Ekrem Buğra Ekinci, 1987’de Ankara Hukuk Fakültesi’ni bitirdi. Avukatlık stajı yaptı.

Ankara’da başladığı kariyerini İstanbul’da sürdürdü.
Doktorasını 1996’da İstanbul Hukuk Fakültesi’nde tamamladı.

Türkiye ve Daily Sabah gazetelerinde yazmaktadır.
Devam
 
Yazışmalar


Siz de Sual Gönderebilirsiniz...
Sualler:

 Ayaklardan çıkarıldığında normal çoraplardan biraz farklı olarak daha dik ve sert kalabilen ve epey yaş elle üzerine mesh edildiğinde çorabın üstünden ayaklara yaşlık nüfuz etmeyen kalın çoraplara mesh câiz midir?

 Mâlikî ve Şâfiî mezheblerinde özürlünün abdesti aynen Hanefî’deki gibi vakit çıkmasıyla bozulur mu?

 Nikâhta şâhidlerin ve hocanın kızı ve babasını tanıması gerekir mi?

 Zevce kocasına “Her ne zaman istersen aramızda nikâhı tazelemek/nikâh yapmak üzere seni vekil ettim” dese, daha sonra bu karı-koca ayrılırlarsa, kadının zamanında vermiş olduğu vekâlet muteber olarak kalır mı, yoksa iptal mi olur?

 Reşehat’ta (Abdülgafur Lârî'nin hayatında) büyüklerden bazısının da aynı İbni Teymiyye gibi kâfirlere cehennem azabının daimi olmadığına inandıkları geçiyor. İbni Teymiyye’nin bu itikadı bilinen bir şey olduğu halde, İslâm âlimleri ona kâfir demediklerine göre, bu mesele velev ki azıcık da olsa te’vile açık bir mevzu mudur? Muhyidin-i Arabî hazretleri de Füsûs’da böyle diyor. Herkese Lazım Olan İman kitabında da şöyle diyor: (Allahü teâlânın indirdiği kitâbların hepsi hakdır, doğrudur. Yalan, yanlış olamaz. Cezâ, azâb yapacağım deyip de afv etmesi câiz denildi ise de, bizim bilemediğimiz şartlara veyâ Onun irâdesine, isteğine bağlıdır. Yâhud, kulun hak etdiği azâbı afv eder demekdir. Cezâyı, azâbı bildiren kelâm, birşeyi haber vermek değildir ki, afv edince, yalancılık olsun. Allahü teâlânın va’d etdiği ni’metleri vermemesi câiz değil ise de, azâbları afv etmesi câizdir. Akl da, âyet-i kerîmeler de, böyle olduğunu göstermekdedir.)
Buradaki ifade de ilk bakışta hem günahlara ve hem de küfre şâmil gibi anlaşılıyor. Her ne kadar kâfirlerin sonsuz azab göreceği bildiriliyor ise de... Bu mevzuyu izah eder misiniz?

 Yurt dışındaki müşteriler Türkiye piyasasını ve nakliye firmalarını bizim kadar iyi bilemediği için bizden yardım istemektedir. Bu gibi hallerde nakliyecilerden onlara müşteri bulduğum için şahsıma makul bir komisyon talep etmemin bir mahzuru olur mu? Bu vaziyeti çalıştığım firmaya ve müşteriye söylememe gerek var mıdır?

 Tatil sebebi ile tayyare bileti aldım. Almanya saati ile 13:40’da tayyare inmiş olacak ve o gün 14:40’da ikindi vakti giriyor. Namazı cem-i te’hir etsem, ikinci namazı da kılıp bitirinceye kadar yolculuğun devam etmesi gibi şartın gerektiğini işittim. Ben vatanım olan Dortmund şehrine gelmiş olacağım ve yolculuğum bitmiş olacak. Bu durumda ne yapmam gerekir?

 Bir ilmihalde yemin keffâretinin nasıl verileceği anlatılırken; "On fakire bir kere veya bir fakire on gün, her gün bir kere yarım sâ’ buğday veya un veya ekmek yahud bu değerde [kumaş, havlu, mendil, çorab, et, pirinç, çamaşır, terlik, ilâç veyâ din, fen, ahlâk kitabı gibi] başka mal, altın, gümüş para temlik, yani vermek de olur" yazıyor. Yarım sa' buğdayın fiyatı yaklaşık 2,5 lira olduğu için meselâ tanesi 1 liradan 10 tane namaz hocası kitabı dağıtsak, yemin keffâreti sahih olur mu? Yani esas olan kitabı bizim aldığımız değer midir, yoksa etiket fiyatı mıdır?

 Kanuni Sultan Süleyman Kanunnamesi’nde birkaç kez hırsızlığı zâhir olmuş kimse için, esir çalan ve dükkân açan (dükkâna delik açıp soyan) için katl cezası öngörülmüş. Mumcu ve Üçok da bu hükümlerin İslâm ceza hukukuna aykırı olduğunu iddia etmişler. Esir çalmak hadd grubuna giren hırsızlık suçunu teşkil eder mi?

 Rastladığım bir videoda Allahü teâlâ kastedilerek söylenen ''Ete kemiğe büründüm, Mahmud diye göründüm'' cümlesinin Ehl-i Sünnet'e uygun bir te'vili var mıdır?

 Öldürülmesi vâcip olan hayvanlar nelerdir?

 Zimmîlere dair olarak Müslümanların tavırları ilmihal kitaplarında yazılmıştır. Acaba günümüzdeki gayrımüslimlere (özellikle zararı olmayan) davranışlarımız nasıl olmalıdır?

 Mâlikî mezhebinde farz namazda fâtiha okumayı unutan ne yapar?

 Gerçek ve sahte seyyidler nasıl ayrılır? Osmanlı Devleti’nin belki kendi bünyesinde bir kontrol mekanizması vardı. Ama Acemistan ya da diğer yerlerde bunun bir kontrolü var mıdır? Ya da seyyidlerin kendi kendilerine kurdukları bir mekanizma var mıydı?

 Şiîlerden ya da diğer bid’at sahiplerinden seyyid olan var mıdır?

 Şâfiî mezhebinde namaz kılarken seccadenin yönü tam kıbleye mi isabet etmeli? Bunu ayarlamak bazen zor oluyor. Yoksa biraz sapmasında mahzur var mıdır?

 Şâfiî mezhebinde etil alkol dışındaki alkoller, mesela metil alkol, propil alkol vs necis midir?

 Hanefî bir kadın 8 gün kan, 2 gün temizlik ve 3 gün kan görse, son gördüğü 3 gün kan önündeki 2 temiz günü kirli yapar mı? Bu 8 gün sahih kan ve bu 8 günü takip eden temizlik 3 kan karıştığı için fâsid temizlik midir?

 Şeriatın doğru tatbik edildiği bir İslâm ülkesinde hanımların başlarını örtmesi mecburi midir? Eğer mecburi ise uymak istemeyenler insan haklarına aykırı diyebilirler veya dinde zorlama yoktur deyip karşı çıkabilirler.

 Nikâhımızda mehr söylenmemişti. Ne yapmalıyız?

 Akıllı, ancak bâliğ olmayan çocuğumuza gelen hediyeleri başkasına verebilir miyiz?

 Horoz ötünce, melekler bu sesi duyar, göğe yükselirlermiş ve o anda yapılan duâ kabul olurmuş. Bu sözün aslı var mıdır?

 Hanıma olan mehr borcunu, kurban ve zekât için nisab hesabına katmamız gerekiyor mu? Biz borç olarak katacak mıyız? Hanım alacaklı olarak katacak mı?

 Bir keresinde, hanımla münakaşa esnasında ağzımdan “Bıraktım artık” veya “Ben bıraktım” gibi bir söz çıkmıştı. Ben bunu “Artık seninle uğraşamıyorum, sana alâka göstermeyi, değer vermeyi, mücadele etmeyi vs bıraktım” mânâsına söylemiştim. Boşamak gibi bir mânâ asla yok idi. İlmihalde “Bırakmak, terk etmek kelimeleri, kinâye iseler de, boşamak için kullanılmaları âdet olduğundan sarîhdirler” ifadesine göre nikâhımız ne oldu?

 Hibe edilen şey, karşı tarafa teslim edildikten sonra hibeden vazgeçilebilir mi?

 Ta’zir cezasında bir sınır var mıdır?

 Kanuni Sultan Süleyman Kanunnâmesi’nde 41, 46 ve 47. maddelerde işkenceden bahsediliyor. Buradaki işkence ifadesi bugün anladığımız mânâda işkence midir, yoksa farklı bir mânâda mı kullanılmıştır?

 Kadın hâkim olabilir mi?

 Kadının şâhidliği mevzuunda Kur’an-ı kerimde ticarî meselelerde bir erkek ile iki kadın şahid şartı vardır. Diğer geçtiği yerlerde (bildiğim kadarıyla) sadece şâhid ifadesi kullanılıyor. Fakat kitaplarda diğer muameleler için de bir erkek ile iki kadının şâhidliğinin gerektiği hususu yazıyor. Bunun dayanağı nedir ve neden Kur’an-ı kerimde sadece bu hususta söylenmiş de, diğer yerlerde söylenmemiştir?

 Kocanın karısını üç talâkla boşaması meselesinde, boşama ifadesi arka arkaya üç kez tekrarlanırsa üç talâk gerçekleşmiş olur mu? Yoksa "Kadın bir temizlik süresi içinde ancak bir kez boşanabilir. Üç talâkın aynı anda verilmesini Peygamber efendimiz tek talâk saymıştır" ifadesi dolayısıyla, bu üç talâğın ayrı ayrı verilmesi mi gerekir?

 Say bil fesad nedir? Buna dayanarak ölüm cezası verme salahiyeti kimdedir? Bunun için bir mahkeme kararı şart mıdır?

 Muamele ve ıyne satışı ile fâiz aynı yere gelmiyor mu?

 Fâizden kurtulmak için ıyne ve muamele gibi satışlara şer’an müsaade ediliyor. Fakat bu, niçin fâize bir kılıf uydurma şeklinde anlaşılmamalı? Yani Yahudilerin cumartesi yasağını delmek için yaptıkları şeye benzemiyor mu? Resulullah efendimizin o hususta “Yahudilerin işlediğini siz işlemeyin. Onlar Allah’ın haram kıldığını hilelerin en basit ve adisi ile helal kılmak istediler” şeklinde bir hadisi var. Bu işi Yahudilerin yaptığından ayıran nedir?

 Bir kadın üç günlük yolun bir günlük kısmını yalnız, kalanı ise bir mahremi ile gitse câiz olur mu?

 Mâlikî mezhebinde elde olmadan bevl, gaz çıkması gibi hallerde abdestin bozulmadığını işittim. Hanefî bir imam, imamette iken, benzer sebeplerle abdesti bozulsa ve abdest almak güç olsa bu kavli taklid edebilir mi?

 Bazı durumlarda yıkamak yaraya zarar vermese bile sargıyı açmak veya yıkamak kan akmasına sebep olabiliyor. Böyle hallerde mesh caiz olur mu?

 "Mâlikî mezhebinde mestin deriden olması şarttır" deniyor. Mâlikî mezhebini taklid eden bir Hanefî, deri olmayan şeye, meselâ asker botuna mesh edebilir mi?

 Musluktan akan su ile abdest alındığında, elleri ve ayakları yıkarken, üç kere olması için, suyun önünden çekip tekrar yıkamak gerekir mi?

 Namazda sure okurken Lam durağında durulması namazı bozar mı?

 Cemaatle namaz kılınırken cemaate uymayıp farklı odada beklenilse caiz olur mu?

 Câmide cemaate uyarken takkesi olmadığını fark eden, yine de uymalı mı, yoksa eve dönüp yalnız mı kılmalı?

 Yanında başını örtecek bir şeyi bulunmayan kişi, cemaate o halde katılmalı mı, yoksa cemaatin bitmesini bekleyip, bitirenlerden birinin takkesini mi kullanmalıdır?

 Gece çöp atmanın, bebek bezi atmanın bir mahzuru var mıdır?

 "Şah-ı Nakşibend Hazretleri’nın neyi alıp, biz bunu kullanmayız (veya çalmayız) ama çalana da bir şey söylemeyiz" diye bir söz söz işittim. Aslı var mıdır? Açıklaması nedir? Yani bir tarikatte olan bir şey diğerinde nasıl olmuyor

 Abdestsiz olarak internet üzerinden Kur’an-ı Kerim okunabilir mi? Yüzünden abdestsiz olarak Kur’an-ı Kerim okunabilir mi?

 "Amin" yerine "Amen" demenin hükmü nedir? Şaka ile söylenirse küfre sebep olur mu?

 Kur'an-ı kerimi tutmadan, abdestsiz olarak, meselâ bir arkadaşımızın elinde, bakarak ve sesli okumamız caiz midir?

 Zeyd evli olan Hind’e zinâ iftirasında bulundu. Daha sonra Hind recmedilerek öldürüldü. Bundan sonra Zeyd vicdanım rahat değil diyerek Hind’in yakınlarına ve de hâkime zina iftirasında bulunduğunu, aslında Hind’in suçsuz olduğunu itiraf etti. Böyle bir halde Zeyd’e zina iftirası cezası dışında bir ceza verilir mi?

 Yeni doğan çocuğa “Allah bağışlasın” deniyor. Çocuk günahsız değil midir?

 Gece uykuda farkında olmadan istimnâ yapınca, eğer meni gelmezse, gusl gerekir mi?

 Hanefî bir kadın akıntısı geldiği için her namaz vaktinde abdest mi tazelemesi gerekiyor?

 Mâlikî mezhebinde mezi gelmesi guslü gerektirir mi?

 Yanık et veya yanık benzeri yiyecekleri yemek haram mıdı

 Kur'an-ı Kerim sayfasının fotokopisini duvara yapıştırmak edepsizlik, hürmetsizlik olur mu?

 İnek sütüne bir kadının sütü karışsa veya başka bir yiyeceğe ve bunu küçük bir çocuk yese içse o kadının süt çocuğu olur mu?

 Hazreti Mehdi zamanında tüm dünya İslâmiyete göre mi idare edilecektir? Bu hilâfetin yeniden kurulacağı mânâsına mı geliyor?

 Osmanlılardaki maarif sistemini tam olarak nereden öğrenebilirim? Meselâ sibyan mektebinde kız erkek karışıkmış; peki diğerlerinde karışık mıydı?

 Namazdan sonra tesbihat yapılmadan dua edilebilir mi?

 Sünneti kılarken son rek’atta cemaatin ilk rek’atına yetişmek için salli, bârik ve rabbenâlar okunmasa olur mu?

 Mesbuk olan kişi, son rek’atta tahiyyattan sonra imam selâm verene kadar kelime-i şahadet okuması gerekirken, unutup salli, bârik ve rabbenâları okusa, bu kişinin sehiv secdesi yapması gerekir mi?

 Nikâhımda vekilim vardı. Babam da nikâhta bulundu. Şâhidler kimdi, sâlih kişiler miydi, tam olarak bilmiyorum. Ama orada başka sâlih kişiler vardı. Bu nikâh Şâfiî mezhebine uygun mudur?

 Hıristiyanlık ve Yahudilik belli bir kavme mi gelmiştir? Eğer öyleyse günümüz Hıristiyanları ehl-i kitap sayılır mı?

 Rüyada ihtilâmdan korunmak için okunacak bir dua, tesbih ya da âyet-i kerime var mıdır?

 İlmihalde “Meni sıcaktan incelerek mezi haline dönüşür” deniliyor. Bir kadında sarı renkli akıntı beyaza döner mi? Bu şekilde inceldiğinde nasıl ayırt edilir?

 Hep sarı renk akıntı gören bir kadın, ihtilâm olduğunu hatırlamadan kalktığında, böyle her günki sarı renkli akıntıyı iç çamaşırında görse gusül etmesi gerekir mi? İhtilâm olduğunu hatırlarsa ne yapmalıdır?

 Bid’at işleyen her kişi bid’at ehli midir?

 Dört semâvî kitap ve suhuflar için gökten indirilmiştir ifadesi kullanılır. Gökten indirilmiştir ifadesi ne mânâya gelir?

 Mâlikî mezhebini taklid eden bir kadın, âdeti kesildikten 14 gün sonra kan görünce, bu başka bir hayz olur mu? Bu halde nasıl davranması lâzımdır? Sadece ilk gün mü istihaza olur, yoksa hepsi mi? (Âdet müddeti 4,5 gündür. En fazla âdeti 7 gün sürmüştür.)

 Haram mal satan (içki, domuz eti vs.) bir yerden helâl olan bir ihtiyaç malzemesini almanın hükmü nedir? Oradan alınan para üstü ile yapılan alış-veriş fâsid olur mu?

 Mezheplerin telfiki niçin caiz değildir? Herhangi bir ehl-i sünnet âliminin herhangi bir husustaki ictihadını (meselâ abdestte) sistem halinde taklid etmenin gerekliliği nedir?

 Birinden şunu işittim: "Evlenmeden önce kaynanasının, isteyerek veya istemeyerek avret yerini görse, şehvetli veya şehvetsiz baksa, bu kadının kızı Hanefî fıkhına göre o kimseye haramdır." Böyle bir şey var mıdır? Varsa kadının saçı da avret yeridir. Başı açık gezen bir kadının kızını almak câiz olur mu?

 Düğünde ilahi ve Kur’an-ı Kerim okunuyor. Ancak Kur’an-ı Kerim okunurken kimse dinlemiyor. Burada nasıl bir yol sürmek lazım?

 Nikâhın dinîsi veya resmîsi olmaz, nikâhtan maksat duyurmak, yani erkek ve kız birbirlerini iki müslüman şahit huzurunda isterlerse nikâh geçerlidir deniyor. Düğün yapılmadan resmî nikâh yapılırsa, yani herkese duyurulursa, nikâh geçerli midir?

 “Şeyhülislam Ebussuud Efendi Fetvaları” isimli kitapta, Yunus Emre'nin şiirleri/ilahilerini okuyanların öldürülmesi gerektiğine dair Ebussuud Efendi’ye izafe edilmiş bir fetvâ var. Böyle bir fetvâ var mıdır? Varsa eğer, Şeyhülislam bu şiirleri neden tecviz etmemiş olabilir?

 Teşrik tekbiri kazâ namazlarından ve vitr namazından sonra da söylenir mi?

 Mâlikî mezhebini taklit eden kimse Mâlikî’de vâcib olan bir şey kendi mezhebinde mekruh ise vâcib olanı yapar mı?

 Bayramda farz namazlardan sonra ne söylenir?

 1917 senesinde bir kadın ölüyor. Geride 2 erkek çocuğu, annesi ve eşi kalıyor. Miras taksimi ferâize göre 4/24 annesine, 6/24 eşine, 7/24’er de oğullarının her birine kalıyor. Taksim doğru mudur?

 Göğsünde yazı bulunan tişörtü, kabanı namaz dışında giymek mekruh mudur

 İmam nikâhı, bir imam olmadan birbirini seven iki kişi arasında Allah tarafından kıyılıyor mu?

 Zilhicce ayının hilâli bir yerde görülse, hilâlin görülmesi ne kadar mesafedeki yerleri bağlar? Meselâ İstanbul’da hilâl görülse, Amasya’da oturanlar bayram yapabilir mi? Bu hususta tayin edici olan nedir?

 Arkadaşımın domuz kafası şeklinde kabartmalı bir bardağı var. Bununla su içiyor. "Çok tatlı baksana domuzcuk" diyorlar. Benim bildiğime göre domuz İslâmiyette çok çirkin bir hayvandır. Arkadaşlarım günaha giriyor mu?

 Kurban kesmek için bir tosun alan dört kişiye, satıcı şöyle demiş: “Bu tosunu kurban olarak kesiniz, etini tartınız, kaç kilo gelirse, kilosu 23 liradan parasını bana veriniz”. Bu şekilde bir alış-veriş câiz midir? Bu kesilen tosun kurban olarak câiz olur mu? Tosunu kesip, etini tartarak parasını verdiğimiz zaman, bu alış-veriş dinen câiz olan bir muamele olur mu?

 Bir yazınızdan oral ilişkinin hem câiz olduğu anlaşılıyor, hem de mekruh olduğu. Ama mekruh ne demektir tam olarak anlamış değilim. Mekruhun açıklamasını da bir yerden okudum, ama yine de tam kafama girmiyor. Anladığım, mekruh çirkin bir şey, ama günah olduğu kesin olan bir şey değil. Yazınızda ancak hayız durumunda oral seksin yapılabileceğini belirtmişsiniz. Ben bu işi yapmasam gözüm dışarıda olur. Dolayısıyla hayız yokken de yapsam ne olur? Ayrıca kadına oral seks yapılırsa ne olur? Kadının cinsel organının iç kısmının başladığı yere kadar erkeğin yalaması câiz olur mu ve kadının cinsel organının iç kısmının başladığı yerden sonrası orası kuru olursa câiz olur mu? Kadın kocasının cinsel organını ağzına alması durumunda erkekten meni olmayan diğer sıvı gelirse bunu kadının yalaması câiz midir, değil midir? Yazınızda Şâfiî mezhebinde meninin necis olmadığı geçiyor. Yani Şâfiî olan bir kadın kocasını menisi gelene kadar ağzıyla tatmin edebilir demek midir

 Secdede dua etmek namazı bozar deniliyor. Secdede dua etmekten maksat nedir? Namazdayken secdede ya da diğer rükünlerde, meselâ kıyam, rüku’ gibi rükünlerde dil ile söylemeden içimizden dua etmek namazı bozar mı?

 Kuran-ı Kerim’e baktığımızda bilhassa miras hukuku sahasında detaylı bir tanzim olduğunu görüyoruz. Rabbimiz Nisa suresi 11. âyetinde bunların bize farz kılındığını, ayrıca 14. âyette de bu sınırları aşanların ebedî cehennemde kalacağını buyuruyor. Şu halde, beşerî kanunları tatbik eden bir hukukçu olarak ne gibi bir vebal altındayız?

 Mirac’dan önce de namaz kılındığı bildiriliyor. Miracdan önceki namazlar nasıldı? Şimdiki hareketler var mıydı? Bir de önceki ümmetlerde de namaz vardı deniliyor. Onların namazı nasıldı?

 Herhangi bir müstehabı, edebi terk eden, yanlış bir iş yapan bir kişiyi, bağırarak, yüksek sesle ikaz edersek, kalbini kırmış, haram işlemiş olur muyuz?

 Karşımızdakine şaka maksadıyla bir şey söylesek, karşımızdaki de üzülse haram işlemiş olur muyuz?

 Açıkça günah işleyen bir kişiye arkasından konuşarak, geri zekâlı, salak gibi kelimeler kullanılsa, sövülse, bu gıybete girer mi?

 Bu sene hacca niyetlendim. Diyânet’in verdiği hesaba kurban parası yatırdık, orada kesilecekmiş. Bu tatbikat sahih midir? Şayet böyle kurban sahih olmaz derseniz, o zaman 10 gün orucu orada tutmayıp, memlekete dönünce tutmamda bir mahzur var mı? Bu oruca nasıl niyet edilir?

 Birçok âyet-i kerimede semâvât kelimesi çoğul olarak geçiyor. Erd kelimesi ise tekil olarak geçiyor. Bunun bir hikmeti var mı?

 Ehl-i sünnet olmayan fırkaların, meselâ Şiîlerin öbür dünyadaki hâle nasıl olacaktır? Onlar da mümin midir?

 Gazetede okuduğum bir haberde şampuanların içinde domuz jelatini olduğu ve kullanılmasının haram olacağı yazıyordu. Birçok şey için aynı şey söyleniyor. Şüphede kalıyoruz. Kullanmamak mı gerekir?

 Kâbe-i Muazzamada revakların üstünden tavafın câiz, ancak mekruh olduğunu yazdınız. Alt katta kadın-erkek birbirine sürtünerek tavaf etmesi haram olacağına göre, mekruhu harama tercih etmek doğru olmaz mı?

 Anne babaya her zaman uymak gerekir mi? Gerekmezse bunun sınırları nelerdir?

 Âdetimin 10 günü geçtiği aylar oluyor. Meselâ 11 gün sürüyor, sonra 1 gün temiz oluyor, sonra 13. gün yine geliyor. Hanefî’ye göre önceki ay ile karşılaştırma yaparken, 11 gün üzerinden mi yoksa 13 gün üzerinden mi hesap yapacağım? Aradaki 1 temiz gün ve 13. gün Hanefî ve Mâlikî mezhebine göre temiz mi sayılır, kirli mi? Mâlikî’ye göre âdetim 13 gün mü olur?

 Hanefîyim ve bir özür sebebiyle Mâlikî’yi taklit ediyorum. Göğsümden çok sıklıkla sarı su geliyor. Ne zaman geldiğini bilemiyorum, daha sonra giysimde görüyorum. Bu gelen sarı su Hanefî ve Mâlikî’de abdestimi bozar mı? Başka özür hâlim için Mâlikîyi taklit ediyordum; bu gelen sarı su için de taklid etsem Mâlikî’ye göre abdestim olur mu?

 Hanefî mezhebinde gusül alırken burnu yıkama esnasında genize kadar su çekilmesi gerektiği, aksi takdirde guslün sahih olmayacağı belirtiliyor. Hanefî ve diğer mezhebler bakımından suyu genize kadar çekmek gerekiyor mu?

 Çarşaf konusunda ehl-i sünnet âlimleri ne diyor?

<<  1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 >>