Ekrem Buğra Ekinci, 1987’de Ankara Hukuk Fakültesi’ni bitirdi. Avukatlık stajı yaptı.

Ankara’da başladığı kariyerini İstanbul’da sürdürdü.
Doktorasını 1996’da İstanbul Hukuk Fakültesi’nde tamamladı.

Türkiye ve Daily Sabah gazetelerinde yazmaktadır.
Devam
 
Yazışmalar


Siz de Sual Gönderebilirsiniz...
Sualler:

 İrem ismini koymak uygun mudur?

 Nikâh yaparken, kadın bulunmaz, vekili veya velisi bulunursa, kızın, babasının ve dedesinin ismini söylemek kâfi midir? Şahitlerin bunları şahsen tanıması gerekir mi?

 Müteahhidim. Üzerine bina yapmak üzere aldığım arsaya zekât düşer mi?

 Bir arkadaşım, şiddetli bir münakaşa neticesinde hanımına iki kere aynı mecliste sarih talâk vermiş. Yani açıkça boşadığını söylemiş. Sonra da pişman olmuş. Ama hanımı üç talâk verdiğini söylemiş. Kendisi ise iki olduğundan emin. Hanımının söylediğini kabul etmiyor. Malum, üç talâkla boşanan eşlerin tekrar evlenebilmesi için, hülle gerekiyor. Yani kadının bir başka erkekle evlenip, gerdeğe girip, bu evliliğin bir şekilde sona ermesi gerekiyor. Bunların hülle yapması ise çok zor. İlk nikâhları Hanefî mezhebine göre kıyılmış. Hanımın dediği esas alınacak olursa, hulle yapmadan ve Şâfiî mezhebine göre tekrar nikâh yaparak evliliklerine devam edebilirler mi?

 Şu işim olursa bir dana keseceğim diye adamıştım. O işim oldu. Fakat daha danayı kesmeden zekât günüm geldi. Dananın bedelini nisaptan düşecek miyim?

 Alzheimer hastası tutamadığı oruç için fidye verecek midir?

 Cuma namazında, zuhr-ı âhiri kılarken özür secdesi yapacaktım. Oturdum. Ettehiyatüyü okudum. Salli duasında özür secdesi yapacağım aklıma geldi ve salli duasını bırakıp  (veya okumuş da olabilirim)  özür secdesi yaptım. Bunun namaza bir zararı olur mu? Bir de çok kısaca, birer cümle ile hangi hallerde özür secdesi yapılacağından bahseder misiniz?

 Câminin alt katında boş yer varken, üst katında; ikinci katta boş yer üçüncü katında namaz kılmak caiz midir?

 Emlâkçıyım. Komisyon alacağıma karşı müşteri sened verdi. Kendisi kayıptır. Bu borç zekât nisabına katılır mı?

 Havale kabul eden ile havaleyi alan uyuşarak, havale olunan borçtan az veya çok verirse, havale verenden, bu verdiği mikdarı isteyebilir mi?

 Birkaç kişi zekât ve fıtralarını vermem için bankaya para yatırmış. Halbuki fıkıh kitaplarında “İki zenginin de vekili olan kimse, bunların zekâtlarını, haberleri olmadan karıştırır, sonra fakire verirse, zekât verilmiş olmaz. Vekil sadaka vermiş olur. Zekâtları karıştırınca, kendi mülkü olur. Fakire, kendi malını vermiş olur” diyor. Bu halde nasıl davranmak icap eder?

 Namazda rükü’ya eğilirken topukları bitiştirmenin hükmü nedir? Bir web sitesinde buna dair bir suale “Aslında askerlerin hazır ol duruşunu gösteren topukların bitişmesi, kanaatimizce bir sünnet olarak gözükmemektedir. Ayağın sağa-sola hareket ettirilmesi namazdaki huşua aykırı gibi görünmektedir. Bununla beraber, bunu sünnet kabul eden âlimlerin izini takip edenlere de bir şey diyemeyiz” şeklinde cevap verilmiş. Bu mesele kaynaklarda nasıl geçmektedir?

 Bir fıkıh kitabında ınân şirketi anlatılırken diyor ki: “Şerîklerin hepsinin veyâ bir kısmının çalışması şart edilirse, sermâyeler ve işleri müsâvî olup, ba’zılarına veyâ ba’zıları çalışıp, çalışanlara fazla nisbetde kâr vermek câiz olduğu gibi, sermâyeler farklı olup, sermâyesi az olanlar çalışıp, kârı müsâvî olarak bölmek câiz olur. Sermâyesi çok olanın çalışmasını şart etmek câiz olmaz ve kâr, sermâyeler nisbetinde bölünür”. Inan şirketinde kâr şartnâmeye göre bölündüğüne ve yalnız sermâyesi çok olanın çalışmasını şart etmek câiz olduğuna göre, “sermâyesi çok olanın çalışmasını şart etmenin câiz olmaması ve kârın sermâyeler nisbetinde bölünmesi” ne demektir?

 Elbisenin veya vücudun bir yerine necâset gelse, bu yeri bulamasa, zannettiği yeri yıkasa, namazdan sonra necâset meydana çıksa, namazı iâde eder mi?

 Fıkıh kitaplarında diyor ki: “Göz sinirlerinin çapraz istikameti arasındaki açıklık, Kâ’beye rastlarsa, Hanefî ve Mâlikî mezheblerinde nemâz sahîh olur. Bu zâviye takrîben 45 derecedir.” O halde namaz kılan, kıble cihetinin 22,5 derece sağ ve soluna dönmüş olsa, namazı sahih olur mu?

 Fıkıh kitaplarında “Her şeye vekilimsin denilen umumî vekil, talâk, hediye, sadaka ve vakıftan başka her şeyi, sahibi adına yapabilir” sözünden sonra “Birisine, her şeyde vekilimsin dese, yalnız malını korumak için vekil etmiş olur. Her şeyde vekilimsin, emrin câizdir dese, bey’ ve şirâ ve hibe, yani hediye etmek ve sadaka gibi bütün muamelatta vekil yapmış olur” diyor. Şu halde birisini umumî vekil yapmak nasıl olmalıdır?

 Fetâvâ-yı Hindiyye’de “Selem satışında bâyi vekil tutamaz” diyor. Ben bir otomobil fabrikasında çalışıyorum. Müşterilerle selem akdi yapıyoruz. Selemde bâyinin vekil tutamamasının hikmeti nedir?

 Fıkıh kitaplarında erkeklerin altın yüzük takması meselesi anlatılırken diyor ki: “Mâdenin rengi ve kaplaması değil, içi, cinsi muteberdir. Bunun için, meselâ altın yaldızlı gümüş yüzük takmak erkeklere de câiz olur. Gümüş kaplı altın, bakır yüzük, altın, bakır sayılırsa da, altın, bakır görülmedikleri, gümüş göründüğü için, takılması câiz olur”. Öyleyse gümüş yüzüğü altın kaplatıp kullanmak câiz olur mu?

 Nikâhlanırken mehr olarak aile yâdigârı kıymetli taşı bulunan altın bir yüzük vermiştim. Zifaf veya halvet olmadan nikâhımız bozuldu. Mehrin vaziyeti nedir?

 Üç tarihçinin katıldığı bir televizyon programında Sultan II. Abdülhamid’in 12 tane zevcesi olduğu, böylece şer’î hukukun getirdiği 4 tahdidinin aşıldığı söylendi. Böyle bir şey mümkün olabilir mi?

 Araf mefhumu İslâmiyette var mıdır? Varsa ne mânâya gelmektedir?

 Cenaze namazında selâm verdikten sonra eller aynı anda mı indirilecektir?

 Fıkıh kitaplarında abdestin sünnetlerini anlatırken “Enseyi, üçer bitişik parmaklarla, bir kere mesh etmek” diye yazdıktan sonra, diyor ki: Son üçünü birlikte yapmak için, iki el ıslatılıp, iki elde de, üç bitişik ince parmak birbirine yapıştırılıp, iç tarafları, başın önünde, saçların başlangıcına konmak üzere iki el başa konur. İki elin bu üç parmağının uçları, birbirine dokunmalıdır. Baş ve şahâdet parmakları ve avuç içleri havada olup, başa dokunmaz. İki el, arkaya doğru çekilerek, üçer parmak, başı mesh eder. Eller, arkadaki saç kenarına gidince, üçer parmak, baştan ayrılıp, iki elin avuç içleri, kafanın yan tarafındaki saçlar üzerine yapışdırılıp, arkadan öne çekilerek, başın yan tarafları mesh edilir. Sonra şahâdet parmakları kulakların iç tarafına ve baş parmakların iç yüzü, kulak arkasına konup, kulaklar yukarıdan aşağı mesh edilir. Sonra, diğer üç parmakların dış yüzleri enseye konup, ensenin ortasından, iki tarafına doğru çekilerek mesh edilir. [Başı bu şekilde mesh etmek, Mâlikî mezhebinde farzdır.] Bu son cümle nazara alınacak olursa, başı başka türlü, fakat kaplama olarak meshedince, Mâlikî mezhebine göre farz yerine gelmez mi?

 Cuma günü ezan okunduktan sonra alış-veriş yapmak mekruh olduğuna göre, Cuma namazı ile mükellef olmayanlara da alış-veriş yapmak mekruh mudur?

 Bir fıkıh kitabında Hadîka’dan naklen diyor ki: (Ehl-i kitabın dârülharbde kesmiş oldukları, aksi sâbit olmadıkça, temiz kabul edilir. Mecûsînin, kitapsız kâfirlerin etli yemeklerini yimek, onların kestiği kat’î bilinmediği için, tenzîhen mekrûhtur. Şimdi kasaptan alınan etler de böyledir.) Şimdi bizim kasaplardan veya marketlerden aldığımız etleri yememiz tenzîhen mekruh mudur?

 Ezan okunurken dinleyen kimseye selâm verilir mi?

 Satmak, yemek , yük taşıtmak niyetiyle ahırda beslenen hayvanların zekâtı var mıdır?

 Hayvan zekâtına erkek hayvanlar da dâhil midir?

 Muhaddis Aliyyü'l-Kari''nin "el-Masnû fi Ma'rifeti'l-Hadisi'l-Mevzû" isimli mevzu hadisler hakkındaki eseri tercüme edilmiş. Kitapta tasavvuf ehlinin tavsiye ettiği namazlar hakkında hadis ehlinin ittifakıyla uydurmadır diyor. Bu namazlarla amel bâtıl mıdır? Sıhhat durumları nedir? İfade şu: Aynı şekilde Aşûra Namazı, Regaib Namazı da ittifakla uydurmadır. Yine Receb Geceleri Namazı, Receb ayının yirmi yedinci gecesi namazı, Şabanın on beşinci gecesinde her rekatta on ihlas okunarak kılınacak yüz rekatlı namazın da aslı yoktur. Bu namazların Kutü'l-Kulûb ve İhya'da ya da Sa'lebî'nin Tefsirinde zikredilmesine aldanma."

15 Nisan 2011 Cuma

 Ben bir yurtta kalıyorum. Bu yurtta müdürün ajanları var. Bunlar öğrencilerin idareyi sevmemesine sebep oluyor. Mesela ben tatil günü bilgisayarla meşgul olursam, müdür bilgisayara çok takılma yoksa bilgisayarını alırım diyor. Odada ne olsa müdür hepsini biliyor. Yanlış anlaşılmak gibi kötü şeyler oluyor. Ajanlık yapanlar kul hakkına girer mi?

15 Nisan 2011 Cuma

 İslâmiyetten haberi olmayan Yahudi, Hıristiyan ve putperestlerin âhirette gideceği yer hususunda Müslüman kaynakları ne söylemektedir?

 Hanımımla bazı kötü hadiseler yaşadık. Hanımıma söylediğim 3 söz var, bunlar talak gerektiriyor mu? 1- Ben bu evde durmam sözüne karşılık defol git nereye istiyorsan dedim. 2- Babası annesinin hasta olduğunu, kızlarını getirmemi istedi. Hanım büyük bir valiz hazırlamış, anladığım kadarıyla bu işi bitirmek istiyordu. Bu valizi ikiye böl dedim, kabul etmedi, tamam dedim iki valiz yap, eşyalarının hepsini götür dedim. 3- Tahmin ettiğim gibi işi bitirmeye karar vermişler, büyüklerimin ricasıyla tekrar hanımı arayıp kendisini evliliğimizin bitmemesi için ikna etmeye çalıştım. Kabul etmeyince, peki bu iş benim içinde bitti dedim. Sonunda tekrar birleşiyoruz, bu durumda söylediklerim 3 talak gerektiriyor mu, gerektiriyorsa ne yapmamız lazım?

 Benim bildiğim kadarıyla insanın kimden doğacağı ve ömrünün süresi sabittir. Önceden belirlenmiş ve değiştirilemez. Ama ölüm vakti değişmezse de ölüm şekli değişebilir. Allah'ın 30 yıl takdir ettiği bir insan 30 yıl yaşar ve bu ne kısalır ne artar. Yani insan kendini hasta etse bile bu aynı kalır. Ancak bir arkadaşım sigara kullanmak ve sadaka örneklerini vererek insanın ömrünü kısaltabileceğini veya arttırabileceğini söylüyor. Bu durumda doğru olan hangisidir? İnsanın ömrü artıp azalabilir mi?

13 Nisan 2011 Çarşamba

 Avret yerinin yalnız iken de örtülmesi gerekir mi?

 Meyyit ( ölü ) yıkanırken nasıl yatırılması gerekir?

 Namazdaki birisi başkasının sözüyle rükü ve secdeye gitse, hareket etse, namazı bozulur mu?

 Namazdaki birisi namazda olmayan birisinin sözüne cevap verirse namaz bozulur mu?

 Kavmede ve celsede durmanın azami mikdarı ne kadardır?

 İlahiyat Fakültesi’nde talebeyim. Aliyyü’l-Kari’nin Fıkh-ı Ekber şerhini okurken burada Şeyh Abdülkadir Geylanî’nin kurtulamayan fırkalar arasında Hanefîleri de saydığı yazıyor. Bu ibare beni şaşırttı. Ne demek istendiğini anlayamadım.

05 Nisan 2011 Salı

 Kutlu doğum haftası bid’at midir?

<<  1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 >>