Ekrem Buğra Ekinci, 1987’de Ankara Hukuk Fakültesi’ni bitirdi. Avukatlık stajı yaptı.

Ankara’da başladığı kariyerini İstanbul’da sürdürdü.
Doktorasını 1996’da İstanbul Hukuk Fakültesi’nde tamamladı.

Türkiye ve Daily Sabah gazetelerinde yazmaktadır.
Devam
 
Yazışmalar


Siz de Sual Gönderebilirsiniz...
Sualler:

 Ruh çağırmanın İslâm inancındaki yeri nedir?

 Levitasyon hakkında bilgi verir misiniz? (Levitasyon: Hindistan ve Tibet'teki insanların havada durabilmeleri)

 Çocuklara Allah'ın isimlerinden olan "Hâlık" isminin konulması caiz mi? Abd sözü ile başlayan isimler kız çocuğuna neden konulmuyor?

 İşlediğim günahlardan ve içinde bulunduğum durumdan dolayı psikolojik çöküntü içindeyim, bunalıma girdim, ne yapmalıyım?

 Evde şempanze beslemek caiz midir?

 Buffalo, zürafa, zebra, kanguru, midilli ve deve kuşu gibi hayvanların etinin yenilmesi helal midir?

 Yılanı nerede görürseniz öldürün deniliyor; caiz olduğundan bahsediliyor. Bu konuda hadîs-i şerif var mıdır?

 Bekçi köpeğim var, bunun kuyruğunu kestirmek istiyorum. Dini bakımdan mahzuru var mıdır?

 Güney illerimizdeki Zenci köylüleri Mısır’dan Osmanlı paşası işçi olarak mı getirdi?

 Bir hâdise için mucize demek, bir insana eser yarattı demek küfr olur mu?

 Hurufilik Bâtınilikten mi doğdu? Elmalı'da kabri bulunan Abdal Musa Hurufi miydi?

 Bazı din kitaplarında, günahlardan uzaklaşmadan zikr yapmaları, insanlara fayda yerine zarar verir diye okudum. Bazen tembellikle namazları aksatıyoruz. Zikr etmemiz yarar yerine zarar mı verir?

 Hindistan'daki Gürgâniye devleti Moğol muydu?

 Kadınların dışarıda alyans takmaları caiz midır?

 Alışveriş yapmak için dükkâna gelen travesti tabir edilen kişileri dükkândan kovmak caiz mi?

 Tanımadığımız birinin cenazesine katılmak uygun mu?

 Fasık kimse evliyayı vesile ederek dua etse duası kabul olur mu?

 Yemekten sonra elleri uzatarak sesli olarak dua etmek caiz midir?

 Hava parası almak caiz midir?

 Amerika’da okuduğum şehirde Cuma namazları kılınan bir mescid var. Cuma namazlarını 1:30'a sabitlemişler; yaz kış bu vakitte kılıyorlar. Fakat bazen yazları 1:30’da vakit girmemiş oluyor. Kışın tabi böyle bir sorun olmuyor. Bu saatte direkt hutbeye çıkıp, yarım saat kadar hutbeden sonra namaza geçiliyor. Hutbe tabii ingilizce. Namazı kıldıran kişilerin itikatlarından tam emin değilim. Ama bu mescide ait internet sitesinde buranın sorumlusu gibi görünen insan sünnete esniyeye uymayan top sakallı bir kişi. Şu ana kadar Cumaları o vakitlerde üniversitede vazife olduğundan gidemiyordum. Fakat bundan sonra program değiştiğinden vakit uygun olabilecek. Cumalara gidelim mi?

 Avrupa’da fakültede okuyorum. Zaman zaman laboratuvara insanlar kendi yaptıkları veya dışarıdan aldıkları bazı yiyecekler getiriyorlar. Bunları ikram ettiklerinde nasıl hareket etmek gerekir? Mesela hazır aldıkları kutunun üzerinde içinde ne olduğu yazıyor ve domuzdan gelen maddeleri biliyoruz. Okuduğumuzda bunu anlayabiliriz. Fakat ikram edildiğinde tâbi böyle bir şansımız olmuyor. Aynı şekilde kendi yapıp getirdiklerinde de içinde ne var diye soramıyoruz. Tâbii sormak emredilmiyor ama burada domuz ürünleri çok yaygın olduğu için insan rahat da edemiyor. Nasıl hareket etmek uygun olur acaba?

 Amerika’da doktora yapıyorum. Burada gayrimüslimlerle yan yanayız. Dinimizin en mühim şiarı hubbi fillah ve buğdi fillah. Bu konuda kendimizi nasıl kontrol edebiliriz? Bir örnek verecek olursak, mesela birisi bize hal hatır sordu, konuşuyoruz. Yaşadığımız herhangi bir sıkıntıyı anlatmak dostluk kurmak mı olur? Yoksa evimde musluk bozuldu, arabam bozuldu o yüzden biraz moralim bozuk gibi şeyler mi söylesek?

 Kilo ile kurban satın almak câiz midir?

 Arefe günü cumartesiye gelirse bu gün oruç tutmak uygun olur mu?

 İkindi namazının farzından sonra tilâvet secdesi yapılabilir mi?

 İnternette .... diye bilinen bir sistem vardır. Bunun câiz olup olmadığı hususunda ne dersiniz? 1. Sisteme en az 330 TL vererek giriş yapılıyor. Bunun bir karşılığı yoktur. Bu paralar aşağıda açıklanacağı üzere üyeler ve sistemi kuran kişi arasında değişik yüzdelerle taksim ediliyor. Sisteme başkalarını da buraya dâhil edebilecek en az 4 kişiyi daha bulunduğunda artık para kazanmaya başlanıyor. Ve direkt getirilen üye sayısı 10''u bulduğunda büyük bir ilerleme kaydetmiş olunuyor. Bu bir ağ gibi uzayıp gidecek ve kişiler çoğaldıkça daha fazla para edilecektir. 2-Bu sistem, bazı firmalarla anlaşmış durumdadır. Üyelerinin, ile anlaşmalı iş yerlerinden indirimli alış-veriş yaptığı bir sistem. Üye olan kişilere ... diye adlandırılan bir kart verilmektedir. Ve alış-verişini yapan kişi kasada bu kartı gösterdiği zaman indirim kazanmaktadır. Bu indirim ise direkt hesabına nakit olarak yansıtılmaktadır. Örneğin benim üye yaptığım kişi alış-veriş yaptığında % 0.5’i, onun üye yaptığı kişi alış-veriş yaptığında ise yine ; % 0.5’i benim hesabıma nakit olarak geçmektedir. Kendi yaptığım alış-verişin ise ; % 1’i bana nakit olarak dönmektedir. İki alt üyeden sonraki alt üyelerin yaptığı alış-verişler ise belli bir sınıra geldiğinde ... pozisyon hesabı sistemi ile hesaplandıktan sonra hesabıma nakit olarak geçmektedir. Bu sistemde alt üyelerin alış-verişinden üst üyeler, üst üyelerin alış-verişinden de alt üyeler kazanabilmektedirler. Pozisyon hesabı sistemi bunu sağlamaktadır. Tabii üstte yer alan üyeler her zaman daha çok kazanır. Bu sistemde kazanç; yapılan alış-verişlerden elde edilen indirimin, üyeler arasında nakit olarak pay edilmesine dayanır. 100 TL lik alışverişte ; % ; 15 indirim varsa bu 15 TL nin: 1-Sistem 2-Üyeler 3-Çocuk ve Aile Yardımlaşma Fonu 4-Vergi Olarak Devlet arasında paylaşılmasıdır. Sistemde amaç; büyük bir tüketici topluluğu oluşturarak firmalardan indirim kazanmak ve alış-verişlerden üyelere para kazandırmaktır. Sorular: 1. Bu sistemden elde edilen para helal midir? 2. Alt veya üst üyeler haram olan bir alış veriş yaptığında (içki, domuz eti vs.) bize bir günahı olur mu? Çünkü onun alış verişlerinden diğerlerine de hisse verilmektedir. 3. Üye olurken karşılıksız para vermek caiz midir? Bu parayı daha sonra alamıyorsunuz. 4. Üyelerin pozisyon alırken verdikleri paralardan diğer üyelere de verilmesi caiz midir? Üyelere ve diğerlerine yüzdelik durumuna göre taksim ediliyor.

18 Ekim 2011 Salı

 Ehl-i Sünnet itikadı nedir? Ehl-i sünnet olmanın alâmetleri nelerdir?

 Altın veya gümüşün para ile veresiye ve taksitle satılmasının câiz olmadığını işittim. Kuyumcuyum. Altını peşin alamayacak olanlara satış yapmamak çok zordur. Nasıl hareket etmeliyim?

 Hazret-i Peygamber’in anne, baba, dede ve amcasının Hanîf dininde olduğu ve Hazret-i İbrahim’in şeriatına uyduğu bilinmektedir. Her peygamberin şeriatı kendisinden önceki peygamberlerin şeriatını nesh ettiğine göre, bunların Hazret-i Peygamber’den önceki son peygamber Hazret-i İsa’nın dininde olmaları gerekmez meydi?

 Hazret-i Ömer devrinde zekât toplayan memurların kadın olduğu rivâyeti ne derece doğrudur?

 Nikâhlandıktan sonra, düğün olmadan eşimin arzusu üzerine kendisini boşadım. Mehr vermem gerekiyor mu?

 Düğünde başkaları tarafından getirilen hediyeler karz (borç) hükmünde midir?

 Kadının çıplak ayakları ve sesi avret midir? Namaz kılarken ayaklarını örtmesi gerekir mi?

 İlmihalde bey' ve şirâ bahsini okuyordum. Bir yeri anlayamadım: "Deyni veresiye, yani deyn karşılığı olarak borçluya da satmak bâtıldır. Yani, alacağı yerine başka bir şeyi ileride alması bâtıldır" diyor. Daha ileride: "Fakirin, zekâtı teslim almadan satması fâsiddir. Ganimet malını taksim edilmeden önce satmak fâsiddir. Yanında bulunmayan şeyi müsteriye tarif etmeden satmak fâsiddir. Müşteri, malı alırsam, bu para, malın semeni olsun, malı almazsam, parayı geri gönder derse, fâsid olur. Alacağını veresiye satmak fâsiddir" diyor. Önceki ifadelerde, sonrakilerde olduğu gibi niçin bâtıl değil de fâsid oluyor?

 Miras ile alakalı bir meselemiz var.Osmanlı hukukuna göre verilmiş bir karar var.1908 yılında ölmüş bir kadının kocası ve 3 yaşındaki kızı mirasçı kalıyor. Veraset ilamında mahkeme emlâkta 1/4 kocaya, 3/4 kız çocuğa;  arazide ise 4/4 kıza verip, kocaya hiçbir şey vermiyor. Soru arazi ve emlâktaki dengesiz paylaşımla alakalı. Burada bir haksızlık mı var, yoksa o zamanki kanuna göre emlâk ve arazi paylaşımı farklı mı yapılıyordu? Haksızlık varsa ona göre mahkeme açılacaktır.

 İrem ismini koymak uygun mudur?

 Nikâh yaparken, kadın bulunmaz, vekili veya velisi bulunursa, kızın, babasının ve dedesinin ismini söylemek kâfi midir? Şahitlerin bunları şahsen tanıması gerekir mi?

 Müteahhidim. Üzerine bina yapmak üzere aldığım arsaya zekât düşer mi?

 Bir arkadaşım, şiddetli bir münakaşa neticesinde hanımına iki kere aynı mecliste sarih talâk vermiş. Yani açıkça boşadığını söylemiş. Sonra da pişman olmuş. Ama hanımı üç talâk verdiğini söylemiş. Kendisi ise iki olduğundan emin. Hanımının söylediğini kabul etmiyor. Malum, üç talâkla boşanan eşlerin tekrar evlenebilmesi için, hülle gerekiyor. Yani kadının bir başka erkekle evlenip, gerdeğe girip, bu evliliğin bir şekilde sona ermesi gerekiyor. Bunların hülle yapması ise çok zor. İlk nikâhları Hanefî mezhebine göre kıyılmış. Hanımın dediği esas alınacak olursa, hulle yapmadan ve Şâfiî mezhebine göre tekrar nikâh yaparak evliliklerine devam edebilirler mi?

 Şu işim olursa bir dana keseceğim diye adamıştım. O işim oldu. Fakat daha danayı kesmeden zekât günüm geldi. Dananın bedelini nisaptan düşecek miyim?

<<  1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 >>