıfatı [rengi, kokusu, tadı] değişse de bu su ile abdest alınabilir mi?

 İhtiyaç zamanında yolda bulduğum pet şişedeki su ile abdest almam câiz olur mu?

 Abdest alacağım kovadaki suyun içerisine süt, ayran, meyve suyu, çay, kahve, kola dökülse bununla abdest alınır mı?

 Temiz zannederek necis su ile abdest alan bir kimse bunu namazdan sonra fark etse, iade veya kazâ lâzım gelir mi?

 Gözyaşının abdesti bozması için bir rahatsızlık, bir hastalık ve bir ağrı sebebiyle gelmesi lâzımdır. Göze takılan lensler gözde çok kaldığında sulanma ve yanma yapabiliyor. Bu da beraberinde ağrıyı getiriyor. Bu halde abdest bozulur mu?

 Kulağa damlatılan ilaç, yağ kulaktan dışarı çıkınca abdest bozulur mu?

 Mâlikî mezhebinde uyku abdesti bozar mı?

 Bir internet sitesinde “Bir kimse ikindi namazını geciktirip akşama 20 dakika kala kılarken namazda kahkaha ile gülse, mekruh vakitte olduğu için abdesti bozulmuş olmaz, ama namazı bozulmuş olur. Mekruh vakit olmasaydı abdesti de bozulmuş olurdu (Hindiyye)" diyor. Yani namaz kılması mekruh olan vakitlerin birinde kahkaha ile gülmek abdesti değil de, sadece namazı mı bozuyor?

 İmamın kıraat ve tekbirlerde gereğinden çok bağırması namazı bozar mı?

 Fıkıh kitaplarında Mâlikî mezhebinde kadınlara dokunma hâlinde arada kalın bir örtü varsa abdesti bozulmaz diyor. Kalın örtü ne demektir?

 Hanefi mezhebinde abdest uzuvlarını sıra ile yıkamak, ovmak ve peş peşe yıkamak sünnettir. Sünnetin terki ise mekruhtur. Buradaki kerahet tahrimî midir?

 Hanefî mezhebinde olanların abdestte başının dörtte birini mesh etmeleri farzdır. Başın dörde biri ne demektir?

 Kim milyoner olmak ister adlı yarışmadan kazanılan paranın şer’î hükmü nedir?

 Kurban kesildiği zaman, derisini ne yapmak lâzımdır?

 Mîzânü’l-Kübrâ kitabında diyor ki, “Dört mezheb sözbirliği ile bildiriyor ki, lahdin kabir tarafı, kerpiç dizerek veya hasırla kapatılır. Burasını pişmiş tuğla ile, tahta ile kapatmak mekruhtur”. Bugün cenazelerde meyyit kabri konduktan sonra lâhd mertek denilen tahtalarla kapatılmaktadır. Bu câiz olmuyor mu?

 Kadınların deri çanta kullanmaları, bunu boyunlarına ve sırtlarına asmaları câiz midir?

 Kürk giymek câiz midir?

 Bir adam, teyemmümün, bileğe kadar yapılacağını, vitrin de bir rek'at olarak kılınacağını bilse (ve bir müddet de öyle, yapsa); sonra da teyemmümün dirseğe kadar yapılacağını, vitrin de üç rek'at olarak kılınacağını öğrense, bu şekilde, önce kılmış olduğu namazları iade eder mi?

 Üzerinde Arap harfleri ile mübarek yazılar bulunan bir seccademiz var. Bunu yere serip namaz kılmamız caiz midir?

 Dedelerimizden kalma pek değeri olmayan bir tarla için köyümüzden biri burası vakıf imiş deyince miras taksimi sırasında içimize şüphe düştü. Bu tarlanın ne için vakfedildiği bilinmiyor. Elimizde vakf olduğuna dair bir belge yok. Şu halde şer’î vaziyet nedir?

 Yanımda çalışan bir işçi vardır. Fakat beni çok üzüyor. Verilen işi yapmıyor. Aksi cevaplar veriyor. İşe zamanında gelmiyor. Burnunun sürtülmesi için işten çıkarmak istiyorum. Kul hakkı olur mu?

 Kendileri görülmediği için, yabancı kadın veya kızlarla telefonla sohbet, yazışmak veya mailleşmek câiz olur mu?

 Ahlâk kitaplarında vazifeden istifa etmek caiz değildir yazılıdır. Burada kastedilen vazife, polislik, öğretmenlik gibi meslekler midir, yoksa her türlü meslekten istifamı kastediliyor? Hangi hallerde istifa etmek caizdir?

 Buradaki insanların bazıları ülkelerindeki sistemin tağutî olduğunu, mahkemeye başvurmanın tağuta muhakeme olduğunu, askerlik, polislik, mektebe gitmek ve rey kullanmak gibi hususların şirke sebebiyet vereceğini söylüyorlar. Doğru mudur?

 Bir kadın kocasına “Bitsin” derse, erkek de “Bitsin” derse ve kadın kocasına “Boşandık mı?” derse ve erkek “Evet” derse talâk olur mu? Bütün bunlar mesaj yazma yoluyla cereyan ederse yine talâk olur mu? “Boşandık mı?” yerine “Boşanıyor muyuz?” dese vaziyet değişir mi?

 Secde-i sehv gerektirecek bir hususta imamın secde-i sehv yapmama hakkı var mıdır?

 İslâmiyette recm cezası var mıdır?

 Kur'an-ı Kerim'de Hazret-i Peygamber'e atfen söylenen "Allah seni affetsin" sözünü nasıl anlamalıyız?

 Hazret-i Peygamber niçin çok evlilik yapmıştır?

 Câriyelerde nikâh var mıdır? Câriyelerle cinsî münasebet zina mıdır? Câriye sayısında bir tahdit var mıdır?

 İslâm hukukuna göre, devlet idaresi için bir seçim yapacaksa, oy verenlerde de bir liyakat aranır mı? Hazret-i Ebubekir'in seçimi buna örnek midir?

 Bir ilahiyat profesörü televizyonda "Devlete verilen vergiler zekât yerine geçer" dedi. Doğru mudur?

 Bir hocamız Osmanlıların İslâmiyetteki şûrâ prensibini tatbik etmediğini iddia etti. Bu doğru mudur?

 Bir hocamız İslâmiyette saltanatın olmadığını, Osmanlıların, idareciliği babadan oğla devrederek yanlış yaptığını söylemişti. Ben O'na Hz. Ali'den sonra Hz. Hasan'ın halife olduğunu örnek vermiştim ama cevap verememişti. Acaba başka ne gibi örnekler verebilirim?

 Bir hocamız sınıfta "Erkek 3 defa boş ol dediği zaman boşanma olmaz" demişti. Bu sözün doğru olmadığını kaynaklarını vererek nasıl ispat edebilirim?

 Osmanlılardaki harem-selâmlık tatbikatının İslâmiyette yeri olmadığını, bunu İran geleneğinin tesiriyle Emevîlerin ihdas ettiğini işittim. Doğru mudur?

 Zevcem boşanmak üzere mahkemeye müracaat etti. Ben de boşanmayı kabul etmek istiyorum. Ancak karşı taraf maddî ve manevî tazminat talep ediyor. İslâm hukukunda boşanan tarafın böyle bir tazminat hakkı var mıdır? Şayet mahkeme bunu kabul ederse, ben bu tazminatı öderken mehre niyet edebilir miyim?

 Evlendiğimizde bize altın ve para olarak hediyeler geldi. Bunların bir kısmı ile araba aldım. Geri kalan kısmı, hanımımda duruyordu. Şimdi geçimsizlik sebebiyle ayrılmak üzereyiz. Hanımım bu hediyelere ilâveten, arabayı da kendisine vermemi istiyor. Böyle bir talepte bulunabilir mi? Düğünde gelen bu hediyeler kime aittir?

 Mısır ehramlarının (piramitlerinin) biblolarını süs olarak kullanmak mahzurlu mudur?

 Sultan II. Mahmud, yeni kurduğu Türk ordusunda, zekâlarının azlığından dolayı Çerkezler'in miralaylıktan (albaylıktan) daha yukarı terfi etmemeleri için ferman çıkarmış. Sultan II. Selim de, cinsî hayatta kadın rolü oynayarak Türk halkının ahlâkını bozuyorlar diye Arnavutlar'ın Anadolu’ya geçmelerini yasak etmiş. İsmail Hami bey’in kitaplarından okuduğum bu bilgiler doğru mudur? Şu halde Osmanlı Devleti’nde ırkçılık var mıdır?

 Bir insanın yaptığı hatadan, günahtan, kul hakkından veya aldığı bedduadan dolayı çocuğu veya torunu çeker deniyor. Bu doğru mudur? Eğer doğru ise Fâtır suresinin “Kimse kimsenin cezasını çekmez” meâlindeki 18. âyeti ile tezat arzetmez mi?

 Bir evde anne, erkek ve kız evlat yaşıyor. Erkek evlat çalışıyor, anne ve kızın da gelirleri var. Bunların müşterek bir bütçesi var, buradan hepsi ihtiyaçlarını alıyor. Erkek evlat, asabi mizaçlı biridir. Sinirlenince ve başka sebeplerle hep hakkını haram ediyor; sonra sinirleri yatışınca tövbe ettim, tüm hakkımı da helâl ettim diyor. Buna göre, hakkını haram edince, daha önceden kullanılmasına izin verdiği kendi eşyalarını ve eve herkesin yemesi için aldığı yiyecekleri, herkesin kullanması için aldığı eşyaları, kız kardeşin yemesi ve kullanması helal olur mu? Haram ettikten sonra eve aldığı şeyleri kız kardeşin yemesi ve kullanması helal olur mu? Daha sonra tövbe ettim ve tüm hakkımı helal ettim deyince, haram ettiği haklarını helal etmiş olur mu?

 Geçenlerde katıldığım bir seminerde, seminer veren kişi, İslâmiyette telkin diye bir şey olmadığını, bunun diğer İslâm cemiyetlerinde de görülmediğini, bize mahsus bulunduğunu, bunun bir yozlaşma sayılacağını, âdetâ hocaların ölüye kopya verdiğini alaycı bir üslûp ile anlattı. Benim işittiğim ve okuduğum kadarıyla telkin meşru bir şeydir. Bunun hakikatini ve telkinin tarihçesini varsa kaynaklarıyla bildirir misiniz?

 Erkek ve kadın için kaşlarını almak caiz midir?

 Cenâzede siyah matem elbisesi giymek câiz midir?

 Hastanede hastamız vardır. Yatağın mevkii ve koluna takılı serum kordonları sebebiyle hastanın kıbleye dönmesi mümkün değildir. Namazını nasıl kılacaktır?

 Bir arkadaş meclisinde dinî mevzular da konuşuldu. Ben kimseye sormadan ve gizlice bu sohbeti kaydettim. Böyle yapmam uygun mudur?

 İmamla aynı hizada namaza durdum. Ayak topuğum imamın topuğundan ileride değil fakat ayağım uzun olduğu için parmaklarım imamın parmaklarını geçerse namaz sahih olur mu?

 Özürleri birbirine benzeyenler ve bir özrü olan iki özrü olana birbirlerine imam olabilir. Peki bir özrü olup da özürleri ayrı ayrı olan [mesela birisi idrar kaçırıyordur, birisi peltektir.] Böyle kimselerin birbirlerine uyması caiz midir?

 Sırtı eğri ve kambur birinin, sırtı düz sağlıklı olan birine imam olması caiz mi?

 Gördüğüm bazı kimseler [erkekler] namazda başın etrafına mendil, tülbent bağlıyorlar ve tepeleri açık kalacak şekilde namazlarını kılıyorlar. Böyle namaz kılmaları caiz midir?

 Erkeklerin uzamış olan saçlarını arkadan toplayarak namaz kılmaları mekruh olur mu?

 Erkeklerin İpek seccade ile namaz kılmaları caiz olur mu? Velev ki bir ihtiyaç olmasın.

 Namazda bir özür sebebiyle olmaksızın elbiseyi [mesela ceketi] giyinmeyip omuzlar üzerine alarak namaz kılmak mekruh olur mu?

 Kılıca, bıçağa silaha karşı namaz kılmak mekruh olur mu? Bunları kıble istikametine koymak doğru olur mu?

 Namazda üflemenin hangi derecesi mekruh hangi derecesi namazı bozar?

 Namazda dizleri yere koymadan elleri yere koymak ve secdeden kalkarken dizleri ellerden evvel kaldırmak mekruh mudur?

 Unutarak abdestsiz namaz kılmışım. Namaz vakti çıktıktan sonra hatırladım kaza edecekmiyim?

 Hanefi mezhebindeyim Farz namazların ilk iki rekatinde Fatiha okumak, bir sûre veya üç ayet okumak vaciptir. Sünnet ve vacip namazların her rekatında kıraat farzdır. Farz, vacip veya nafile namazlarda kıraatin farz olan mikdarı nedir? Yani ne kadar okursam kıraat farzı yerine gelir? Bu hususta sitede iki farklı kavil okudum. Fetva yönünü ve kurtarır taraflarını nakledermisiniz?

 İftitah tekbirini yanlış alan yani allahü ekber dışında mesela ( La ilahe illallah ) ( Sübhanallah ) ( Ya Allah ) gibi allahü ekber lafzından gayri alan bir kimse namazın herhangi rekâtında bunu hatırlarsa ne yapması lazım? Secde-i sehv lazım gelir mi? Maliki mezhebini taklid eden ne yapması gerekir?

 Nafile veya sünnet namazlarda kıbleye dönmenin hükmü farz namazları gibimidir?

 Kıble yönünde şüphe eden bir kimse kıbleyi tayin hususunda güvenilir bir şahsın sözünü dinlemeyip kendi kanaatine göre hareket etse ve kıbleye isabet etmemiş olsa namazını iade eder mi? Güvenilir bir şahsın kıble tarafını bildirmesi; kendi araştırmamızda daha mı iyidir?

 Öğretmenim. Her il yahud ilçede il milli eğitim ya da ilçe milli eğitim müdürleri maaş ödemeleri hakkında muayyen müddetler için bankalar ile anlaşmaktadır. Bankalar kendilerinden maaş alan öğretmenlere promosyon olarak muayyen mikdar para vermektedir. Bunların alınmasında dinen bir mahzur var mıdır?

 Mülk süresi 2. âyetinde tı durağında amelâ olarak durmak gerekirken amel diye durulsa namaz bozulur mu?

 Mesbuk namaza durunca subhaneke okur mu? Yoksa imam selam verdikten sonra mı kalkıp okur?

 Mesbuk yanlışlıkla selam verirse ne yapar? Namazı iade etmesi gerekir mi? Yoksa sehv secdesi mi yapmak gerekir?

 Fıkıh kitaplarında şöyle diyor: “İman artar azalır demek küfürdür. Amma kemal yakin itibariyle olursa küfr olmaz. Bir kimseye sen mü’min misin deseler o da inşallah dese te’vil edemezse küfr olur”. Bu sözleri açıklar mısınız?

 Fıkıh kitaplarının küfr bahsinde “toplanan vergiler sultanın mülkü sanmak küfr olur” diyor. Bu hüküm İslâm devleti için mi câridir?

 Bazen sevmediğimiz düşman olduğumuz kişiler için bunu öldürmek lazım, bunun gibileri asmak, kesmek lâzım gibi laflar kullanıyoruz. Böyle söylemek mahzurlu mudur?

 Fıkıh kitaplarında Cuma namazının eda şartları sayılırken “câmi kapılarını herkese açık tutmak” yazıyor. Bu hüküm sadece Cuma namazı için midir? Mesela bazı talebe yurtlarında veya işyeri mescidlerinde Cuma namazı kılınıyor. Cuma namazı kılınırken bu mescid herkese açıktır; fakat diğer zamanlarda dışarıdan gelen biri istediği gibi giremez. O zaman bu hüküm yerine getirilmiş olur mu?

 Fıkıh kitaplarında namazı devlet reisi veya vâlinin izni ile kılmak, Cuma namazının eda şartı olarak sayılıyor. Bu hüküm şeriat devleti için mi geçerlidir?

 Fıkıh kitaplarında namazı şehirde kılmak Cuma namazının eda şartı olarak sayılıyor. Şehir de cemaati en büyük câmiye sığmayan yer, olarak tarif edilmiş. Burada şehirden ve en büyük câmiden kasıt nedir?

 Fıkıh kitaplarında cemaat istese de imam farz namaz kıldırırken kıraati ve tesbihleri sünnetten fazla okuması mekruhdur, diyor. Bu hüküm sadece farz namazlar için mi câridir, yoksa sünnet kıldırırken de mekruh olur mu? Meselâ bazı câmilerde terâvih namazı hatimle kılınıyor. Bu mekruh mudur?

 Tuvalete muska ile girilebilir mi? Kur’an-ı kerim âyeti olursa ne yapmak lâzımdır?

 Zimmî kâfirlerin dârülislâmda fâizcilik yapması câiz midir? Osmanlı Devleti’nde Galata bankerleri tefecilik yapmıyorlar mıydı? Eğer yapıyorlarsa, devlet buna neden izin vermiştir?

 Fıkıh kitaplarında "Satranç ve her oyunu oynayanlara selâm verilmez" ve "Gıybet edenlere selâm verilmez" yazıyor, bu zamanda bu tür oyunları oynamayan ve gıybet etmeyen yok gibidir. Bizim bu halde ne yapmamız gerekir? Fitne ihtimali varsa selâm vermek câiz olur mu?

 Anadilde eğitimin engellenmesinin insan haklarına aykırı olduğu söyleniyor. Bu hususta İslâmiyette, bilhassa tarihteki İslâm memleketlerinde ve çok milletli Osmanlı Devleti’nde vaziyet nedir?

 Parlak erkek çocuğa bakmak günah mıdır?

 İlk teşehhüde ettehıyyatünün yarısından az bir kısmını okudum. Kalan kısmını o anda hatırlayamadım namaz sonunda secde-i sehv yapacak mıydım?

 Fâtiha'nın yarısını veya bitimine yakın kısmını okuyan kimse, kalanını unutsa sonra hatırlasa ve Fâtiha'yı tekrar okusa, bu kimse, Fâtiha'yı iki defa okumuş sayılır mı? Secde-i sehv lazım gelir mi?

 Seferî olan dört rekâtlı namazları iki rek’at kılması gerekirken üçüncü rek’ate kalkarsa secde-i sehv lâzım oluyor. Sehven, unutarak üçüncü rek’ate kalkan bir kimse üçüncü rekâtın hemen başında fatihadan önce veya kıyamın her hangi birinde, rükû’unda veya secdesinde bu hükmü hatırlamış olsa selâm verip namazdan çıkar mı? Yoksa normal dört rekât kılıp selam mı verir?

 Namazda secde-i sehv yaparken yanlışlıkla iki secde yerine bir secde yaptım. Secde-i sehv yerine gelmiş oldu mu?

 Secde-i sehv icap eden bir davranışta bulunan İmamın abdesti bozulup yerine vekil tayin ederse secde-i sehv cemaattan sâkıt olur mu? Bu durumda ne yapılması lazım gelir?

 Secde-i sehvlerde bir rükün miktarını “üç kere sübhanallah diyecek kadar zaman” diye mi kayıtlamak gerekir?

 İmamın gizli okunması gereken namazlarda açıktan okuması, açıktan okuması gereken namazlarda gizli okuması secde-i sehvi gerektiriyor. Peki, gizli ve âşikâre okumanın asgari miktarı nedir ki secde-i sehv icap etsin ve etmesin?

<<  1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 >>