Ekrem Buğra Ekinci, 1987’de Ankara Hukuk Fakültesi’ni bitirdi. Avukatlık stajı yaptı.

Ankara’da başladığı kariyerini İstanbul’da sürdürdü.
Doktorasını 1996’da İstanbul Hukuk Fakültesi’nde tamamladı.

Türkiye ve Daily Sabah gazetelerinde yazmaktadır.
Devam
 
Yazışmalar


Siz de Sual Gönderebilirsiniz...
Sualler:

 İade ettiğim mamule mukabil bana para yerine alış-veriş çeki verdiler. Ben de oradan yeni bir mal almak yerine, bu çeki paraya dönüştürmek istiyorum. Aynı paraya versem kimse almaz. Mesela 100 liralık çeki 80 liralık devretmek uygun mudur?

 Fıkıh kitaplarında şöyle bir ifade geçiyor: “Abdestte kolundan, ayağından bir kısmı kesik olan kimse, kalan yerin yüzeyini yıkar.” Nereden kesildiği ehemmiyet arzeder mi?

 Fıkıh kitaplarında şöyle bir ifade geçiyor: “Özür sahibi olan, namaz vakti çıkınca abdesti bozulmuş olur. Öğleden başka dört namazdan birinin vakti girmeden evvel aldığı abdest ile bu namazı kılamaz. Çünki öğle namazının vakti başlarken, bir namazın vakti çıkmıyor.” Abdestin bozulması için bir namaz vaktinin çıkması lâzım olduğuna göre, sabah vakti çıktıktan sonra aldığı abdest ile öğle kılınabilirken, sabah namazı için aldığı abdest ile öğle namazı kılınamaz mı?

 Fıkıh kitaplarında şöyle bir ifade geçiyor: “Haraca sebep olan şeyi yapmasında zaruret varsa, o farzı terk etmesi veya haramı zaruret mikdarı işlemesi câiz olur. Zaruret ile yapılan şeyde, zaruret bitince harac devam ederse, yine böyledir.” Zaruret ile yapılan şeyde, zaruretin bitip de haracın devam ettiği bir misal verebilir misiniz?“

 Fıkıh kitaplarında şöyle bir ifade geçiyor: “Başka mezhebi taklid ederken, o işin o mezhebde sahih olmasına mâni olan, fakat kendi mezhebinde veya diğer bir üçüncü mezhebde mâni olmayan ikinci bir harac hâsıl olursa, bu işi her üç mezhebe göre yapmağa devam eder.” Bu ifadeyi anlatan bir misal verebilir misiniz?

 Fıkıh kitaplarında şu ifade geçiyor: “Abdest alırken Mâlikî mezhebinde kulakların içi ve dışı yeni ıslatılmış parmak ile mesh edilir. Baş, kulaklar veya enseden birini, her defasında eli ayrı ayrı ıslatarak, birden fazla mesh etmemelidir. Her defasında ıslatmadan tekrarlanabilir.” Bu iki cümle birbirine ters gibi görünüyor. Her defasında eli ıslatmak lâzım mıdır, değil midir?

 Mâlikî mezhebinde seferî ile mukîmin birbirlerine imam olması câiz midir?

 Halebî’de, mesh bahsi sonunda diyor ki, “Bir veya iki elinde çatlak, ekzama veya başka yara olup, bunları ıslatmak zarar verirse, bu kimse abdest alamaz. Bu sebepten abdest alamayan kimseye, hatır ile veya para ile başkasının abdest aldırması, İmâm-ı A'zama göre müstehabdır.” Islatmak zarar verdiğine göre başkası abdest aldırsa bile yine ıslanmış olmayacak mı?

 Fıkıh kitaplarında diyor ki: “Cünüb kimse, bedeninin bir kısmını yıkayacak kadar veya abdest alacak kadar su bulursa, abdest ve gusl için, bir teyemmüm eder. Teyemmümden sonra, abdesti bozulursa, o su ile sonra abdest alır.” “Cünüb bir kimse, teyemmüm ettikten sonra, abdesti bozulursa, Hanefîde cünüb olmaz. Mâlikîde olur. Az su varsa, yalnız abdest alır.” Cünüb bir kimse, teyemmüm ettikten sonra, abdesti bozulursa Maliki'de tekrar cünüp olduğuna göre aynı zamanda abdestsiz de oluyor. O zaman böyle cünüb olan birinin üstteki ifadeye göre abdest ve gusl için bir teyemmüm etmesi lâzım olduğuna göre, neden abdest alıyor? Böyle cünüb olan biri yalnız abdest alınca cünüblükten kurtulmuş oluyor mu?

 Fıkıh kitaplarında şöyle deniyor: "Cünüb kimsenin vücûd yüzeyinin yarıdan fazlası yara veya çiçek, kızıl gibi ise, teyemmüm eder. Derisinin çoğu sağlam ise ve yaralı kısımları ıslatmadan yıkanması mümkün ise, su ile gusl edip, yaraların üzerini mesh eder. Yaralı kısımları ıslatmadan yıkanamazsa, yine teyemmüm eder”. “Başında ağrı olup mesh edemeyen, abdest için; yıkanamayan da, gusl için teyemmüm edebilir denildi ise de, her ikisinin de sâkıt olacağını bildiren fetvâ daha evvel verilmiş olduğundan, bu sözle amel olunmaz." Bu iki ifade arasında tenakuz (çelişki) yok mudur? Yıkanamayan, gusl için teyemmüm eder mi, sâkıt mı olur?

 Kadın, kocasının haberi olmadan başkasına hediye verip ikramda bulunabilir mi?

 Bir kimse fakirken kurban kesse, bayramın üçüncü günü zenginleşse tekrar kurban kesmesi gerekir mi?

 Araba ile giderken orucu çıktığımız yerin vaktine göre mi, bulunduğumuz yerin vaktine göre mi açacağız?

 Eski devirde kadınlar Hac vazifesini yerine getirirken tavafı nasıl yaparlardı?

 “Bir zâlime yardım edene, Allahü teâlâ o zâlimi musallat eder.” hadis-i şerifini nasıl anlamak gerekir?

 Kur’an-ı kerim okuduktan sonra "sadakallahulazim" demenin hükmü nedir?

 Kur’an-ı kerim kadimdir veya ebedîdir sözü ne mânâya gelir?

 Namazda rükûya eğilirken belim dümdüz olmuyor. Ne yapmak gerekir?

 Yemek seçmenin dinen mahzuru var mıdır?

 Namazın son oturuşunda Allahümmeğfir ümmete Muhammedin (Allah’ım, ümmet-i Muhammed’i mağfiret eyle!) diye dua etmek caiz midir?

 Fıkıh kitaplarında “Necâset, dirhem mikdarından, yani bir miskalden, yani dört gram ve seksen santigramdan az ise, yıkamak sünnettir." deniliyor. Ben dirhem 3.2 gr, miskal 4.8 gr diye biliyorum. Doğrusu nedir?

 Fıkıh kitaplarında "Bey ve şirâda kolaylık olmak için, İmam Kerhî’nin kavli ile fetvâ verilmiştir. Şöyle ki, bir satışta semen [para] gösterilmeden akid yapılıp da, semen olarak haram olduğu bilinen şey verilirse, bu şey karşılığı alınan mebî helâl ve tayyib olur. Fakat haram olduğu bilinen veya kendinde vedîa [emânet] bulunan şey, semen olarak gösterilerek söz kesilir ve bu semen verilirse, satın alınan mebî haram olur." deniliyor. Haram para ile alınan mal nasıl helâl olur? Gösterip göstermemenin ne tesiri vardır?

 Borçlunun eli dar olduğu için alamadığımız alacağımızı zekâta sayabilir miyiz?

 Favori uzatmak uygun mudur?

 Kadınların araba kullanması câiz midir?

 Namazda teşehhüdün (ettehiyatünün) bir kısmını terk eden kimseye ne lâzım gelir?

 Bir kimse namazda ilk oturuşta teşehhüdü (ettehiyatüyü) tekrar okusa ne lâzım gelir?

 İnternete video yükleyip, reklam göstermesine müsaade ederek para kazanmak caiz midir?

 Ramazan ayında oruç tutmayanlara yiyecek satmanın hükmü nedir?

 Bir bakkal dükkânım ve ayrıca kredi borcum var. Dükkân kiradır. Zekât verecek miyim?

 Arkadaşlarla konuşurken “Bazı şeyler Kur’an-ı kerimde geçmez; hükmü sünnette vardır. Abdest gibi” dedim. Sonra bu hususta âyet-i kerime olduğunu öğrendim. Bu söz küfre sebep olur m?

 Yemin kefareti için on fakire verilecek elbisenin asgarisi nedir?

 Kunut dualarının ikisi de vâcib midir?

 Ramazan ayında vitri cemaatle kılarken muktedi kunut duasını bitirmeden imam rükûa gitse, cemaat nasıl hareket eder?

 Bir kimse fakir olup, gücünün üzerinde bir adakta bulunsa, yerine getirmeye mecbur mudur?

 Allahü teâlâ zaman ve mekândan münezzeh olduğuna göre, Müşebbihe ve Mücessime fırkaları neden küfre düşmüş olmuyor?

 İnşaat mühendislerinin şantiyede baret takmalarının mahzuru var mıdır?

 Fâsid olan nâfileleri sonradan kılmak vâcib olduğuna göre, bu namaz kılındığı zaman vâcib sevabı mı yoksa nâfile sevâbı mı alınır?

 Şehirde kurban kesecek olanın, bayram namazının arkasından hatibin hutbesini bitirmesini beklemesi şart mıdır?

 Kurbanlık olarak alınan koyun kaybolsa veya çalınsa, yerine başka bir koyun alsa, sonra kaybolanı veya çalınanı bulsa, nasıl hareket eder?

<<  1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 >>